Hüseyin Akçar yazdı...
Siyasette bazı cümleler vardır; söylendiği anda değil, dayandığı gerekçeler sorgulandığında anlamını yitirir.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun, PTT Başmüdürlüğü’nün kapatılmasına ilişkin olarak “verimlilik ve konsolidasyon” gerekçesiyle yaptığı açıklama da tam olarak bu noktada duruyor.
Sayın Vekil’e göre Eskişehir, bölge müdürlüğü açısından “verimsiz” bir şehir.
Peki gerçekten öyle mi?
Gelinen noktada artık yorum yapmaya gerek yok; rakamlar konuşuyor.
PTT’nin devam eden yapılanma sürecinde ortaya çıkan 2025 yılı posta ve kargo kabul adetleri, Eskişehir’in tablo içindeki yerini açık biçimde ortaya koyuyor.
Bu resmi verilere göre Eskişehir; 8., 11., 12. ve 19. bölgelerin tamamından daha yüksek işlem hacmine sahip.
Yani iddia edildiği gibi yük olan değil, birçok bölgeyi geride bırakan bir kentten söz ediyoruz.
Ancak asıl dikkat çekici tablo burada bitmiyor.
Eskişehir’in 20. Bölge Müdürlüğü olarak belirlenmesi ve bu kapsamda kendisine bağlanacak illerle birlikte değerlendirilmesi halinde ortaya çıkacak toplam işlem hacmi;
8., 11., 12., 16. ve 19. bölgelerin tamamından daha yüksek,
15. Bölge Müdürlüğü ile ise neredeyse aynı seviyede olacaktır.
Bu veri, tartışmayı tamamen başka bir noktaya taşıyor.
ORTADA ARTIK “VERİMSİZLİK” İDDİASINI DESTEKLEYECEK TEK BİR SOMUT GEREKÇE KALMIYOR.
Aksine; Eskişehir’in bölge müdürlüğü statüsünden düşürülmesi, mantıkla, matematikle ve kamu yararıyla bağdaşmayan bir karar olarak karşımıza çıkıyor.
Bu durumda iki ihtimal var:
Ya siyasi temsilciler doğru bilgilendirilmiyor,ya da bu rakamlar biliniyor fakat işlerine gelmediği için görmezden geliniyor.
Her iki ihtimal de Eskişehir adına kabul edilebilir değildir.
Çünkü mesele yalnızca idari bir yapılanma değildir.
Bu karar; kentin emeğini, lojistik kapasitesini, artan işlem hacmini ve kamu hizmetindeki ağırlığını yok saymak anlamına gelir.
Masa başında alınan kararlarla sahadaki gerçekler arasındaki bu kopukluk, merkeziyetçi bakışın ve yerel dinamiklerden uzaklaşmanın açık göstergesidir.
Şunu net söylemek gerekir:
Eskişehir, 20. Bölge Müdürlüğü’nü fazlasıyla hak etmektedir.
Bu bir siyasi talep değil; verilerin zorunlu sonucudur.
Siyasi temsilin görevi, bu kenti “idare etmek” değil; hakkını savunmaktır.
Hâlâ vakit var.
Bu yanlıştan dönmek mümkündür.
Ama bunun için önce Eskişehir’e “verimsiz” yaftası yapıştırmak yerine, rakamların söylediğini duymak gerekir.
Top hâlâ siyasetin ayağında.
Ve bu şehir, bir kez daha görmezden gelinmeyi hak etmiyor.