Hüseyin Akçar yazdı...

Bir şehir düşünün…

Sanayisiyle, üniversiteleriyle, nüfus yoğunluğu ve lojistik kapasitesiyle bölge müdürlüğü kriterlerini fazlasıyla taşıyan bir şehir.

Ama o şehirde, 25 yıllık köklü bir kamu kurumu adım adım etkisizleştiriliyor.

Eskişehir PTT bugün tam olarak bunu yaşıyor.

İl Müdürü Bursa’ya görevlendiriliyor.

Ardından 14 personelin yazıları hazırlanıyor, şehir dışına gönderiliyor.

Çalışanlar ne olacağını bilmiyor, hatta bilgisayara dahi erişemiyor. Ortada bir plan yok, bir takvim yok, bir açıklama yok. Ama ortada ciddi bir belirsizlik ve tedirginlik var.

Bu tabloyu küçümsemek mümkün değil.

Çünkü burada yaşanan şey bir idari düzenleme değil; sessiz bir tasfiye süreci.

Söylenenlerle Olanlar Arasında Uçurum Var!!

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak’ın kamuoyuna yansıyan “Kimse yerinden edilmeyecek” açıklamaları, daha şimdiden boşa düşmüş durumda.

Ya bu sözler tutulmuyor,

Ya da kendisine yanlış bilgi sunuluyor.

Her iki ihtimal de vahimdir.

Çünkü sonuç değişmiyor:

Bedeli Eskişehir’deki emekçiler ödüyor.

Kış ortasında, düzeni kurulmuş insanların şehir değiştirmeye zorlanması, ailelerin, çocukların, hayatların altüst edilmesi; siyasi konfor alanlarından bakılarak “küçük bir detay” gibi görülemez.

Malatya Olabiliyorsa, Eskişehir Neden Olmasın?

2026 başında, listede dahi olmamasına rağmen Malatya’nın 19. Bölge Müdürlüğü unvanını kazanması, bu sürecin kader olmadığını açıkça gösteriyor.

Demek ki mümkün.

Demek ki baskı yapılabiliyor.

Demek ki irade ortaya konulabiliyor.

O halde soru çok net:

Eskişehir için bu irade neden gösterilmiyor?

İktidar milletvekilleri, il başkanlığı ve ilgili bürokrasi bu konuda açık bir sorumluluk altındadır.

Bu mesele, “takip ediyoruz” denilerek geçiştirilecek bir konu değildir.

Samimiyet Testi Tam da Burada Başlıyor

Eğer gerçekten “2026 Eskişehir yılı olacak” deniliyorsa, bunun ilk ve en somut göstergesi şudur:

Eskişehir PTT Başmüdürlüğü korunacak mı, korunmayacak mı?

25 yıllık bir kamu kurumunun, fiilen bölge müdürlüğü niteliği taşıyan bir yapının kaybedilmesi; bütün süslü söylemleri anlamsızlaştırır.

Bu mesele, bir tabela meselesi değildir.

Bu mesele;

• Kamu hizmetinin niteliği,

• Kurumsal hafıza,

• Personel huzuru,

• Ve en önemlisi Eskişehir’in idari ağırlığı meselesidir.

Bu Şehir Sahipsiz Değildir!!

Objektif kriterler ortadadır.

Eskişehir, bölge müdürlüğü olması gereken bir kenttir.

Ama bugün gelinen noktada; etkisiz ama yetkili siyaset anlayışı nedeniyle personeli ötelenen, birimleri belirsizliğe sürüklenen, çalışanları kış günü şehir değiştirmeye zorlanan bir kurum manzarasıyla karşı karşıyayız.

Bu gidişatın adı reform değil, geriye gidiştir.

PTT sorunu küçümsenecek bir sorun değildir.

Bugün susulursa, yarın başka kurumlar için aynı senaryo yazılır.

Eskişehir bunu hak etmiyor.

PTT emekçileri bunu hak etmiyor.

Ve bu şehir, sessizce kaybettirilmeyi asla kabul etmez.

Geç kalınmış değil.

Ama zaman hızla daralıyor.

Şimdi sorumluluk alma, şimdi irade koyma, şimdi Eskişehir’e sahip çıkma zamanıdır.