Emir Mousavi yazdı…

Gayrimenkul piyasasında yıllardır sahada olan biri olarak şunu net söyleyebilirim: Alım-satım ya da kiralama süreçlerinde yapılan küçük hatalar, insanların hem maddi hem de psikolojik olarak ciddi zararlar yaşamasına neden olabiliyor. Özellikle Eskişehir gibi hem öğrenci nüfusu yüksek hem de yatırım hareketliliği olan bir şehirde bu hatalar daha sık karşımıza çıkıyor.

İşte alıcı ve kiracıların en sık yaptığı 5 kritik hata:

1. Sadece fiyata odaklanmak

Birçok kişi ev ararken ilk olarak “en ucuz hangisi?” sorusuna odaklanıyor. Oysa gayrimenkulde fiyat tek başına bir kriter değildir. Konum, metre kare, bina yaşı, zemin durumu, ısı yalıtımı ve çevre faktörleri toplam değeri belirler. Ucuz görünen bir ev, uzun vadede çok daha yüksek masraf çıkarabilir.

2. Bölgeyi araştırmadan karar vermek

Özellikle Eskişehir’e yeni taşınan kiracılarda sık görülen bir hata: evi beğenip hemen karar vermek. Oysa mahallenin ulaşım durumu, sosyal yaşamı, gece-gündüz güvenliği ve gelişim potansiyeli mutlaka araştırılmalıdır. Eskişehir’de bile 500 metre mesafede iki farklı yaşam kalitesiyle karşılaşabilirsiniz.

3. Resmi süreci önemsememek

Kira sözleşmesi, tapu durumu, depozito, vergiler gibi konular çoğu zaman “sonra hallederiz” mantığıyla geçiştiriliyor. Bu yaklaşım, ileride ciddi hukuki sorunlara yol açabiliyor. Her şey yazılı ve net olmalıdır. Söz uçar, yazı kalır.

4. Evin teknik durumunu kontrol etmemek

Alıcı veya kiracılar genelde evi gezerken sadece görüntüye odaklanır. Ancak tesisat, nem durumu, ısı yalıtımı, elektrik altyapısı gibi teknik detaylar göz ardı edilir. Bu da taşındıktan sonra beklenmeyen masraflar doğurur.

5. Profesyonel destek almadan ilerlemek

En büyük hata aslında budur. “Ben hallederim” düşüncesi çoğu zaman yanlış kararlarla sonuçlanır. Güvenilir bir emlak danışmanı, hem doğru fiyatı görmenizi sağlar hem de sizi risklerden korur. Doğru yönlendirme, çoğu zaman kazancın kendisidir.

Birçok kiracı veya alıcı, emlak firmalarına hizmet bedeli ödememek için süreci bireysel yürütmeye çalışıyor. Ancak bu durum çoğu zaman farkında olmadan daha pahalıya mal oluyor; piyasa değerinin üzerinde kira veya satış bedelleriyle karşılaşılabiliyor.

Oysa profesyonel gayrimenkul firmaları, bölge analizi yaparak evleri gerçek değerinde konumlandırır ve çoğu zaman sizin adınıza pazarlık sürecini de yönetir.

Bu nedenle gayrimenkul firmalarına mesafeli yaklaşmak yerine, işlem yapmadan önce birkaç farklı firmadan danışmanlık almak daha sağlıklı bir karar olacaktır. Doğru danışmanlık, çoğu zaman ekstra bir maliyet değil, aksine tasarruf sağlar.

Sonuç

Gayrimenkul, sadece bir ev alma süreci değil; aynı zamanda bir yaşam planlamasıdır. Doğru kararlar uzun vadede kazandırır, eksik ve acele kararlar ise maliyet çıkarır.

Eskişehir gibi dinamik bir şehirde en önemli şey, doğru bilgiyle doğru adım atmaktır.