Emir Mousavi yazdı…

Son yıllarda hepimiz, içimize işleyen adaletsizlikleri iliklerimize kadar hissediyoruz. Bana göre bu dönemde üzerinde durmamız gereken önemli konulardan biri de gayrimenkul sektöründeki hizmet bedeli meselesi.

Bir gayrimenkul danışmanı olarak yıllardır kendime şu soruyu soruyorum:

“Hizmetin yüzde seksenini ev sahibine veriyoruz; o halde neden kiracıdan komisyon alıyoruz?”

İşte bu yazıda bu konuyu ele almak istedim.

Kiralamada Emlakçı Ne Yapar?

Bir kiralık ev ilanı için bir emlakçı ne yapar, gelin adım adım bakalım:

- Ev sahibinin yönlendirmesiyle temizlik ve tamirat işleri organize edilir.

- Emlak ilan portallarına, sosyal medyaya ilan girilir; afiş ve branda hazırlanır.

- Potansiyel kiracılarla iletişim kurulur, bazen on, bazen yüzlerce kişiyle görüşülür.

- Teklifler değerlendirilir, kiracılar hakkında araştırmalar yapılır.

Buraya kadar saydığımız hizmetler tamamen mülk sahibine verilen hizmetlerdir.

Sonra:

- Mülk sahibi ve kiracı bir araya getirilir, sözleşme düzenlenir ve imzalanır.

Peki kiracı için ne yapılır?

- Bazen, sadece bazen, aboneliklerin açılması için destek olunur.

- Kontrat sürecinde bir sorun olursa yardımcı olunur.

Bu sürece bakınca şu soruyu tekrar soruyorum:

Emlakçının komisyonunu kim ödemeli?

Bence yüzde seksen ev sahibi, yüzde yirmi kiracı ödemeli.

Eskişehir Gerçeği: Kiralar Uçtu

Eskişehir’de kiralar aldı başını gitti.

İyi bir semtte 4+1 bir ev artık 40.000 TL’den aşağı değil.

1 depozito, 1 peşinat, 1 emlakçı komisyonu… Bitti mi? Tabii ki hayır!

Tarihsiz tahliye taahhütnamesi, memur kefil, çocuk sayısına göre değerlendirme…

Ve daha birçok kriter, kiracıya ev verilmeden önce masaya konuyor.

Bu düzen artık bir zulme dönüşmüş durumda.

Kiracı da, ev sahibi de memnun değil; emlakçı ise iki taraf arasında sıkışmış bir aracıdan ibaret.

Sonuç: bu tablo bize açıkça şunu gösteriyor: Gayrimenkul sektöründe adaletli bir ücretlendirme sistemine acilen ihtiyaç var.

Emlakçının emeği değerlidir, ev sahibinin hakkı kutsaldır, kiracının yükü ise hafifletilmelidir.

Taraflar arasındaki bu dengesizliği gidermek hem sektörün saygınlığını artıracak hem de güven ortamını güçlendirecektir.