Cihan Yıldırım yazdı...

Eskişehir’de sağlık çalışanlarının yüzde 55’inin üye olduğu Sağlık-Şen’in şube başkanı Hasan Hüseyin Köksal ve yönetimi, “öldü bitti” denilen sendikacılığın nasıl yapılabileceğini herkese gösterdi.
Köksal ve ekibi, klasik sendikacılığın tozlu sayfalarından çıkıp, üye ve çalışan odaklı, sahada nabız tutan, sorunları en tepeye korkusuzca taşıyan bir yönetim anlayışı ortaya koydu.
24 saat esasına göre çalışan bir ekip, sürekli sahada, sürekli dinliyor, sürekli takip ediyor. İşte bu samimi ve kararlı duruş, bugün “rakipsiz” bir liderlik yarattı.
Artık Köksal’ın ciddi bir rakibi yok; çünkü Eskişehir’in sağlık çalışanları, kimin gerçekten kendileri için çalıştığını çok iyi biliyor.
En çarpıcı yanı da şu: Köksal, ne yerel iktidardan ne de genel iktidardan eleştirirken geri durdu.
Sağlık Bakanı’nı, İl Sağlık Müdürü’nü, başhekimleri, gerektiğinde AK Parti’yi, gerektiğinde CHP’yi en sert sözlerle eleştirmekten çekinmedi.
Birçok sendikacının “siyasi dengeleri bozmayayım” diye ağzına kilit vurduğu konularda Köksal açık ve net konuştu.
Ama bugün yapılan kongreye bakın: Herkes oradaydı. İktidarından muhalefetine, bürokrasisinden saha çalışanına kadar geniş bir katılım oldu.
Bu tablo, Köksal’ın başarısının en somut kanıtıydı.
Çünkü o, sadece eleştiren değil, aynı zamanda çözüm üreten, sahada olan, çalışanların sesini en üst perdeden duyuran bir sendikacı profili çizdi.
‘Eskişehir’in sendikası’ unvanını boşuna almadı.
Gerçekten Eskişehir’e ait bir sendika oldu; ne Ankara’dan ne de başka bir merkezden talimatla hareket eden, sadece ve sadece üyelerinin ve Eskişehir sağlık emekçilerinin yanında duran bir yapı.
Bu kongre, sadece bir rutin genel kurul değildi.
Eskişehir’de sendikacılığın hala umut vaat edebileceğinin, cesaretle, sahada durarak ve korkmadan konuşarak yol alınabileceğinin açık bir göstergesiydi.
Hasan Hüseyin Köksal ve ekibini kutluyorum. Gerçekten “Eskişehir’in sendikası Eskişehir’i buluşturdu.”
Bu buluşmanın devamını, sağlık çalışanları adına daha nice başarılar getirmesini diliyorum.