Cihan Yıldırım yazdı...
Eskişehir’de sessiz sedasız ama çok güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Türk Hava Kurumu (THK) Eskişehir Şube Başkanı Gökhan Çalışkan, ikinci döneminde adeta kurumun çehresini değiştirdi.
Kısa sürede THK’yı “kurban derisi toplayan kurum” algısından çıkarıp, asli misyonuna, yani havacılık sevgisini yayma, gençleri yetiştirme ve toplumsal fayda üretme rotasına soktu.
Bugün gelinen nokta ise ortada: THK Eskişehir, son ayların en etkili sivil toplum kuruluşu haline geldi.
Çalışkan, güçlü bir yönetim ekibi kurarak işe başladı. Geniş çevresini ve tecrübeli isimleri sürece dahil etti. “İsteyip de alamadığı bir şey yok” dedirten bu yaklaşım, kurumun kapılarını hem resmi kurumlara hem de sivil toplumun diğer paydaşlarına ardına kadar açtı.
Sonuç?
Etkinlikten etkinliğe, projeden projeye koşan, her platformda var olan bir THK.
En dikkat çeken işlerden biri, kimsesiz çocukları İnönü’ye götürmesi oldu. Havacılığın kalbi sayılan bu mekâna yapılan gezi, sadece bir sosyal sorumluluk projesi değil; aynı zamanda geleceğin pilotlarını, teknisyenlerini ve havacılık sevdalılarını yetiştirme vizyonunun somut bir yansımasıydı.
Çalışkan ve ekibi, başta gençler olmak üzere toplumun her kesimine havacılık sevgisini aşılamayı başardı.
Bu, THK’nın asli misyonuna dönüşün en güzel örneğiydi.
Tabii kurumsal başarılar da cabası. Kurban derisi toplamada ülke ikinciliği gibi dikkat çekici bir dereceye ulaşmak, kurumların güvenini kazanmak, belediyelerden valiliğe, emniyetten üniversitelere geniş bir ilişki ağı örmek…
Sistemli, kararlı ve çok çalışkan bir yönetim…
Aktif yönetim tarzı da gözlerden kaçmıyor. Başsavcı’yı makamına oturmadan ziyaret etmekten, 15 Temmuz anmalarına, siyasilere nezaket ziyaretlerinden kardeş STK’larla işbirliği protokollerine kadar her alanda THK Eskişehir’in izi var.
‘’Çalışkan’ın THK’sı her yerde” lafı boşuna söylenmiyor.
Gökhan Çalışkan’ın bu başarı hikâyesi aslında bir “kısmet” meselesi de taşıyor. MÜSİAD’da patlama yapmaya hazırlandığı dönemde o kapı kapanmıştı.
Bugün bakıyoruz ki, nasip THK’ya imiş.
Belki de böylesi daha hayırlı oldu.
Çünkü Türk Hava Kurumu gibi köklü, sembolik değeri yüksek bir kurumda bu enerjiyi açığa çıkarmak, hem Eskişehir’e hem de Türk havacılığına çok daha büyük katkı sağlıyor.
Henüz başlangıç aşamasındayız.
Çalışkan’ın ikinci dönemi daha hareketli projelere, daha büyük atılımlara gebe görünüyor.
Havacılıkta farkındalık yaratmak, gençleri geleceğe hazırlamak ve sivil toplumun en dinamik yüzü olmak yolunda emin adımlarla ilerliyor.