Cihan Yıldırım yazdı...

Mahkeme kararıyla CHP’nin başına yeniden getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, partiyi tam anlamıyla rezil etti. Uzun yıllar boyunca ‘iktidar hedefi’ koyan, yerel seçimlerde büyük başarılara imza atan bir CHP’yi, başta kendisi olmak üzere birkaç kişinin kişisel hırsıyla içinden çıkılmaz bir hale soktu.

Kendi ifadesiyle bir arınma lazımsa önce kendisi hırslarından, gereksiz egosundan ve bitmek bilmez kibrinden arınmalı…
Eskişehir’den bakınca manzara daha da vahim; diğer illerde ne yaşandığını bilmiyorum ama burada yaşananlar, partinin geleceği adına içler acısı bir tablo çiziyor.

En başından beri ‘kardeşi kardeşe kırdıran’ bir anlayışla hareket edildi.
Yerel seçimlerde birinci parti olmanın coşkusunu, mutluluğunu yaşayan CHP’liler, Kılıçdaroğlu’nun dönüşüyle adeta şok oldular. O moral, o umut bir anda yerini derin bir umutsuzluğa bıraktı.

Partililerin büyük çoğunluğu ‘Yine mi aynı hikaye’ dercesine kenara çekildi.
Bölünme sinyalleri her geçen gün daha net hissediliyor. Bu tablo, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir sonraki seçimi alacağına dair öngörüleri güçlendiriyor.

Sadece genel merkezde değil, taşrada da kaos hakim…

Günlerdir il başkanı bulamama krizi CHP’yi yordu, üzdü, geriletti. Avukat Talat Yalaz’ın görevden alınma süreci hala tartışılıyor. İsmi geçen adaylara bakınca ‘yok artık’ dedirten bir tablo ortaya çıkıyor.

Bırakın il başkanlığını, bazı isimlerin CHP’nin önünden bile geçmemesi gerektiğini düşünen çok sayıda partili var. Bu kadar düşük profilli, tartışmalı isimlerin konuşulması bile partiye zarar verdi, veriyor.

Vekilleri de zor durumda bıraktı…

Butlan kararından yana tavır alan Jale Nur Süllü, hayatının en zor günlerini yaşıyor ve öyle görünüyor ki daha da yaşayacak.

Halkla sıcak bağ kurmuş, başarılı belediye başkanları ise belirsizlik içinde…

“Yeni partiye mi geçsek?” sorusu kulislerde sıkça duyuluyor. Kılıçdaroğlu ve yanındaki üç beş kişi, yılların emekleriyle iktidar hayali kuran bir partiyi alaşağı etti.

Ne taraftan bakarsanız bakın sonuç aynı: CHP, Kılıçdaroğlu eliyle derin bir yaraya maruz kaldı.

Bu yara yıllarca kapanmayacak gibi görünüyor. Partiyi yönetme iddiasında olanlar, önce kendi yarattıkları enkaza bakmalı. Çünkü bugün yaşananlar, ne seçmene ne de partililere izah edilebilir durumda.

Kılıçdaroğlu’nun dönüşü, CHP için kusursuz bir hezimetin başlangıcı oldu.

Arınma ve parti içi demokrasi kisvesi altında yaşananlar, aslında partiyi rezil etmekten başka bir işe yaramadı. Eskişehir’de ve Türkiye’nin birçok yerinde CHP’liler bunu çok net görüyor.

Artık soru şu: Bu rezalet daha ne kadar sürecek?