Cihan Yıldırım yazdı...
Tüm dertlerimizin çözümü siyasette, politikada saklıdır. Onca yıpranmışlığına, yorgunluğuna ve zaman zaman içine düştüğü çıkmazlara rağmen politika ve politikacı hala önemlidir.
Çünkü siyaset, insana her yaşta toplumla hizmet etme imkanı tanır. Belli bir yaştan sonra rektör olamayız, vali olamayız, imam olamayız; ama politika yaparak insanlığa hizmet edebiliriz.
Toplumun her kesiminden insanlar politika yapmalı, yapabilmeli.
Siyaset işi belli bir zümreye ait değildir. Emekli, işçi, zengin, genç, engelli… Herkes siyaset yapabilmeli. Bu, demokrasinin can damarıdır.
Dün kötü bir haber aldım… Meclis Üyesi Çağrı Özeçoğlu, görevini bıraktığını ilan etti. Bu haberi siyaset, belediyeler ve şehir adına bir kayıp olarak gördüm.
Çağrı, İngiltere ve ABD’de yaşamış, kendini yetiştirmeye çalışan, iyi niyetli bir arkadaşımızdı. Genç yaşına rağmen donanımlı biriydi. Efendiliği ise paha biçilmezdi…
Detaylarını bilmiyorum ama istifası beni üzdü…
Köhne siyasetin kurbanı oldu diyebilirim. Az çok anlıyorum, tahmin ediyorum.
Partisi bölündü… Yaşananlar hoş değil… Ve gelecek günlerin de pek iyi olmayacağı belli…
Günümüzde network, paradan daha kıymetli hale geldi. Çağrı, networkü olan biriydi… Kişisel siyaset yapanlara daha fazla dayanamadı sanırım. Böyle insanları kaybetmemeli siyaset kurumu.
Çünkü siyaset, sadece koltuk kavgası ya da dar çıkar hesapları değil; toplumun her kesimine kapı aralayan, donanımlı ve efendi insanların bir araya gelip ortak aklı işlemesi gereken bir alandır.
Çağrı gibi genç, donanımlı, yurtdışı deneyimli ve iyi niyetli isimlerin siyasette tutunamaması, yalnızca bir kişinin değil, şehrin ve siyasetin kaybıdır.
Siyasetin kendini yenileyememesi, “köhne” hallerinden kurtulamaması, network’ü ve samimiyeti olan insanları dışarı itmesi, hepimizi yoksullaştırır.
Siyaset, herkesin işi olmalıdır…
Aksi halde hem şehirlerimiz hem de demokrasimiz dar bir çevrenin elinde kalmaya mahkum olur.
Bu istifa, sadece bir görevin bırakılması değil; aynı zamanda bir uyarıdır.
Siyaset kurumu, böyle değerleri kaybetmemek için kendini sorgulamalıdır. Çünkü gerçek kayıp, koltuklar değil; iyi niyetli ve donanımlı insanların uzaklaşmasıdır.