Cihan Yıldırım yazdı...

CHP Milletvekili Jale Nur Süllü ve İl Başkanı Volkan Enver Kılıç, medya turuna çıktı. CHP’lilerin bu aralar kendilerini ‘anlatmaya’ çok ihtiyaçları var. Neden CHP’de kaldılar? Ne yapmak istiyorlar? En baştan tüm bunların izahı gerekiyor. Bu ziyaretler kapsamında bize de geldiler…
Sekreterimiz arayıp “CHP’liler gelmek istiyor” dediğinde sesinde “Kabul edecek misiniz, kabul edecek miyiz” gibi bir hava vardı… Arkadaşımızın, butlan sonrası yazılarımı ve programlarda yaptığım konuşmaları dikkatli takip ettiğini anladım!
Elbette kabul edeceğiz! Yazıp söylediklerimizi bir kez de karşılıklı anlatırız, dedim…
Jale Ablamız, Volkan Başkan ve Can Hacıoğlu abimiz geldi… Yönetim Kurulu Başkanımız Fatih Sezer ve arkadaşlarla birlikte ağırladık CHP heyetini… Ofise geçmeden havuz başında çay içtik. Volkan Kılıç’ın telefonu susmuyor. Genel Başkan Yardımcısı gelecek, Yılmaz Hoca’nın kardeşinin cenazesi için… Kılıç “Önce partiye sonra cenazeye’ diyor arayanlara…
Kılıç, aktif politika yaptı. CHP Seyitgazi İlçe Başkanı iken tanıdım. Aday adayı oldu… Genel Merkez’de mesai yaptı. Uzun sayılabilecek bir süredir partide… Talat Yalaz’ın seçilmesi için çalışan ekipte yer aldı.
Kılıç “Süreci en başından beri takip ediyorum. İşlerim yoğun, piyasa malum… Bu yüzden görev almayı düşünmüyordum” dedi. Kararını ne değiştirdi, ne oldu diye sordum. Eskiden avukatı da olan Yalaz’ın “Yüzüne tükürülecek adam bulamıyorlar” cümlesinin fikrini değiştirdiğini söyledi!
Hatta o dönem haberimiz olmadı, o günlerde partiye gitmiş! Henüz atanmadan… Bir akşam uğramış CHP’ye… Girmiş içeri… Hoş geldin diyenler falan… ‘Kim tükürecek yüzümüze’ demiş… Olur mu öyle şey demiş partililer… Çay ikram etmişler…
Sadece bunun için gelmiş olamazsın, dedim…
Bunun üzerine “Abi, koltuk meraklısı değiliz. CHP’nin ışığı sönmesin diye geldik. Partimiz sahipsiz mi kalsaydı? Yarın ne getirir, bilinmez… Giden arkadaşlar geri gelebilir, her şey olabilir… Gidenler dönene kadar buralardayız, bir nevi nöbetteyiz. Eninde sonunda dönüş CHP’yedir, baba ocağınadır. Kırmadan, dökmeden süreci götürmeye, tamamlamaya çalışıyoruz. Biz çok hassas davranıyoruz, herkes öyle davransın. Günü geldiğinde daha iyi yapacak bir abimize, ablamıza, kardeşimize görevi devredip işimize bakacağız” dedi.
CHP’de kaldığı için en çok eleştiri olan Süllü de “Üzülüyorum, kahroluyorum… CHP’yi Eskişehir’de vekilsiz mi bıraksaydım. Tepkiler olabilir, normal karşılıyorum. Kendimizi iyi anlatmamız gerekiyor. Bunun için uğraşıyoruz. Kimseyi kırma üzme niyetinde değiliz. Hele hele yol arkadaşlarımızı… Bir dönem birlikte politika yaptığımız arkadaşları… Biraz sabır, zaman her şeyi yerli yerine koyacak” dedi.
Başka şehirde olsa belki daha kolay olabilirdi geçiş süreci ama Eskişehir’de hatlar çok keskin, öfke çok yüksek, hayal kırıklığı çok derin… CHP’liler ‘iktidarı engelleyen’ kişiler pozisyonunda şu an ahalinin gözünde…
Özellikle Süllü’ye yakın çevresi bile tepki gösteriyor. Süllü, tercihini anlatmak hayli zorlanıyor… Birkaç gün önce gittiği hasta ziyaretinde “Kayyum gibi atandınız” dendi kendisine… Ve daha neler neler…
Gerçekten başta Süllü olmak üzere CHP’de kalanların işi çok zor. Bu dönemi biraz az konuşarak, kısmen sessiz kalarak daha az hasarla atlatabilirler. Ama Süllü her geçen gün dozu artırıyor. En sonunda İbrahim Arslan’ı bile çileden çıkardı! Süllü, bu siyaset tarzıyla Yeni Parti’yi sempatiyi artırıyor. CHP’den ayrılanlar ‘İyi ki ayrılmışız’ deme noktasına geldi.
İl Başkanı Volkan Kılıç’ın söylemi ve tavırları önümüzdeki günlerde Eskişehir’de siyasetin ne yöne gideceğini belirleyecek. Kılıç, dediği gibi politika yapabilirse CHP-Yeni Parti için sorun yok! Aksi durumda AK Parti hesap kitap yapmaya başlar…