Cihan Yıldırım yazdı...
Ülkede olduğu gibi Eskişehir’de de ciddi bir siyasi göçe tanıklık ettik. CHP’nin bilinen kadrolarının önemli bir bölümü Yeni Parti’ye geçti.
Kazım Kurt orada. Ahmet Ataç orada. İsmet Süder bile orada. Eskişehir siyasetinin uzun yıllardır bildiğimiz pek çok ismi şimdi Yeni Parti çatısı altında.
Listenin en yenilerinden biri ise Ayşe Ünlüce. Ortaya biraz tuhaf bir durum çıkıyor.
Adında “yeni” olan partinin Eskişehir fotoğrafına baktığınızda şehrin en tecrübeli, en bilinen, siyasette en uzun mesai yapmış isimlerini görüyorsunuz.
CHP’ye baktığınızda ise tam tersi bir manzara var. Eskiler gidince parti bir nevi kendiliğinden yenileniyor.
Belki birkaç ay sonra Eskişehir’deki bu siyasi göçün en fazla konuşacağımız tarafı da bu olacak.
Çünkü yıllarca CHP’de siyaset yapmak isteyen birinin önünde sadece seçmen sandığı yoktu. Önce parti içindeki görünmez sandıklardan geçmesi gerekiyordu.
Yılmaz Büyükerşen’in ağırlığı vardı.
Örgütte Kazım Kurt gerçeği vardı.
Milletvekilliği sıralamasında yıllardır kendisine yer bulan isimler vardı. İlçe örgütleri, belediyeler, delegeler, ekipler, eski hesaplar, yeni ittifaklar...
CHP’den siyaset yapmak isteyen birinin seçmenin karşısına çıkmadan önce bu uzun koridorları aşması gerekiyordu.
Şimdi o koridorların önemli bir bölümü Yeni Parti’ye taşındı. O yüzden meseleye sadece “CHP boşaldı, Yeni Parti güçlendi” diye bakmak eksik kalabilir.
Çünkü siyaset boşluk bırakmaya pek müsait değil. Birileri gider, birileri gelir.
Hatta bazen gidenlerin bıraktığı boşluk, kapıda bekleyenlerin işine yarar.
Biraz rakamlara bakalım.
2023 genel seçimlerinde CHP Eskişehir sandıklarında 211 bin 412 oy aldı ve üç milletvekili çıkardı. AK Parti 201 bin 243 oyla iki, İYİ Parti 87 bin 13 oyla bir milletvekilliği kazandı.
Şimdi bilerek uç bir varsayım yapalım.
Diyelim ki CHP’nin 2023’teki seçmeninin yüzde 90’ı eski kadrolarla beraber Yeni Parti’ye gitti.
CHP’ye sadece yüzde 10 kaldı.
211 bin oyun yüzde 10’u yaklaşık 21 bin oy.
Küçük mü?
Elbette.
Ama siyasete girmeyi düşünen güçlü bir sanayici, tanınmış bir avukat, akademisyen ya da şehirde kendi çevresi olan yeni bir isim açısından başka türlü de okunabilir.
Sıfırdan başlamıyorsunuz.
Önünüzde 21 bin oyluk bir taban var.
Üstelik bu yüzde 10 hesabının bile Yeni Parti lehine son derece iyimser bir varsayım olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir partinin yöneticilerinin yüzde 90’ının başka bir partiye geçmesiyle seçmeninin yüzde 90’ının aynı yere geçmesi aynı şey değil.
Zaten mesele sadece o 21 bin oy da değil.
Önümüzde yeni adaylar olacak. İttifaklar olacak. Başka partilerden geçişler olacak. Seçime kadar değişecek siyasi hava olacak.
Bir iletişimci arkadaşımın uyarısı da burada önemli: Karşımızda sadece Sözcü TV ve Halk TV izleyenlerin oy kullanacağı bir seçim yok.
Siyaseti ana akım televizyonlardan, sosyal medyadan ya da bambaşka kaynaklardan takip eden seçmenin zihnindeki Yeni Parti tarifi, bizim siyasi tartışmalarda kurduğumuz Yeni Parti tarifinden epey farklı olabilir.
Bu da hesaba katılmalı. Ama CHP açısından asıl mesele başka. Partinin önünde uzun zamandır sahip olmadığı bir imkan belirdi: Eskişehir’de kendisini yeniden kurmak.
Mesela yarın Yeni Parti’de milletvekili adaylığı için sıra oluştuğunda kimler yarışacak?
Eski milletvekilleri.
Belediye başkanları.
Eski il başkanları.
Eski yöneticiler.
Yıllardır siyasetin içinde olan ve doğal olarak siyasi beklentileri bulunan isimler. Yeni kurulmuş bir partide eski siyasetin kıdem sırası yeniden kurulabilir. CHP’de ise tam tersi mümkün.
Düne kadar milletvekili listesinin beşinci, altıncı sırasında bile kendisine yer bulamayacak; hatta yer bulamayacağını bildiği için parti binasının kapısına dahi yanaşmayan bir sanayici, akademisyen, genç avukat, mühendis, işçi, kadın siyasetçi ya da şehirde kendi hikayesi ve karşılığı bulunan herhangi bir isim için artık başka bir ihtimal var.
Çünkü önündeki sıra kısaldı. Belki de esas siyasi rekabet tam burada başlayacak. Yeni Parti kadro bakımından güçlenirken aynı zamanda ağırlaşıyor olabilir. CHP kadro bakımından zayıflarken aynı zamanda hafifliyor olabilir. Hangisinin seçimde avantaja dönüşeceğini bugünden söylemek kolay değil. Çünkü seçmen her zaman tanıdığı siyasetçiyi aramıyor.
Bazen tam tersini arıyor.
“Bunların hepsini zaten gördük” cümlesi de sandıkta küçümsenmeyecek bir siyasi motivasyon.
Eskişehir bunun için özellikle ilginç bir şehir. 2023 seçimlerinde CHP ile AK Parti arasındaki fark sandık oylarında sadece 10 bin 169’du.
CHP 211 bin, AK Parti 201 bin oy aldı. İYİ Parti de 87 bin oyla küçümsenmeyecek bir üçüncü alan oluşturdu. Yani karşımızda tek bir siyasi rengin tartışmasız hakim olduğu bir seçmen profili yok. Üstelik milletvekili hesabında birkaç bin oyun yer değiştirmesi, bütün tabloyu değiştirebiliyor.
O nedenle önümüzdeki genel seçimlerde sorulması gereken soru sadece şu değil:
CHP seçmeninin ne kadarı Yeni Parti’ye geçti. Bence daha önemli bir soru var: CHP’den siyasetçiler giderken CHP seçmeni de aynı hızla gitti mi? Çünkü siyasetçilerin zaman zaman düştüğü bir yanılgı var.
Kendi siyasi ağırlıklarıyla seçmenin kendilerine olan bağlılığını aynı şey zannedebiliyorlar. Bir belediye başkanının yüzde 50 oy alması, o yüzde 50’nin tamamını cebinde taşıdığı anlamına gelmiyor.
Bir milletvekilinin 200 bin oy alan bir partinin listesinden seçilmesi de o 200 bin oyun ona ait olduğu anlamına gelmiyor.
Tersi de doğru. Bir partinin güçlü olması, adayının hiçbir kişisel karşılığının bulunmadığını göstermiyor. Bunların oranını masa başında ölçmek mümkün değil. Gerçek ağırlık yollar ayrıldığında ortaya çıkıyor.
Eskişehir şimdi biraz da bu deneyi yaşayacak. Bir tarafta CHP’nin yıllardır tanıdığımız kadrolarının önemli bölümünü bünyesinde toplamış Yeni Parti var.
Diğer tarafta bu kadroları kaybetmiş ama tam da bu nedenle yıllardır açamadığı alanları açma fırsatı yakalamış CHP. Birinin avantajı tecrübe ve tanınırlık. Diğerinin avantajı yenilenme ihtimali.
Birinin problemi fazla sayıda güçlü ismin aynı çatı altında siyaset yapmak zorunda olması olabilir. Diğerinin problemi ise seçmenin tanıdığı güçlü isimleri yeniden üretmek. Hangisinin daha büyük problem olduğunu seçim gösterecek.
Ama şimdilik ortaya siyasetin sevdiği türden küçük bir ironi çıktı: Adında “Yeni” olan parti Eskişehir siyasetinin eskileriyle; 100 yıllık CHP ise belki de Eskişehir siyasetinin yenileriyle seçime girecek.