Cihan Yıldırım yazdı...

Bu fotoğraf 30 Ocak 2013’te Eskişehir Büyükşehir Belediyesi önünde çekildi. CHP otobüsü üzerinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Yılmaz Büyükerşen var. İki gün önce operasyon yapılmıştı. İhaleye fesat iddiaları vardı.

Kemal Bey 48 saat sonra Eskişehir’e gelip partisinin belediye başkanına destek verdi. Ama ne destek… Daha ortada iddianame falan yok… Bilgi, belge hiçbir şey yok…

Ama Kılıçdaroğlu, Yılmaz Hoca’ya sahip çıktı.

Parti genel başkanı olarak ‘doğru olanı’ yapmıştı.

Peki ne dedi? Aynen aktarıyorum:

‘’Bütün mesele ben seni mahkum edeceğim, seni itibarsızlaştıracağım. Ben size söylüyorum, bu operasyon Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın itibarını yükseltmiştir daha da güçlendirmiştir onu. Türkiye'de demokrasi tehlikededir, altını çizerek söylüyorum. Hesap vermekten korkmayız yeter ki hesap vereceğimiz kişiler düzgün adamlar olsunlar, siyasi otoritenin emrinde olmasınlar. Yoksa niye hesap vermeyelim.

Kendi belediye başkanınıza sahip çıkın. Yani ortada birilerine ihaleyi verdik onlar kazanacaklar götürecekler diye bir şey yok. O alnı ak bir belediye başkanıdır. O bir üniversite hocasıdır. Yılmaz Büyükerşen ile gurur duyuyoruz. O Türkiye'nin aydınlık yüzüdür.’’

Evet, tam olarak böyle…

Operasyona uğramış belediye başkanına böyle sahip çıkmıştı. Ki tutuklama falan yoktu! Büyükerşen’e dokunulmamıştı!

Aynı Kılıçdaroğlu bugün ne diyor, ne yapıyor?

Onlarca CHP’li belediye başkanı hapiste… Haklı haksız, doğru yanlış…

Yargılamalar devam ediyor…

Aynı Kılıçdaroğlu ‘arınma’ diyor! CHP’nin başına geri gelebilmek için…

Kişisel hesaplarına, egosuna yenik düşüyor.

CHP’yi paramparça etmek üzere…

13 yıl arayla aynı durumlar yaşanıyor ama iki farklı Kılıçdaroğlu var.

O zaman mesele ‘arınma’ değil! Mesele ne Kemal Bey?