Cihan Yıldırım yazdı...
Ali Baş ile birlikte Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’i ziyaret ettik. Yusuf Hoca’yı yan odada beklerken İletişim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Kılınç ile sohbet ettik. Kalkarken ‘terzi kendi söküğünü dikemez’ dedik, gülerek… AÜ İletişim, Türkiye’de yeniden zirveye oynuyor. Eski şaşaalı günlerine dönmek üzere… Birkaç bölümü en çok tercih edilenler arasına girmiş. Türkiye’de ilk 550 içinde olan bir öğrenci STV’yi tercih etmiş… Yeni medya bölümü hayli ilgi görmüş… Rektör Danışmanı da olan Barış Hoca cephesinde işler yolundaydı…
Yusuf Hoca’nın odasına geçtik… Makam masasında üç beş tohum çekirdeği var gibiydi… Hocam bunlar ne? Hoca o sırada çoktan yapay zeka konusuna geçmişti… Evet, bir yandan yapay zeka alanında örnek işler yapılıyor ama bir yandan da ‘Akademik Bostan’da ata tohumları korunuyor. Üniversiteye ait Çukurhisar’daki arazide yeni ürünler için deneme yapılıyor. Otuza yakın aromatik bitki deneniyor… Günün sonunda Eskişehirli çiftçiye “Bunları da ekebilirsiniz” denecek…
Bir yanda tam bağımsız veri merkezi çalışmaları diğer yanda ata tohumlarını gelecek nesillere aktarma meselesi… Tam olması gerektiği gibi… Hayatın dengesi…
Eskiden kalma bir alışkanlıkla ‘Hocam öğrenci sayısı’ diyoruz… Kontenjanlar düşüyor, öğrenci azalıyor… 14 bin lisans öğrencisi, yedi bine yakın lisansüstü, üç bin civarı yabancı öğrenci…
Yeni bölümler açtı Yusuf Hoca… 21 yeni bölüm açıldı… 17’si öğrenci aldı… Bazıları diğer yüksek öğretim kurumları tarafından ‘kıskanıldı’… Yusuf Hoca YÖK’e giderken hazırlık yaptı, yanına Yapay Zeka Komisyon Başkanı da olan AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez’i de aldı… Bölümleri kaptı geldi…
Yeni bölümler açılmasa kampüsün neşesi bugünkü gibi olmazdı…
Yurt dışı ziyaret ve bağlantılarla yabancı öğrenci sayısı artırılmaya çalışılıyor. Hoca “Bir tane fuara gidilmemiş” dedi…
Yıllanmış pek çok sorun Yusuf Hoca döneminde çözülüyor… ESKİ’ye olan 11 yıllık su borcu dahil… Yine yurdun dört bir yanındaki AÖF ofisleri… Hoca, Ankara’daki hatırlı dostlarını da devreye soktu ve kimsenin burnu kanamadan çözüldü… Bürolar fiziki olarak kapandıktan sonra dört sınav yapıldı… Sorun yok, sistem tıkır tıkır… Kitap basımının sona erdirilmesi de önemli bir işti. İsteyene kitap basılıyor…
Bu dönemde rektörler arasındaki kıskançlık da sona erdi! Eskiden kimse kimseye tükenmez kalem vermezdi… Prof. Dr. Naci Gündoğan döneminde başlayan ‘işbirliği’ geleneği devam ediyor… Yusuf Hoca, İletişim önündeki uçağı, Uçak Mühendisliği Bölümü bulunan ESOGÜ’ye verdi. Eskiden böyle şeyler söz konusu dahi olamazdı…
Hoca yürümeyi sevdiği için yemeğe yürüyerek gittik… Ve sanırım Taş Bina’ya giden en uzun yolu kullandık! Çağdaş Sanatlar Müzesi’ne uğradık…
Anadolu Üniversitesi’nde Çizgi Film ve Animasyon Bölümü var… 25 kişi alacak… 1250 kişi başvurmuş… Yüksek puanla alıyor… Sonrasında yetenek sınavı var… Bir iki kere bölünen AÜ’nün zayıfladığını düşünüyorduk. Başka alan ve bölümlerde işler çok iyi gidiyor.
AÜ’nün tüm dünyaya Türkçe öğretme hedefinden söz ettik… Yine Açıköğretim’in bazı bölümlerinin örgün eğitim veren bazı üniversitelerin bölümlerini geçtiğini öğrendik… Yusuf Hoca döneminde yeniden başlatılan Eskişehir Uluslararası Film Festivali hazırlığı ile ilgili bir iki telefon görüşmesine tanık olduk…
Yusuf Hoca’nın gündeminde üç beş önemli madde var… İlki yapay zeka ve bununla ilgili yeni bölümler kurmak… Yine öğrenci sayısını artırmaya yönelik hamleler mesaisinin önemli bölümünü oluşturuyor.
Yusuf Hoca ve ekibi adeta Anadolu Üniversitesi’ni yeniden kuruyor… Tıpkı Kurucu Rektör gibi… Bu aynı zamanda olması gereken… İstek değil ihtiyaç… Hatta zamanın ve teknolojinin bize dayattığı bir durum…
Bu ilk yazı olsun, kampüs gezisinden notlar aktarmaya devam edeceğim…