Cihan Yıldırım yazdı...
Eskişehir’e “havacılık kenti” diyoruz. Bu unvanı haklı çıkaracak bir geçmişimiz, bir birikimimiz var. Hava Harp Okulu yaklaşık 15 yıl bu kentte hizmet verdi. Hava İkmal’den THK İnönü’ye, TUSAŞ’tan Sivrihisar’daki havacılık tesislerine kadar uzanan bir ekosistemden bahsediyoruz.
Alp Havacılık başta olmak üzere 30’dan fazla firma sektörde faaliyet gösteriyor. Anadolu Üniversitesi ile başlayan havacılık eğitimi bugün ESOGÜ Uçak Mühendisliği bölümüyle devam ediyor. Sektörü yakından takip eden herkes bu listeyi kolayca uzatabilir.
Ama gelin gerçeklere bakalım.
Sektöre ilgi ülke genelinde artıyor. Pilot başta olmak üzere her kademede nitelikli personele ciddi ihtiyaç var. Türkiye’nin havacılık hedefleri büyüyor, yeni uçaklar, yeni rotalar, yeni yatırımlar konuşuluyor.
Böyle bir dönemde Eskişehir’in bu işlerden giderek uzaklaştığını görmek hem üzücü hem de anlaşılmaz.
Haftada sadece bir gün uçuş izni var. Nedeni askeri trafik. Hocalar gitmiş. Uçuş eğitiminin olmazsa olmazı olan pratik imkanlar kısıtlanmış.
Sonuç ortada: Eskişehir yılda beş pilot yetiştiren bir havacılık kenti haline gelmiş.
Birkaç pilot çıkmış, son yıllarda bu sayı beşe yükselmiş. İşte bu kadar.
Yani “havacılık kenti” unvanı hala ağzımızda dolaşıyor ama bu unvanı taşıyan kent, yılda sadece beş pilot çıkarıyor.
40 yıl önce Yılmaz Büyükerşen’in başardığını bugün yapamıyoruz. O dönemde atılan adımlar, kurulan altyapı ve vizyonla Eskişehir havacılık eğitiminde önemli bir yere gelmişti. Bugün ise aynı kent, kendi mirasını koruyamıyor, geliştiremiyor.
Askeri trafiğin gölgesinde, hoca kaybıyla, kısıtlı uçuş imkanlarıyla yetinmek zorunda kalıyor.
Bu durum sadece bir eğitim sorunu değil.
Bu, vizyon kaybı.
Potansiyeli olan bir kentin kendi hikâyesini yazamaması. Havacılık sektörü büyürken, Eskişehir’in bu pastadan aldığı payın giderek küçülmesi demek.
Gençler pilot olmak istiyor, sektör eleman arıyor ama Eskişehir bu talebe cevap veremiyor.
Havacılık kenti olmak lafla olmuyor. Tesislerle, firmalarla, bölümlerle olmuyor. Uçuş izniyle, hocalarla, gerçek eğitim imkanlarıyla oluyor.
Bunlar yoksa geriye sadece “eskiden iyiydik” demek kalıyor.
Eskişehir’in havacılıkta hak ettiği yeri yeniden alması için ciddi bir irade gerekiyor. Aksi takdirde “havacılık kenti” ifadesi, her geçen yıl biraz daha boş bir slogana dönüşecek. Ve o zaman soracağız:
Havacılık kenti yılda beş pilot mu yetiştiriyor?
Cevabı herkes biliyor. Sorun, bu cevabı değiştirecek adımları atıp atmayacağımız.