2026 YKS yerleştirme sonuçları açıklandı.

Türkiye’nin dört bir yanında yüz binlerce evde aynı heyecan yaşandı. Kimi genç istediği üniversiteyi görünce sevindi, kimi beklemediği bir bölüme yerleşti, kimi ise bu yıl üniversiteye giremedi.

Eskişehir’de de önümüzdeki günlerde bildiğimiz manzaralar başlayacak.

Otogarda valizleriyle gelen gençler, ilk kez tek başına başka bir şehirde yaşayacak olanlar, ailesiyle ev arayanlar… Anadolu Üniversitesi’ni, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’ni ya da Eskişehir Teknik Üniversitesi’ni kazandığını öğrenip bu şehri araştırmaya başlayanlar…

Kimisi için Eskişehir tercih listesindeki bir şehirden ibaretti. Şimdi ise önümüzdeki dört-beş yılını, belki de hayatının en unutulmaz yıllarını geçireceği yer olacak.

Ama YKS sonuçları açıklandığında her yıl aynı şeyi de görüyoruz.

Bir ekran açılıyor, sonuç belgesi görüntüleniyor ve birkaç saniye içinde bazı evlerde sevinç, bazı evlerde sessizlik başlıyor.

Üniversite sınavını yalnızca bir eğitim basamağı olmaktan çıkarıp gençlerin hayatının tamamını belirleyen büyük bir hüküm haline getiriyoruz.

Oysa değil.

Elbette üniversite ve iyi bir eğitim önemli. İnsanın sevdiği mesleğe giden yolda doğru bölümü seçmesi de önemli. Ama 18 yaşındaki bir gencin birkaç saatlik sınavdaki performansının, onun gelecekte ne kadar başarılı olacağını belirlediğine inanmıyorum.

Milyonlarca genç; farklı hayatlar, yetenekler ve şartlarla aynı sınava giriyor. Sonunda ise hepsi bir sıralama listesinde yerini alıyor.

Benim itirazım sınava değil, bizim o sıralamaya yüklediğimiz anlama.

Çünkü çocuk bazen sonucuna bakıp üzülmeden önce annesinin ve babasının yüzüne bakıyor:

“Onları hayal kırıklığına uğrattım mı?”

Bence burada yetişkinlere büyük iş düşüyor.

Bir genç sınavı kazanamadığı için başarısız değildir. İstediği bölüme giremedi diye hayatı kaçırmış da değildir. Bir yıl daha hazırlanması gerekiyorsa hayatından bir yıl kaybetmiş sayılmaz.

Belki o bir yıl hayatının yönünü değiştirecek. Belki yerleştiği bölümden memnun kalmayıp başka bir alana yönelecek. Belki üniversitede okuduğu işi hayatı boyunca hiç yapmayacak.

Çünkü dünya bizim gençliğimizdeki dünya değil.

Bugün yapay zekâ, teknoloji ve otomasyon birçok mesleği dönüştürüyor. Bundan on yıl sonra hangi mesleğin ne kadar değerli olacağını kesin olarak söylemek giderek zorlaşıyor.

Bu yüzden çocuklarımıza sürekli “Hangi bölümü kazandın?” diye sormak yerine biraz da “Nasıl bir insan olmak istiyorsun?” diye sormamız gerekiyor.

Merak ediyor musun? Yeni şeyler öğreniyor musun? Başarısız olduğunda yeniden deneyebiliyor musun?

Bunlar da en az diploma kadar önemli.

Eskişehir’e gelecek gençler için de üniversite yalnızca kampüs demek değil. Bu şehirle ve insanlarıyla tanışmak, staj yapmak, çalışmak, üretmek ve kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrenmek demek.

Birçok genç burada ilk kez ailesinden ayrı yaşayacak. İlk kez kendi bütçesini yönetecek, yanlış kararlar verecek, belki başarısız olacak ve belki de ilk kez gerçekten ne istediğini anlayacak.

Üniversitenin değeri biraz da burada.

Sadece diploma vermesinde değil, insanı değiştirmesinde.

Bu nedenle Eskişehir’e bu yıl gelecek gençlere şunu söylemek isterim:

Bu şehri yalnızca derslere girip çıktığınız bir yer olarak görmeyin. Sokaklarını, kültürünü, insanlarını ve fırsatlarını tanıyın. Üniversite hayatını yalnızca diploma alınacak dört yıl olarak yaşamayın.

Çünkü birkaç yıl sonra geriye dönüp baktığınızda size en çok şey öğreten yer bazen sınıf değil, şehrin kendisi olacak.

Bugün sonuç ekranına bakıp sevinen gençler sevinsin. Bunun için çalıştılar ve önlerinde yeni bir hayat var.

Sonucuna bakıp üzülen gençler ise şunu unutmasın:

O ekranda yazan sonuç sizin kim olduğunuzu anlatmıyor. Sadece bu yıl girdiğiniz bir sınavın sonucunu gösteriyor.

Hepsi bu.

Belki biz yetişkinlerin de artık “Kaçıncı oldun?” yerine başka bir soru sormasının zamanı gelmiştir:

“Şimdi ne yapmak istiyorsun?”

Eskişehir’e yolu düşen gençlere de şimdiden hoş geldiniz.

Belki bugün sadece bir üniversite kazandığınızı düşünüyorsunuz.

Ama bazılarınız birkaç yıl sonra fark edecek:

Aslında bir şehir de kazandınız.