Bilgehan Tombul yazdı...

Büyükşehir Belediyesi geçtiğimiz günlerde bir toplantı düzenledi ve “2026 Eskişehir Yılı” kapsamında hayata geçirilecek projeleri kamuoyuna anlattı. Sunumlar yapıldı, başlıklar sıralandı, yapılacaklar maddeler halinde paylaşıldı.
Dinledim.
Ama toplantı bittiğinde aklımda tek bir soru kaldı: 2026 yılı için gerçekten bunlar mı yapılmalıydı?
Anlatılan projelerin büyük bir kısmı, bir kente zaten yapılması gereken, gecikmiş ya da olağan belediyecilik hizmetleri niteliğindeydi. Su depoları, parklar, altyapı düzenlemeleri, dijitalleşme adımları… Hepsi kıymetli, hepsi gerekli. Buna itirazım yok. Ancak mesele tam da burada başlıyor.
“2026 Eskişehir Yılı” dendiğinde benim zihnimde bambaşka bir tablo canlanıyor.
Türkiye’nin dört bir yanında “Eskişehir bu yıl ne yaptı?” sorusunun sorulduğu, diğer şehirlerin dönüp Eskişehir’i örnek aldığı, ulusal hatta uluslararası ölçekte konuşulan bir yıl hayal ediyorum. Kent vizyonunun öne çıktığı, kültürüyle, şehircilik anlayışıyla, yaşam modeliyle fark yaratan bir Eskişehir…
Oysa anlatılanlar, çoğu zaman “zaten yapılmalıydı” dediğimiz işlerin bir takvim içine yerleştirilmiş hali gibi duruyor.
Bir yılı “özel” yapan şey sadece projelerin sayısı değildir. O yılın bir hikâyesi, bir iddiası, bir iz bırakması gerekir. 2026, Eskişehir için yalnızca yatırımların anlatıldığı bir yıl mı olacak, yoksa başka şehirlerin de dönüp baktığı bir eşik mi?
Asıl mesele tam olarak bu.
Elbette altyapı olmadan vizyon olmaz. Elbette şehir büyürken temel ihtiyaçlar karşılanmalıdır. Ancak “Eskişehir Yılı” gibi iddialı bir başlık, sıradanın biraz daha üstünde olmalı diye düşünüyorum.
2026, Eskişehir’in sadece kendine anlattığı değil, başkalarına da kendini anlattığı bir yıl olmalı. Sadece yapılanların değil, neden farklı olduğunun konuşulduğu bir yıl…
Henüz vakit var. Bakalım 2026’yı gerçekten “Eskişehir Yılı” yapan ne olacak?