Yiğit Serhat Asan yazdı

Geçtiğimiz hafta Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde sahnelenen Hogwarts Sympho Show, sinema müziklerinin yalnızca dinlenen değil, yaşanan bir deneyime dönüşebileceğini bir kez daha hatırlattı. Fantastik evrenlerin hafızalara kazınmış temalarını, dev bir ekran önünde film sahneleri eşliğinde ve sahnenin tamamını kapsayan teatral bir atmosferle sunan bu gösteri, adını son dönemde sıkça duyduğumuz PRIME Orkestra'nın en dikkat çekici projelerinden biri.

Pandemi döneminde Ukrayna’da kurulan PRIME Orkestrası, kısa sürede geliştirdiği sahne dili ve anlatı formuyla özellikle Türkiye’de güçlü bir izleyici kitlesi edindi. Hogwarts Sympho Show da bu ilginin nedenini açıkça ortaya koyuyor. Program, Harry Potter evrenini merkezine alırken; Fantastik Canavarlar, Narnia Günlükleri, Karayip Korsanları ve Wednesday gibi farklı fantastik dünyalara da kapı aralıyor. Özellikle John Williams imzalı temaların canlı senfonik düzenlemelerle yeniden hayat bulması, salonda güçlü bir nostalji duygusu yaratıyor.

Ancak bu etkinliği benzer konserlerden ayıran asıl unsur, seyirciyle kurduğu ilişki. Gösteri başlamadan önce orkestra şefinin izleyicilere yaptığı “Bugün eğlenmeye geldiniz, içinizden geldiği gibi davranın” çağrısı, salonun genel ruh halini belirliyor. Hogwarts cübbeleri, şapkalar ve asalarla salona yayılan çocuklar; müzik devam ederken yerlerinde duramıyor, coşkularını saklama ihtiyacı hissetmiyor. İlginç olan şu ki, bu hareketlilik şovun ritmini bozmak yerine onu tamamlıyor. Sahnedeki enerji ile salondaki heyecan arasında doğal bir denge kuruluyor.

Yaklaşık bir buçuk saat süren gösteri boyunca, orkestranın arkasındaki dev ekranda filmden sahneler akarken; karakterlerin yapay zekâ destekli seslendirmelerle bölümler arası anlatım yapması, izleyiciyi sürekli olarak anlatının içinde tutuyor. Bu yönüyle Hogwarts Sympho Show, klasik bir konserden çok, canlı bir görsel-işitsel anlatı deneyimi sunuyor. Her yaştan izleyiciye hitap etse de, özellikle çocuklar ve çocuklu aileler için uzun süre hafızalarda kalacak bir etkinlik olduğunu söylemeliyim.

Gösterinin bir diğer dikkat çekici yanı ise etkinlik sonrası boyutu. Konser sonunda toplanan bağışların ve fuaye alanındaki satışlardan elde edilen gelirin, Ukrayna’ya ambulans desteği olarak iletildiği bilgisi paylaşılıyor. Bu da PRIME Orkestrası’nın yalnızca sahnede değil, sahne dışında da güçlü bir duruş sergilediğini gösteriyor.

Orkestranın turne planları ise Hogwarts Sympho Show ile sınırlı değil. Önümüzdeki dönemde farklı film müziklerinin yanı sıra Metallica ve Michael Jackson gibi müzik tarihine damga vurmuş isimlere adanan senfonik projeler de programda yer alıyor. Görünen o ki PRIME Orkestrası, sinema ve popüler müzik hafızasını senfonik anlatıyla buluşturmaya devam edecek.

Kısacası Hogwarts Sympho Show, adının etrafında oluşan ilgiyi fazlasıyla hak eden; müzik, sinema ve sahne gösterisini tek bir potada eriten güçlü bir deneyim. Fantastik dünyalara yolu bir kez düşmüş olanlar içinse, bu konser yalnızca bir etkinlik değil, kısa süreli bir geri dönüş kapısı.