Hasan Polatkan Havalimanı’nda yıllardır aynı cümle yankılanıyor: İç hat uçuşları ne zaman başlar? Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin işlettiği, 3 bin metrelik pistiyle geniş gövdeli uçakları bile kaldırabilecek bu havalimanı, dış hatlarda Brüksel’e, hac ve umre seferleriyle Medine ve Cidde’ye hizmet verirken, tarifeli iç hat konusunda hala sessizliğini koruyor.
ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan’ın arkadaşımız Seren Çatalçam’a yaptığı açıklamalar tartışmaya önemli katkı sundu.
Adnan Hoca “Buradan atlıyorsunuz, hızlıca İstanbul’a gidebiliyorsunuz. 1 saat 15 dakikada Ankara’ya gidebiliyorsunuz. Ankara’ya, İstanbul’a uçak kaldırmanın anlamı yok” dedi.
Kuşkusuz Rektör Hoca haklı… Yüksek hızlı tren, bu iki büyük kente karşı uçağın rekabet şansını neredeyse sıfırladı.
Zaman, maliyet ve konfor açısından tren çok daha avantajlı. Peki, Eskişehir hangi yöne uçmalı? Özcan’ın önerdiği rota net: İzmir, Antalya ve Bodrum…
Yaz turizmi, tatilci akını ve iş seyahatleri düşünüldüğünde bu üç destinasyon mantıklı. Eskişehir’in öğrenci ve genç nüfusu, Ege ve Akdeniz’e doğrudan uçuş talep ediyor. Aynı şekilde Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Van ve Trabzon da masada…
Özellikle Van hattı dikkat çekici…
Ağrı’ya yakınlığı ve Eskişehir’de yaşayan Doğu Anadolu kökenli nüfusun yoğunluğu nedeniyle aile ziyaretleri ve memleket bağlantısı güçlü bir potansiyel oluşturuyor. Kamuoyunda ise istek listesi biraz daha geniş: KKTC, Van, Trabzon, Gaziantep, Bodrum ve İzmir…
İzmir’e de hızlı trenle ulaşım mümkün olacak. Bence bu listeden İzmir’i de çıkarmalıyız.
KKTC’ye doğrudan sefer, hem turizm hem de soydaş bağlantısı açısından anlamlı. Trabzon ve Gaziantep ise Karadeniz ve Güneydoğu ile bağı güçlendirecek. Bu rotaların ortak özelliği şu: Trenle rekabet etmiyorlar.
Mesafe uzun, karayolu yorucu, uçak ise gerçekten zaman kazandırıyor.
Sorun teknik değil, ticari. Havalimanı altyapı olarak hazır. Üniversite yönetimi de “iç hatlara açığız” diyor. Ancak havayolu şirketleri doluluk oranı, slot ve karlılık hesabı yapıyor.
Eskişehir’in bir milyon civarındaki nüfusu ve çevre illerin potansiyeli bazı noktalar için yeterli olabilir. En azından bunu denemeliyiz…
Bu arada Zafer Havalimanı deneyimi de hala akıllarda…
Geçmişte denenen kısa süreli iç hat seferleri de sürdürülebilir bulunmamıştı. Yine de talep bitmiyor. Milletvekilleri Meclis’te soru önergeleri veriyor, basın yazıyor, vatandaş sosyal medyada ses yükseltiyor.
Eskişehir, “Biz de uçmak istiyoruz” diyor.
Ama hangi yöne? Cevap aslında netleşiyor: İstanbul ve Ankara’yı hızlı trene bırakıp, Ege’ye, Akdeniz’e, Doğu’ya ve KKTC’ye bakmak… İzmir-Bodrum-Antalya üçlüsü turizm ve iş için, Van-Trabzon-Gaziantep aile ve memleket bağı için, KKTC ise özel bir bağ için öncelikli olabilir.
Havalimanı hazır, rektör net, halk istekli…
Sıra artık havayollarında ve karar vericilerde. Eskişehir’in gökyüzü hala boş. Ne yana uçacağımız, sadece bir sefer meselesi değil; şehrin ulaşım vizyonunun da göstergesi olacak.