“Hukuku, yine hukukçular mahvediyor.”

Şehrimizin Eskibağlar Mahallesinde, haller bölgesi diye bildiğimiz bölgeye canlılık katan Grande Arte otelin nasıl bir siyasi tuzağa kurban edildiğini uzun zamandır takip ediyorum. Yargılama aşamasında olması sebebiyle uzun zamandır kaleme almak istediğim ama etik olarak alınmaması gerekir diyerek ertelediğim bir konuydu. Yakın zamanda hizmete kapatılan otel, istinaf mahkemesinde verilen kararla hizmete yeniden açıldı.  Otelin hizmete açılmış olması “SADECE” birilerini rahatsız etmiş olacak ki oteli siyasi malzeme haline getirme çalışması Eskişehir basınında yerini almaya başladı. Böylesine hukuk tanımayan ve çirkin söylemleri saygıyla karşılamak mümkün değil.

Neden mi?

KAMUOYUNU DOĞRU BİLGİLENDİRMEK GEREKİYOR DA ONDAN.

KİŞİLERİN İŞLERİNE GELDİĞİ GİBİ BİR BİLGİLENDİRME DEĞİL.

 

Süreci her şeyiyle bir irdeleyelim. Buyurun;

Sözde Yenibağlar Mahallesinde oturan bir yurttaşımıza bir gün aniden bir vahiy geliyor. Kendi bölgesinde hizmet veren bir otelin ruhsat konusunda bir takım usulsüzlüğün olabileceğine kanaat getirip, dava açma kararı alıyor. Yollara koyuluyor. Az gidiyor, uz gidiyor. Şehirde yana yakıla bu işe bakacak İDEALİST  - ÇEVRECİ avukat arıyor. Sonra yolu meşhur bir avukatla kesişiyor. Başlıyor bölgesindeki, bölgesindeki diyorum çünkü ikamet ettiği mahalleyle otelin konumundaki mahalle farklı, otelin durumunu anlatmaya. Duyarlı vatandaşımız ne olursa olsun bu davayı açacağını, açılmazsa rahat uyuyamayacağını; bu otelin kapanmasını, aslında yerin kamulaştırma amacına uygun bir şekilde tahsis edilmiş olması halinde kurulacak belediye hizmet alanından faydalanabileceği belirtiyor. Bu otelin kendi bölgesinde olması mahalle sakinimize çok acı vermiş demekki. Dava dilekçesi hazırlanıyor. İdare mahkemesinde dava açılıyor. 

Davanın konusu nedir? 

Eskibağlar Mahallesindeki Grande Arte Hotel için Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca düzenlenen 14/09/2021 tarih ve 2960 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali..

Davanın ilk aşamasında yerel mahkeme otelin kapanması gerektiğine kanaat getirip davayı sonlandırıyor. Sonrasında belediye tarafından istinafa götürülen dava, istinaf mahkemesinden istinaf başvurusunun kabulü şeklinde sonuçlanıyor. Otel yeniden hizmete açılıyor.

Dava başından sonuna kadar ilginç bir sürü olaya tanıklık ediyor.  İlginç yanlarından bir tanesi davayı açan tarafın sosyal ve kültürel alanlardan yeteri oranda yararlanamamasını ileri sürerek davayı açması ve bir de ruhsatın hukuka aykırı olduğunu iddia etmesi. 

HUKUK, SİYASETE KURBAN EDİLİYOR. OTELDEN EVİNE EKMEK GÖTÜREN YÜZLERCE KİŞİ MAĞDUR EDİLİYOR.

·         Dava konusu otel için işyeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan ve söz konusu yerin kullanım amacını "Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel Tesisler Alanı" olarak belirleyen 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarına göre verilen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinin plan fonksiyonuna aykırı olduğunu ortaya koyan bir mahkeme kararı yok. Davaya konu edilen otelle ilgili olarak verilen yapı ruhsatı ile yapı kullanma izin belgesinin, idarece iptal edilme gibi bir durumu söz konusu değil. Yani ortada geçerli bir yapı kullanım izin belgesi mevcut. Bunun böyle olduğu bilinmesine rağmen otelin bir hırsla siyasi emellerine kurban edilmek istenmesi hukukun siyasete kurban edilmesi anlamına geliyor. Bunu kabul etmek mümkün değil. 

·         Hatta şöyle de ilginç bir durum var. Bizim DUYARLI MAHALLE SAKİNİMİZ, davayı açtıktan hemen sonra başka bir mahalleye taşınıyor. Yapılan araştırmada bu kişinin başka bir ilde kaydı çıkıyor. Hatta Eskişehir’de hiçbir taşınmazına rastlanılmıyor. Bizim MAHALLE SAKİNİ, deyim yerindeyse birden kayboluveriyor. Hani oturduğu yerde sosyal donatı alanlarında oturacaktı, eğlenecekti, çimenlerde koşturup oynayacaktı! 

Düzmece bir oyun yarıda kalıyor ve mahalle sakinimiz sanki görevini tamamlamış gibi ortadan kayboluyor. O kadar önemli bir olay ki; İstinaf yargıçlarından birisinin istinaf kararına mahalle sakininin kaydının olmamasından dolayı şerh düştüğü, bu durumun bile başlı başına kararın incelenmemesi için yeterli bir durum olduğunu BELİRTEREK ESASINA GİRMEDEN BİLE DAVANIN EHLİYET YOKLUĞUNDAN REDDİNE karar verilmesi gerektiğini belirtiyor.  

BUNLARI BİLE BİLE HALA SOSYAL MEDYADA ALGI YARATMAYA ÇALIŞANLARI BU ŞEHİR AFFETMEZ. 

 

Hani kurguyu iyi yapsaydınız da uydurduğunuz mahalle sakini, dava devam ederken kendi bölgesinde oturmaya devam etseydi. Acaba mahalle sakinimiz vicdan azabı çekiyor mudur?

Size önerim; ufuk açıcı senaryolarınızı, kapatmaya çalıştığınız Grande Arte’nin altında yer alan Lenore Cafe’de yapmanızı öneriyorum. Leziz tatlıları ve çikolataları var.