Cihan Yıldırım yazdı...
Siyaset arenası, fikirlerin çarpıştığı, vizyonların yarıştığı bir mecra olmalı. Ancak son günlerde Eskişehir'den yükselen sesler, bu arenayı bir hakaret ringine dönüştürme tehlikesi taşıyor.
CHP Tepebaşı İlçe Başkanı ve Avukat Tevfik Yıldırım, AK Parti Milletvekili Nebi Hatipoğlu'nu hedef alan sert bir paylaşım yaptı.
Yıldırım, Hatipoğlu'nu "Eskişehir’e dair tek bir somut katkısı olmayan, bu kente bir çivi bile çakmamış birinin... tam bir hadsizliktir" sözleriyle eleştirdi.
Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birini yöneten Hatipoğlu’nun Eskişehir’e katkılarını başka yazıya bırakıyorum.
Bu ifadeler, siyasi tartışmanın sınırlarını aşan, kişisel saldırıya dönüşen bir üslup örneği. Oysa Yıldırım'ın mesleği avukatlık… Hukukta bildiği gibi, "esası usül belirler" ilkesi, neyin nasıl söylendiğinin içeriği kadar önemli olduğunu hatırlatır.
Genç bir politikacı olarak Tevfik Yıldırım'ın enerjisi ve tutkusu takdir ediyorum.
CHP'nin Tepebaşı'ndaki temsilcisi olarak, partisinin değerlerini savunmak onun hakkı ve görevi.
Ancak Hatipoğlu'na yönelik bu yakışıksız sözler, sadece rakibini değil, Yıldırım'ın kendi imajını da zedeliyor.
Siyaset, eleştiriyle beslenir ama sertlik, hadsizlik ithamları ve kişisel aşağılamalarla değil.
Hatipoğlu'nun Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'a yönelik eleştirilerine yanıt vermek yerine, doğrudan "hadsizlik" damgası vurmak, tartışmayı kısır bir döngüye sokuyor.
Unutmayalım ki, Eskişehir gibi bir kentte siyaset yapanlar, aynı şehrin havasını soluyor, aynı sorunlarla boğuşuyor. Bu tür çıkışlar, halkın gözünde tüm siyasetçileri aynı torbaya koyuyor: Kavgacı, uzlaşmaz ve verimsiz.
Hukukçu kimliğiyle Yıldırım'a bir hatırlatma yapayım: Mahkeme salonlarında bile, en ateşli tartışmalarda usul kuralları çiğnenirse dava kaybedilir.
Siyasette de aynı…
Esas olan, fikirleri savunmak; usul ise bunu saygı ve nezaket çerçevesinde yapmak. Yıldırım'ın bu çıkışı, belki anlık bir öfke patlaması, belki de gençliğin verdiği coşku. Ama uzun vadede, bu üslup ona zarar verir. Vatandaşlar, liderlerden çözüm ve açıklama bekler, hakaret değil.
Tevfik Yıldırım, siyasette kalıcı olmak istiyorsa kelimelerini tartmalı. Eleştirilerini somut verilere, projelere dayandırmalı.
Rakibini küçük düşürmek yerine, kendi vizyonunu büyütmeli.
Hatipoğlu'nun katkılarını sorgula, ama bunu "çivi çakmamış" gibi aşağılayıcı ifadelerle değil, kanıtlarla yap.
Unutma, siyaset bir maratondur; kısa vadeli zaferler için uzun vadeli itibarını riske atma.
Eskişehir'in geleceği, nezaketli ve yapıcı tartışmalardan geçer. Umarım bu olay, senin için bir dönüm noktası olur ve daha olgun bir üsluba evrilirsin. Zira genç politikacılara ihtiyacımız var, ama akıllı olanlarına…