Sağlık turizmi, Türkiye’nin en büyük döviz girdilerinden biri haline geldi. Bir hastanın şehre gelişiyle başlayan zincirleme ekonomik katkı, sadece tedaviyle sınırlı kalmıyor; otelci, restoran, ulaşımcı, hediyelik eşyacı ve hatta taksi şoförü dahil herkes kazanıyor.
Ülke kasasına taze döviz giriyor. İşte tam da bu yüzden Eskişehir’in bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirmesi gerekiyor.
Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal’ın dikkat çektiği örnek, konunun özeti niteliğinde. Belçika’nın Anvers şehrinden gelen Said Sordo, ilk tedavi için Eskişehir’de iki hafta kaldı. Tedavisi bitince şehri o kadar beğendi ki, tekrar gelip dört gece daha konakladı.
Şehir kazandı, esnaf kazandı, ülke kazandı. Bu, tek bir hastanın hikâyesi ama binlercesinin yaşanması mümkün. Eskişehir, diş tedavisi, fizik tedavi, termal imkanlar ve genel sağlık hizmetlerinde Avrupa standartlarında altyapıya sahip.
Kaliteli doktorlar, modern klinikler ve uygun fiyatlar, özellikle Belçika, Almanya, Fransa gibi ülkelerden hasta çekme potansiyelini çok yüksek kılıyor.
Türk kökenli Avrupalılar zaten bu hizmetleri tercih ediyor; bir de yerel Avrupalıları katarsak rakamlar katlanabilir. Ancak büyük bir eksik var: Uçak!
Hasan Hüseyin Köksal’ın isabetli tespitiyle, “Avrupa’ya hizmet verecek alt yapımız var ama havalimanı yok” diyoruz.
Hasan Polatkan Havalimanı sınırlı seferlerle çalışıyor. Köln ve Lyon gibi kritik Avrupa şehirlerine doğrudan uçuş bulunmuyor. Aktarmalı gitmek hasta için yorucu, pahalı ve caydırıcı oluyor. Oysa Antalya ve İzmir’de charter seferlerle sağlık turizmi nasıl patladıysa, Eskişehir’de de aynı model uygulanabilir.
Ticaret Odası, Sanayi Odası, Büyükşehir Belediyesi ve siyasilerimize büyük görev düşüyor.

SunExpress, Corendon, TUI gibi düşük maliyetli havayollarıyla anlaşmalar yapılabilir. Köln ve Lyon hattında düzenli veya charter seferler başlatılabilir.
Bu, sadece sağlık turizmini değil, şehrin genel turizmini de canlandırır. Sağlık turizmi, “hasta getir, para kazan” mantığından öte, şehrin tanıtımı ve insan odaklı bir kalkınma modelidir.
Said Sordo gibi misafirler, tedavi sonrası şehri gezip severek dönüyor ve ülkelerine olumlu mesajlar taşıyor. Bu, en etkili reklamdır.
Eskişehir’in elindeki fırsatı kaçırmaması lazım. Altyapı hazır, kalite var, talep var. Eksik olan tek şey, kararlı bir adım ve uçak. Sağlıklı bir turizm için uçak şart! Yetkililer, lütfen bu çağrıyı duymazdan gelmesin.