Zamanın ne kadar hızlı aktığını anlamak için takvimlere bakmaya gerek yok, Hamamyolu Caddesi’ndeki insan seline, İki Eylül Caddesi’ndeki telaşlı adımlara ve Taşbaşı Çarşısı’ndan yükselen o tanıdık bayram şekeri kokusuna bakmak yeterli. Evet, Eskişehir yine bildiğimiz, özlediğimiz o klasik Kurban Bayramı öncesi tatlı koşturmacasının içine girmiş durumda.
Her bayram öncesi yerel basında görmeye alışık olduğumuz o meşhur "Çarşı pazarda iğne atsan yere düşmüyor" manşetleri, bu yıl da şehrimizin gerçeği. Esnaf vitrinleri süslemiş, tezgahlara lokumlar, şekerler dizilmiş; vatandaş ise en uygun bütçeyle bayram geleneğini yaşatmanın derdinde. Ekonomik şartlar ne olursa olsun, Eskişehirlilerin o köklü bayram kültürünü koruma isteği, çarşıdaki kalabalığın canlılığından kendini açıkça belli ediyor.
Peki, şehir olarak biz bayrama hazır mıyız?
Tüm Eskişehirlilerin, sevdikleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu ve hoşgörü dolu bir Kurban Bayramı geçirmesini dilerim.