Cihan Yıldırım yazdı...

Tepebaşı, çeyrek asrı aşkın süredir Ahmet Ataç’ın adıyla anılıyor. 1999’dan beri belediye başkanlığı koltuğunda oturan, sadece 2004’te kısa bir ara verip beşinci dönemine giren Ataç, 79 yaşında artık ‘dönem sonu’ tartışmalarının odağında…

Son yıllarda belediyenin borç stoku, arsa satışları ve özellikle Mayıs 2026’da patlak veren yolsuzluk operasyonu (görevi kötüye kullanma iddiaları, tutuklamalar, sahte faturalar, iddialar) Ataç’ı ve yönetimini epey yıprattı.
CHP de genel olarak zor bir süreçten geçiyor. 2029 yerel seçimlerinde Ataç aday olur mu, yoksa görevini bırakır mı bilinmiyor; ama işinin zor olduğu aşikar…

Peki, Ataç sonrası Tepebaşı ne olur?

Meclis içinden başkan seçimi senaryoları bir yana, asıl soru 2029’da sandık başına gidildiğinde kim kazanır? Bana göre klasik “parti gücü” ile bu ilçeyi almak artık mümkün değil.

Tepebaşı’nı partiden ziyade aday kimliği kazanacak.

Çünkü Ataç, partisinin ötesinde bir “Tepebaşı markası” haline geldi.

DSP’den başlayıp CHP’ye geçişine rağmen, seçmen nezdinde “Ataç’ın Tepebaşı” algısı var. Uzun süre yönetimde kalmanın getirdiği hem olumlu hem olumsuz birikim, ilçenin sosyo-ekonomik dokusuyla iç içe geçmiş durumda.

Bu mirası ne CHP ne de rakip partiler kolayca devralabilir.

Tepebaşı, Eskişehir’in en büyük ve dinamik ilçelerinden biri. Eğitimli, orta-üst kesimlerin yoğun olduğu, genç nüfusu ve değişen beklentileriyle ‘klasik belediyecilik’ yetmiyor.

Borç, imar sorunları, yollar, temizlik ve son operasyondaki iddialar gibi olumsuzluklar birikince, seçmen ‘değişim’ arayışına girebilir. Ama bu değişimi sırf “AK Parti gelsin” ya da “başka parti gelsin” diye değil, güven veren, tanınan, yerel kökleri olan bir isim üzerinden yapacak.
2029’da CHP içinde Ataç’ın yerini alacak bir isim çıkarsa (belki genç, dinamik, temiz bir profil), parti avantajını koruma şansı olur. Ama o isim

Ataç’ın karizmasını ve yerel network’ünü taşıyamazsa, iş zorlaşır.

AK Parti ise yıllardır deniyor, 2024’te bile yüzde 36-37 bandında kaldı. Tek başına yetmiyor; güçlü bir aday ve iyi bir yerel anlatı şart.
Asıl kritik nokta şu: Tepebaşı’nı bağımsız ya da partilerüstü bir profil de alabilir.

Yerel siyasetin giderek kişiselleştiği bir dönemde, Ataç gibi “ilçenin babası” imajı yaratabilecek, esnafıyla, mahalleleriyle, gençleriyle bağ kurmuş, temiz geçmişi olan, vizyonu olan biri öne çıkarsa partilerin rengi soluk kalır.

Seçmen “Ataç gitti, parti de gitsin” demeyebilir; “Tepebaşı’na sahip çıkacak adam/kadın kim?” diye sorar.

Özetle, Ahmet Ataç sonrası Tepebaşı’nı hiçbir parti garantileyemez.

Kazanan, doğru zamanda sahaya süreceği doğru aday olur. O aday kim olacak? Henüz erken. Ama şurası net: Tepebaşı sandığı, 2029’da partilerden çok kişilere bakacak. Ataç dönemi bitse de ‘Ataç etkisi’ bitmeyecek; yeni dönemin mimarı, bu etkiyi iyi okuyanı olacak.