Cihan Yıldırım yazdı...

Eskişehir’e “havacılık kenti” demek, abartı değil; neredeyse bir asırlık bir gerçeğin kısa ifadesidir. 1926’da, Cumhuriyet’in henüz toparlanmaya çalıştığı yıllarda Eskişehir Tayyare Tamirhanesi’nin (bugünkü 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü’nün) kurulmasıyla başlayan hikâye, bugün motor üretiminin kalbi, askeri üssü, üniversite havalimanı ve binlerce nitelikli istihdamıyla devam ediyor. Bu birikimin üzerine Teknofest gibi bir festivalin oturması, hem şehir hem de ülke havacılığı için doğal bir sonraki adım gibi duruyor.

Tarih burada sadece nostalji değil. Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” sözünün pratikte karşılık bulduğu ilk büyük merkezlerden biri Eskişehir’di. Hava Harp Okulu’nun eğitimine burada başlandı, havacılık tıbbının temelleri atıldı, jet çağında ise 1. Ana Jet Üssü ve bakım fabrikası Türk Hava Kuvvetleri’nin teknik omurgasını oluşturdu.

100. yılını geride bırakan bu altyapı, hâlâ uçak ve motorların fabrika seviyesi bakımını, modernizasyonunu yapıyor. Yani şehir, sadece “uçakları gören” değil, onları ayakta tutan, onaran ve geliştiren bir yer.

Sanayi tarafı daha da çarpıcı. TEI’nin 1985’te buraya yerleşmesiyle Eskişehir, Türkiye’nin motor şehri haline geldi. Uçak ve helikopter motor parçalarından montajına, testinden bakımına, milli motor programlarına kadar geniş bir yelpazede üretim yapıyor; uluslararası programlara da katkı veriyor.

Alp Havacılık’ın Sikorsky ve F-35 gibi platformlara parça üretmesi, Coşkunöz, Savronik ve onlarca yan sanayi firmasının varlığı, ESAC çatısı altındaki kümelenmeyle birleşince ortaya ciddi bir ekosistem çıkıyor. Yaklaşık 9.500 kişi bu alanda çalışıyor. Bu, sadece istihdam değil; aynı zamanda Teknofest’in ihtiyaç duyduğu mühendis, teknisyen ve girişimci kitlesinin zaten burada olduğu anlamına geliyor.

Eğitim boyutu ise şehri rakiplerinden ayırıyor. Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, devlet üniversiteleri arasında pilot yetiştiren tek yer olarak biliniyor. Üstelik kampüsün içinde, dünyada ilk lisanslı üniversite havalimanı unvanını taşıyan Hasan Polatkan Havalimanı var.

Öğrenciler gerçek pistte, gerçek kulede ve gerçek hangarda eğitim görüyor. THK İnönü Eğitim Merkezi ise sivil havacılığın, planörün ve gençlerin gökyüzüyle tanıştığı bir merkez. Meslek liseleriyle TEI’nin teknisyen okulu iş birliği de işin tabanını güçlendiriyor. Teknofest’in yarışmaları, stantları ve atölyeleri için hazır bir insan kaynağı burada.

Tüm bunlar bir araya geldiğinde Eskişehir’in Teknofest’i “bekliyor” olması tesadüf değil. Festival, gençleri havacılığa ve teknolojiye çekmek, yerli üretimi görünür kılmak, firmalarla öğrencilerin buluşmasını sağlamak için düzenleniyor.

Eskişehir ise zaten bu işi yüzyıldır yapıyor; sadece daha büyük bir sahneye ihtiyacı var. Motor üretim tesislerinin yakınında, üniversite havalimanının gölgesinde, askeri üssün deneyimi ve sivil havacılık merkezlerinin enerjisiyle bir Teknofest, hem şehir hem de ülke için güçlü bir vitrin olabilir.

Elbette lojistik, güvenlik ve altyapı meseleleri var. Ama 100 yıllık birikimi, binlerce kişilik istihdamı ve eğitim altyapısı olan bir kentin bu işi kaldırabilecek kapasitesi de var.

Eskişehir, havacılık kenti olmayı slogan olarak değil, üretim, bakım, eğitim ve kümelenmeyle kanıtladı. Şimdi sıra, o birikimi Teknofest’in coşkusuyla daha geniş kitlelere ulaştırmakta. Beklemek yetmez; artık konuşmanın zamanı geldi.