Cihan Yıldırım yazdı...

Erken genel seçim tartışmaları sürerken, asıl acil olan yerel seçimdir.

Yerel seçimlerin ardından yaşananlar, temsil, adalet ve milli irade kavramlarını ciddi şekilde zedeledi. Hapisteki belediye başkanları, fikir değiştiren meclis üyeleri, parti değiştirenler ve “ikna” yoluyla oluşan yönetimler ortalığı iyice karıştırdı. Bu karmaşa yalnızca sandıkla çözülür.

Yerel seçimlerden sonra tablo netleşti: Büyükşehirler büyük ölçüde CHP’de kalırken, ilçelerde Yeni Parti’ye geçişler, bağımsızlar ve AK Parti’ye yönelmeler yaygınlaştı. CHP’de kalanlar ile Yeni Parti’ye geçenler, bağımsız takılanlar arasında keskin ayrışmalar yaşandı.

Özellikle “ikna” ederek oluşturulan yönetimler, seçmenin sandıkta verdiği iradeyi fiilen değiştirdi. İddialar, pazarlıklar ve geçişler, “milletin verdiği karar”ın şu veya bu şekilde değiştirildiğini gösteriyor.

Hiç umursamadan yapılan CHP’den AK Parti’ye geçişler, yerel demokrasinin en temel unsuru olan temsil mekanizmasını sakatladı.

Önümüzdeki günlerde bu karmaşanın daha da artacağı neredeyse kesin.

AK Parti’nin İstanbul hamlesi konuşulurken, Türkiye’nin ve dünyanın en büyük kentlerinden biri olan İstanbul’un vekâletle yönetilmesi kabul edilemez.

Bir dünya kentinin, seçilmiş iradesinin yerine vekâlet sistemiyle idare edilmesi, hem idari hem de demokratik açıdan sürdürülemez bir durumdur. Hapisteki başkanlar, değişen meclis çoğunlukları ve belirsiz ittifaklar, yerel yönetimleri fiilen işlevsiz hale getirme riski taşıyor.

Milli irade, sandıkta tecelli eder.

Seçimden sonra yapılan geçişler, pazarlıklar ve “ikna” süreçleri, o iradeyi zayıflatır. Adalet ve temsil duygusu zedelendiğinde, seçmenin güveni de sarsılır.

Erken genel seçim tartışmaları önemli olabilir; ancak yerel yönetimlerdeki bu yapısal bozulma, doğrudan vatandaşın günlük hayatını, hizmetlerini ve demokratik temsilini etkiliyor. Bu nedenle öncelik, yerel seçimlere verilmelidir.

Çözüm bellidir: Acilen erken yerel seçim yapılmalıdır.

Bu karmaşayı, iddiaları, vekâlet tartışmalarını ve değişen çoğunlukları ancak yeniden sandığa giderek netleştirmek mümkündür.

Seçmen, iradesini tazeleyecek; meşruiyet yeniden tesis edilecektir. Aksi halde, mevcut belirsizlik ve tartışmalar hem yerel yönetimi hem de demokratik süreci daha da yıpratacaktır.

Sandık, en temiz ve en adil çözümdür.

Erken yerel seçim, hem temsil krizini hem de meşruiyet tartışmasını sona erdirmenin en doğru yoludur.