29 Ekim, senenin en güzel günü. Çünkü Cumhuriyet’in yıl dönümü.
Sokaklarda dalgalanan bayraklar, balkonlardan sarkan kırmızı beyaz renkler, çocukların ellerinde gururla taşıdığı Türk bayrakları…
Cumhuriyet’i anlatmak için bazen uzun uzun cümleler kurmaya gerek yok. Süleyman Demirel’in şu sözleri, belki de her şeyi en yalın hâliyle anlatıyor:
“Eğer bana ‘Cumhuriyet nedir?’ diye sorarsanız, size cevabım şudur: ‘Cumhuriyet benim işte!’ İslamköy'den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, cumhuriyettir. Cumhuriyet budur. Bunu Büyük Atatürk'e borçluyuz.”
Bir insanın doğduğu yerin, ailesinin imkânlarının ya da hayata hangi koşullarda başladığının geleceğini belirlememesi…
Elbette Cumhuriyet yalnızca bir köyden çıkıp ülkenin en yüksek makamına ulaşabilmek demek değil. Bir çocuğun geleceğini umutla kurabilmesi, bir gencin emeğinin karşılığını alabilmesi, bir kadının kendi hayatına dair kararlar verebilmesi, herkesin eşit haklarla ve özgürce yaşayabilmesi demek. Bunların yalnızca birer temenni olarak kalmaması için de hepimiz sorumluluk almalı, üzerimize düşeni yapmalıyız.
Bugün her şeyin kusursuz olduğunu söyleyemeyiz. Bir ülkeyi sevmek, onun eksiklerini görmezden gelmek değildir. Daha iyisini istemeli, haksızlıklar karşısında sessiz kalmamalı, adaletin ve eşitliğin herkes için geçerli olması için çaba göstermeliyiz. Cumhuriyet’i kutlamak kadar, ona sahip çıkmalı ve değerlerini gelecek nesillere aktarmalıyız.
Çünkü Cumhuriyet’in asıl anlamı yalnızca geçmişte kazanılanlarla sınırlı değil. Bizden sonra gelecek çocuklara nasıl bir ülke bırakacağımızı da düşünmeliyiz. Onların hayallerini gerçekleştirebildiği, kendilerini güvende hissettiği, emeklerinin karşılığını alabildiği bir ülke için çalışmalıyız.
Dileğim daha huzurlu, daha adil, daha umutlu bir Türkiye. Çocukların geleceğinden korkmadığı, gençlerin hayallerinden vazgeçmediği, kadınların ve erkeklerin eşit fırsatlara sahip olduğu, hiç kimsenin kendini değersiz ya da geride bırakılmış hissetmediği bir ülke…
29 Ekim, senenin en güzel günü. Çünkü bugün yalnızca bir bayramı değil, bağımsızlığımızı ve kendi geleceğimizi belirleme hakkımızı kutluyoruz. Bize emanet edilen Cumhuriyet’i korumalı, değerlerini yaşatmalı ve onu daha ileriye taşımalıyız.
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!