Cihan Yıldırım yazdı...
Eskişehir 18 yıl önce seri katil dehşeti yaşamıştı
Afyon’da hepimizi derinden yaralayan ölümler yaşandı. Katil, Eskişehir’de yakalandı. Ölenlerin hikayesi geldikçe daha da üzülüyoruz. Yarım kalan masum hayatlar… Geride kalanlara sabır diliyorum.
Benzer bir olayı yıllar önce Eskişehir’de yaşadık…
2008 yılının ocak ayıydı… Eskişehir, şehrin sakin mahallelerinden birinde yaşanan aile katliamıyla sarsıldı. Esentepe Mahallesi’nde yaşanan olaylar, kısa süre içinde ‘seri cinayet’ olarak anılmaya başladı.
Çünkü fail, üç gün arayla peş peşe dört kişiyi hayattan koparmıştı…
29 yaşındaki Ömer Korkar, önce kayınbiraderi Mehmet Çetin Şengül’ü berber koltuğunda ensesinden vurarak öldürdü. Üç gün sonra ise ölen kişi için başsağlığı ziyaretlerinin sürdüğü kayınpederinin evini bastı.
Taziye evi kalabalıktı…
Hatta polis koruması altındaydı… İddia o ki; polisin bir an evden uzaklaşmasıyla katil taziye evine dalmıştı…
Ömer Korkar, bere ve gözlük takıp topal taklidi yaparak kılık değiştirmiş, kapıyı ‘ben polisim’ diyerek açtırmıştı. Polisleri atlatmak için yaşlı kadın kılığına girdiği de ifade edilmişti…
İçeri girdiğinde eşi Ayşe Korkar ile kayınvalidesi Hamiyet Şengül’ü öldürdü, kayınpederi Metin Şengül’ü ağır yaraladı. Metin Şengül daha sonra hastanede hayatını kaybetti.
Aile, boşanma süreci nedeniyle tehdit altındaydı. Korkar’ın daha önce gasp ve yaralama sabıkası vardı, psikolojik tedavi görüyordu.
Olayın ardından mahkemede “Azrail kulağıma hepsini öldür dedi, ben de öldürdüm” diyecekti.
Adli Tıp ise cezai sorumluluğunun tam olduğunu rapor etti.
Olayın en dikkat çekici anlarından biri, o dönemki Eskişehir Emniyet Müdürü Savaş Yücel’in müdahalesi oldu. Kalabalık evde yeni bir can kaybını önlemek için Korkar’ı ikna etti, teslim olmasını sağladı ve linç riskine karşı kendi makam aracına bindirerek emniyete götürdü.
Yücel, çelik yelek giymeden katille pencere önünde görüşmüştü.
Savaş Yücel, polisin mahallede sürekli koruma altında tuttuğunu, zanlının ise arka sokaklardan dolaşarak içeri girdiğini açıklamıştı.
Bu olay seri katil tanımına pek uymuyor… Boşanma husumeti ve aile içi şiddetin kanlı bir şekilde patladığı bir aile katliamıydı. Yine de o günlerde Eskişehir’de yarattığı korku ve dehşet hissi gerçekti.
Taziye evi basılması, kılık değiştirilerek polisin atlatılması ve bir il emniyet müdürünün bizzat ikna ederek teslim alması, olayı hafızalarda uzun süre tutan ayrıntılar oldu.
Yine bu olayda taziye evinin basılmasına eleştiri getiren basın, emniyet tarafından tepki gördü. Yücel’in basına tavrı protesto edildi. O günlerde kentte sekiz gazete çıkıyor. Yedi tanesi ‘ihmalin faturası basına’ manşetiyle çıkmıştı. Sonraki yıllarda böyle toplu ve ortak manşet olmadı. Öncesinde de pek duymadım.
Afyon olayı, Eskişehir’de muhabir olarak bizzat yaşadığım bu olayı hatırlattı. Benzerlerini yaşamamak dileğiyle her iki olayda da vefat edenlere rahmet diliyorum.