Cihan Yıldırım yazdı...
Eskişehir Sanayi Odası, 1 Kasım 1968’de Ticaret ve Sanayi Odası’ndan ayrılarak bağımsız bir kimlikle yolculuğuna başladı.
58 yılı geride bırakan bu köklü kurum, şehrin üretim kültürünün, istihdamının ve ihracat gücünün en önemli çatısı oldu.
2018’den bu yana başkanlığını yürüten Celalettin Kesikbaş, üyelerin güveniyle üçüncü dönemine girdi. Tek adaylı seçimde tazelediği güven, odaya dört yıl daha hizmet edeceğini gösteriyor.
Bu süre zarfında ESO’nun “proje fabrikasına” dönüşmesi, uluslararası ödüllere layık görülmesi ve Vizyon 2030 hedefini somut adımlarla desteklemesi, sanayi odasının gerçekten emin ellerde olduğunu ortaya koyuyor.
Kesikbaş döneminde odanın en dikkat çekici dönüşümü, yeşil ve dijital ikiz dönüşüme odaklanması oldu.
ESO Model Fabrika ve Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimi üzerinden yürütülen çalışmalarla 100’ün üzerinde firmada yalın üretim ve dijital dönüşüm olgunluk analizleri tamamlandı.
Katılımcı işletmelerde yüzde 70’in üzerinde verimlilik artışı, yüzde 20’ye varan karbonsuzlaşma başarıları kaydedildi.
Son dört yılda AB, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, TÜBİTAK ve diğer kurumlardan sağlanan 4,5 milyon avronun üzerindeki kaynak, üyelerin rekabetçiliğini güçlendirmek için kullanıldı.
Yeşil Yakalı Akademisi ile 200’ün üzerinde yeşil yakalı lider yetiştirildi; 50’den fazla üye TÜBİTAK, BEBKA ve AB desteklerinden yararlandı. Bu çalışmalar, Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu’nun Büyük Oda kategorisinde birincilik ödülüyle taçlandı. Çin’den Avustralya’ya uzanan 27 ülkenin yarıştığı platformda Eskişehir’in üretim iradesi ve dönüşüm kapasitesi tescillendi.
Üye sayısı son yıllarda neredeyse üç katına çıkarak 1500’ü aştı. Eskişehir sanayisi yıllık yaklaşık 9-10 milyar dolar ciro ve 4,5-4,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken, kentin GSYH’sinde sanayinin payı yüzde 44 seviyelerine yükseldi.
Her üç kişiden birinin ailesinin geçimini üretimden sağladığı bir şehirde, odanın üyeleriyle birlikte 90 bin kişilik istihdamı da temsil ettiğinin bilinciyle hareket edildi.
UR-GE projeleriyle makine-metal işleme ve yapı malzemeleri sektörlerinde ihracat kapasitesinin artırılmasına yönelik somut adımlar atıldı.
Teknolojik dönüşüm, küresel rekabet ve nitelikli ihracat, yeni dönemin de öncelikleri arasında yer alıyor.
Vizyon 2030 ile Eskişehir’in “teknoloji denildiğinde akla ilk gelen sanayi şehri” haline getirilmesi hedefleniyor.
Kurumsal sürdürülebilirlik açısından dikkat çeken bir diğer adım ise Adalar bölgesinde yükselen ESO Plaza.
İnşaatı devam eden proje tamamlandığında odaya düzenli bir gelir kaynağı sağlayacak; hesaplamalara göre aylık 4-5 milyon lira potansiyeli bulunuyor.
Bu gelirin yalnızca oda bütçesine değil, genç girişimcilere ve şehir fonu benzeri mekanizmalara aktarılabileceği yönündeki vizyon, odanın sadece bugünü değil geleceği de planladığını gösteriyor.
Paylaşımlı ofisler, ticari alanlar ve iş dünyasını bir araya getirecek merkez niteliği, Eskişehir sanayisinin ulusal ve uluslararası görünürlüğünü artıracak.
Kesikbaş, seçim sonrası açıklamalarında önceki dönemlerde elde edilen başarıların yeni dönemin temeli olduğunu, sanayicilerin zorlu koşullarda üretim ve istihdamı koruma mücadelesine layık olunacağını vurguladı. Üniversite-sanayi iş birliği, mesleki eğitim modelleri, toplumsal dönüşüm ve ortak akıl vurgusu, odayı yalnızca bir meslek örgütü olmaktan çıkarıp şehrin kalkınma aktörüne dönüştürdü.
58 yıllık miras, bilimin rehberliğinde ve sanayicinin emeğiyle geleceğe taşınırken, üçüncü dönem “emin ellerde” ifadesini en somut biçimde doğruluyor.
Eskişehir’in üretim azmi dünyaya duyurulmaya devam ederken, oda bu yolda güvenilir bir pusula olmayı sürdürüyor.