Cihan Yıldırım yazdı...

Ayşe Ünlüce’nin yeni partisine geçtiği günden beri en çok konuşulan şey “yol arkadaşlığı”ydı. Kimlerle yürüyecek, kimleri geride bırakacak, kiminle aynı kareye girecek… Partisini değiştiren her siyasetçi için bu sorular sorulur.

Ünlüce ise bu soruları cevaplamaya bile gerek duymadan, cezaevi kapılarında kendi cevabını verdi.

Dün Tarsus Cezaevi’ndeydi. Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i ziyaret etti.

Aynı gün Seçer’in eşini de ziyaret etti, orada Zeydan Karalar ve Mansur Yavaş ile bir araya geldi.

Paylaşımında “dayanışma” dedi, “bir an önce özgürlüğüne kavuşsun” dedi. Seçer CHP’li. Ünlüce artık değil.

Bu ziyaret tek başına okunabilir belki.

Ama Ünlüce’nin cezaevi rotasına biraz daha yakından bakınca tablo netleşiyor. Nisan 2025’te Silivri’deydi.

Ekrem İmamoğlu’nu, diğer tutuklu belediye başkanlarını, bürokratları ziyaret etmişti. Temmuz 2025’te yine Silivri’deydi.

Yine İmamoğlu, yine Hasan Akgün, yine sağlık durumu nedeniyle özellikle konuşulan Murat Çalık…

Hepsi CHP’li. Hepsi o dönemde hala “partimiz” dediği isimler.

Şimdi ise yeni partisinde. Yeni yol arkadaşları var. Yeni söylemleri var. Ama cezaevi ziyaret listesinde hâlâ eski partisinin belediye başkanları var.

Yeni Partili bir belediye başkanını, bir yol arkadaşını, bir “yeni dönem” ismini cezaevinde ziyaret ettiğine dair tek bir kayıt yok.

Belki yoktur, belki de henüz olmamıştır. Ama olan, görünen, fotoğraflanan ve paylaşılansa Vahap Seçer’dir.

Siyasette “herkesi geçmek” diye bir tabir vardır. Ünlüce bu tabiri fiilen uygulamış görünüyor.

CHP’den ayrılırken geride kimseyi bırakmamış. Ayrıldığı partinin tutuklu belediye başkanlarını ziyaret etmeye devam ediyor. Bir yandan yeni partisinde, bir yandan eski partisinin cezaevi kapısında.

İki tarafta da “dayanışma” diyebiliyor.

Belki de asıl mesele budur.

Partiler değişir, rozetler değişir, gruplar değişir. Ama bazı isimler için cezaevi kapısı hâlâ aynı kapıdır.

Ayşe Ünlüce, o kapıdan içeri girerken kimin rozetini takmış olduğuna bakmıyor gibi duruyor. Bakmıyorsa da söyleyecek bir şey yok.

Bakıyorsa da, “herkesi geçti, geride kimseyi bırakmadı” demek en doğrusu olur.