Bu film, izlediğim macera filmleri arasında benim için ilk sıralarda gelir. Filmin yönetmen koltuğunda, aynı zamanda başrolünde de usta oyuncu Ben Stiller (Walter Mitty) bulunmakta.
Filmimiz macera, komedi ve romantik temaları bir arada içeren; yer yer fantastik sahneleri gördüğümüz, oldukça eğlenceli ve akıcı bir yapım. Size biraz konusundan bahsedeyim.
Walter, bir dergide negatif film arşivi amiri olarak çalışır. Dergiye basılacak olan fotoğrafların negatif halleri önce Walter’a gelir ve Walter da bunları işleyerek baskıya hazır hâle getirir. İşi gereği çalışma ortamında çoğunlukla yalnız olan Walter, biraz kendine dönük ve sakin bir karakterdir. Hayatı belli bir rutinde ilerleyen Walter’ın düzeni, çalıştığı derginin kapatılacağı ve çalışanların işten çıkarılacağı haberini almasıyla bir anda değişir. Ancak Walter’ın yerine getirmesi gereken son bir görevi vardır: Derginin fotoğrafçısı Sean’ın yolladığı negatif filmler içerisinden “25” numaralı kareyi derginin kapak fotoğrafı yapmak. Fotoğrafların neredeyse hepsi yerinde olsa da Walter, bir türlü “25” numaralı fotoğraf karesini bulamaz. Telefon gibi teknolojik aletleri kullanmak yerine daha çok yalnızlığı tercih eden ve hâlâ filmli fotoğraf çeken Sean’a ulaşmak ve bu fotoğrafı ortaya çıkarmak için Walter’ın yalnızca bir haftası vardır. Walter da diğer fotoğraf karelerinden küçük ipuçları yakalayarak yola çıkar ve Sean’a ulaşmaya çalışır. İşte filmin asıl macerası da tam burada başlar. Daha önce hayatı boyunca büyük riskler almamış, rutin bir yaşam sürmüş olan Walter; bir anda kendini hiç alışık olmadığı bir yolculuğun içinde bulur. İzlanda’dan Himalayalar’a uzanan bu yolculuk boyunca karşılaştığı insanlar, yaşadığı zorluklar ve başına gelen sürpriz olaylar, Walter’ın hem dünyaya hem de kendisine bakışını yavaş yavaş değiştirir.
Ben filmi ilk olarak vizyona girdikten birkaç sene sonra izlemiştim. Geçenlerde yaptığım bir tren yolculuğunda tekrar izleme fırsatı bulunca, bu filmi sizlerle paylaşmak istedim. Sanıyorum kendim de fotoğrafla ilgilendiğim için filmin ana karakteri Walter’a karşı ayrı bir içtenlik hissettim.
Başına gelen talihsiz olay karşısında risk almak dışında başka bir şansı kalmayan Walter’ın harekete geçmesi ve belki de yalnızca birkaç gün içerisinde ömründe hiç olmadığı kadar özgür ve maceracı olması gerçekten etkileyici bir dönüşüm. Yolculuk boyunca başına gelen zorlu ama bir o kadar da eğlenceli durumlar, her ne kadar kurgusal olduğu bilinse de aslında hayatın çok da uzağında değil. Bu yönüyle film, özellikle gezgin ruhlu ve maceraperest genç izleyiciler için küçük bir ilham kaynağı olabilir. Bazen insanın, kusursuzca yapılan planlar yerine “o an” aldığı “en fazla ne olabilir ki” kararına ve küçük bir cesaret anına ihtiyacı vardır. Walter’ın hikâyesi de bana tam olarak bunu hatırlattı.
Filmde olaylar tamamen Walter’ın etrafında döndüğü ve yalnız yaşadığı için neredeyse hiç yardımcı karakter kullanılmaması, izleyiciyi gerçekten film içerisinde Walter gibi hissettiriyor. Özellikle macera dolu sahnelerde ve bazı manzara sahnelerinde verilen o “yalnız” hissiyat, duygunun seyirciye geçmesi ve ana karakteri hissetmesini kuvvetlendiriyor. Özellikle hikâyesi sebebiyle genç arkadaşlarıma tavsiye ettiğim bu film, teknik açıdan da oldukça başarılı ve yaratıcı bir yapıya sahip. Filmde kullanılan renk paleti, mekân seçimleri, karakter tasarımları ve tabii ki görsel efektler izlerken dikkati sürekli canlı tutuyor ve seyirciyi filmin atmosferine kolayca dahil ediyor. Özellikle doğa manzaralarının kullanıldığı sahnelerde sinematografinin oldukça etkileyici olduğunu söylemek mümkün.
Ayrıca film yalnızca bir macera hikâyesi anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda modern hayatın insanı nasıl rutinlere hapsettiğini ve bazen bu rutinin dışına çıkmanın ne kadar dönüştürücü olabileceğini de hatırlatıyor.
Kısacası The Secret Life of Walter Mitty, izleyene hem keyifli bir macera sunan hem de insanın içindeki keşfetme isteğini küçük de olsa harekete geçiren bir film.
Özellikle macera filmi severler, fotoğraf tutkunları ve gezmeyi seven gençler için mutlaka izleme listelerine eklenmesi gereken bir yapım.