Cihan Yıldırım yazdı...
Eskişehir’in dünyaca ünlü tatlıcısı Hafız Mustafa’nın sahibi Avni Ongurlar, 23 Nisan’da sadece şeker dağıtmadı; çocuklara umut dağıttı… Gündoğdu’daki Ali Fuat Cebesoy Ortaokulu’nda Mithat Körler konseriyle küçük kalplerde büyük izler bıraktı.
Ama Ongurlar’ın hikâyesi bir konserle sınırlı değil. Bu, yıllardır süren sessiz, samimi ve derin bir yolculuğun sadece bir halkası.
Kızılyer’de annesi adına yaptırdığı okul, onun hayırseverliğinin en somut nişanesi…
Fakat Ali Fuat Cebesoy Ortaokulu’ndaki çabası bambaşka bir boyut taşıyor. Burada sadece boya-badana, sıraları yenileme ya da sınıfları donatma yok. Ongurlar, maddi imkânları kısıtlı ailelerin çocuklarına “Hayat hep böyle gitmeyecek” mesajını veriyor.
Çalışmanın, okumanın, çabalamanın kapıları nasıl açtığını bizzat anlatıyor, motive ediyor, örnek oluyor. Okuldaki öğretmenler, veliler ve çocuklar artık aynı cümleyi kuruyor…

Hayatımız ikiye ayrılıyor: Avni Ongurlar’dan önce ve sonra…
“Önce” dönemi; imkânların sınırlı olduğu, ufkun daraldığı, hayallerin kolayca kırıldığı bir dönemdi.
“Sonra” dönemi ise umudun filizlendiği, başarının mümkün olduğuna inanıldığı, birilerinin kendilerini gördüğünü hissettikleri dönem.
Bir iş insanının, sadece para değil, zaman, emek ve samimiyet koyarak yarattığı değişim bu. Çocuklar artık ders çalışırken “Bir gün ben de…” diyebiliyor. O cümledeki üç nokta, Avni Bey sayesinde daha uzun ve daha aydınlık.
Eskişehir’de hayırseverlik geleneği yok değil. Ama Avni Ongurlar’ın yöntemi farklı.
O, tatlıcılık yaparken hayatı da tatlandırıyor. Ürettiği lokumlar gibi yumuşak, ama etkisi kalıcı.
Okul koridorlarında gezerken bir çocuğun gözlerindeki ışıltı, onun için en büyük kâr. O çocuklardan birileri yarın bilim insanı, sanatçı, girişimci olacak ve “Her şey Ali Fuat Cebesoy Ortakolu’nda bizimle ilgilenen o adamla başladı” diyecek.
Avni Ongurlar, “sosyal sorumluluk projesi” diye sunmuyor yaptıklarını…
O, insanlık görevi yapıyor. Annesi adına okul yaptırması da tesadüf değil; köklerine, değerlerine bağlı bir evlat olarak, emaneti en doğru yere bırakıyor.
Eskişehir’e böyle iş insanları, böyle gönül insanları lazım. Çünkü bir şehrin geleceği, okullarındaki çocuklara nasıl sahip çıkıldığıyla belirlenir. Avni Bey, o çocuklara sadece konser, sadece yenilenmiş sınıflar değil; inanç veriyor.
“Sen de başarabilirsin” diyor.
Ve çocuklar inanıyor…
İşte tam da bu yüzden diyorlar: Hayatımız ikiye ayrılıyor…
Avni Ongurlar’dan önce ve sonra. Teşekkürler Avni Bey. Eskişehir’in çocukları sizin sayenizde daha umutlu yarınlara yürüyor.