Cihan Yıldırım yazdı...

Cem Yılmaz’ın Av Mevsimi’ndeki meşhur repliklerinden biri de; Sen hayatında hata mı gördün lan! Çevremde bazıları “Yeni Parti / CHP amma karıştı haa” diyor. Evet, CHP’den ayrılan Yeni Parti’nin ilk günlerinde yaşanan karmaşa gözlerden kaçmıyor.

Ayşe Ünlüce ne yapacak? Kim istifa edecek, belediye başkanları geçmeli mi, ne zaman geçmeli, Kazım Kurt erken mi istifa etti, gidenler kalanlar, Talat Yalaz’ın Yeni Parti’deki durumu…

Hepsi merak konusu ve her biri ayrı bir kriz konusu olabilir…

Parti henüz kuruluş aşamasındayken bile bu kadar çok soru işaretinin gündeme gelmesi, sürecin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor.

Oysa 25 yıl önce, tam bugünlerde Eskişehir’de AK Parti’nin il teşkilatını kurmak isteyenler çok daha zorlu bir süreçten geçmişti. Parti’nin genel siyaset içindeki durumunu başka bir yazıya bırakayım. Askerler, yargı, medya, STK’lar, iş dünyası…

Milli Görüş’ün ana partisinden ayrılan Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları, sıfırdan bir yapı inşa ederken benzer ama çok daha çetin engellerle karşılaşmıştı.

Pek çok kişi AK Parti’nin il ilk başkanı olarak Osman Yüksel’i biliyor ama gerçek öyle değil!

Kurucu İl Başkanı olarak düşünülen ilk kişi Eyüp Erkut’tu… Dönemin Eskişehir Birlik Vakfı Başkanı… 20 Eylül 2001’de Genel Başkan Recep

Tayyip Erdoğan’ın elinden kurucu il başkanı mazbatasını aldı. İl Başkanı olarak atanan Eyüp Erkut, tam 24 saat sonra ‘ben yapamayacağım, bu sorumluluğun altına giremeyeceğim’ diyerek mazbatayı teslim etmişti.

Bu durum ‘kırılgan’ bir süreçten geçen camianın morallerini bozmuştu.

Şadi Doğruyol, Niyazi Çapa, Muhittin Yıldırım, Münip Durceylan, Hüseyin Gürol, Hasan Tuç ve Hacı Murat Berk gibi isimler ortaya atıldı.

Sonra Osman Yüksel ismi gündeme geldi… Osman Yüksel, o dönem ANAP İl Yönetim Kurulu Üyesiydi. Sonraki günlerde istifa etti. Anavatan

Partisi Eskişehir Milletvekili İbrahim Yaşar Dedelek, Yüksel’i ikna etmek için çok çaba harcadı. Ama sonuç alamadı… Yüksel, AK Parti üyesi oldu.

Yüksel’in bu dönem maddi ve manevi pek çok baskı ve tehdide maruz kaldığı biliniyor. Başta ticari hayatı olmak üzere her yolla üzerinde baskı kurulmuştu. Sonuçta Refah’ın, Milli Görüş’ün ‘devamı’ partiye il başkanı oluyordu.

Bin yıl sürecek 28 Şubat’ın etkin olduğu yıllardı!

Günün sonunda Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Osman Yüksel’e Eskişehir teşkilatını kurma görevini verdi. Yine Hasan Tuç’un Merkez İlçe Başkanlığı da ayrı bir hikaye konusu…

25’nci yılını kutlamaya hazırlanan AK Parti’nin ilk günlerini hatırlatmak için ideal günler…

Demem o ki; siyasetin nereye gideceğini kimse bilemez… AK Parti’yi kuranlar bile 25 yıl iktidarda kalırız diyemezdi. Özgür Özel ve Ekrem

İmamoğlu’nun Yeni Parti’si, yeni bir yolculuğa çıktı. Milletin tepkisini kestirmek zor… CHP’nin ne yapacağını bilmek zor… Yakın siyasi tarihimiz bize seçmenin her şeyi yapabileceğini gösterdi! Cem Uzan’ın yüzde 7’si, Ecevit’in yüzde 1’i… Yüzde 58’lik 12 Eylül 2010 halk oylaması, 12 Eylül sonrası siyasi yasaklar kalksına verilen yüzde 50,1’lik destek… Osman Bölükbaşı’ndan Cem Boyner’e… örnekler çoğaltılabilir…

Bugün Yeni Parti’nin yaşadığı “kim geçecek, kim kalacak, ne zaman istifa edilecek” tartışmaları, 25 yıl önceki o zorlu kuruluş sürecinin yanında neredeyse hafif kalıyor. AK Parti, o günlerde hem iç istişare krizleri hem de dış baskılar altında, adım adım ve büyük bir dirençle inşa edilmişti. Yeni Parti’nin de benzer bir sabır ve kararlılıkla yol alıp alamayacağı ise zamanla görülecek.

Not: Bu yazıda haberötesi.com.tr’deki makaleden faydalanılmıştır.