Eskişehir’de ulaşım denildiğinde çoğu zaman tramvay hatları, otobüs seferleri ve kent merkezindeki yoğunluk konuşuluyor. Ancak şehrin bazı mahallelerinde ulaşım sorunu, birkaç dakikalık trafik sıkışıklığından çok daha büyük bir mesele haline gelebiliyor.
Çamlıca Mahallesi de bu mahallelerden biri.
Kent merkezinden Çamlıca’ya ulaşmak isteyen vatandaşlar için mesafe kadar önemli olan başka bir sorun daha var: seferlerin yetersizliği.
Bir yere ulaşabilmek için öncelikle o bölgeye düzenli ve yeterli sayıda toplu taşıma seferinin bulunması gerekiyor. Sefer aralıklarının uzaması ise vatandaşın günlük planını doğrudan etkiliyor. İşe giden, okula yetişmeye çalışan, hastaneye veya herhangi bir resmi kuruma gitmek zorunda olan vatandaş için beklemek yalnızca birkaç dakikalık bir gecikme anlamına gelmiyor.
Bazen bir otobüsü kaçırmak, bir sonraki seferi uzun süre beklemek demek.
Çamlıca, Eskişehir’in gelişen ve nüfusu artan bölgelerinden biri. Yeni konutların, sitelerin ve yerleşim alanlarının ortaya çıkmasıyla birlikte mahallede yaşayan insan sayısı da doğal olarak artıyor.
Ancak nüfus artarken toplu taşıma imkanlarının aynı ölçüde gelişip gelişmediği sorusu ortada duruyor.
Bugün Çamlıca’da yaşayan bir vatandaşın kent merkezine ulaşmak için yaptığı yolculuk, yalnızca otobüste geçen süreden ibaret değil. Durağa ulaşmak, otobüsü beklemek, gerekiyorsa aktarma yapmak ve dönüşte aynı süreci tekrar yaşamak zorunda kalabiliyor.
Bu durum özellikle sabah ve akşam saatlerinde daha da önemli hale geliyor.
Toplu taşıma hizmeti, bir şehrin en temel belediye hizmetlerinden biri.
Çünkü herkesin özel aracı yok. Herkes taksi kullanabilecek ekonomik güce sahip değil. Özellikle öğrenciler, yaşlılar, emekliler ve sabit gelirle geçinen vatandaşlar için toplu taşıma çoğu zaman tek seçenek.
Bu nedenle bir mahallenin ulaşım imkanlarını değerlendirirken yalnızca “otobüs var mı?” diye bakmak yeterli değil.
Asıl soru şu:
Vatandaşın işine, okuluna, hastanesine veya şehir merkezine ulaşabilmesi için seferler yeterli mi?
Bir mahallede toplu taşıma aracının bulunması ile o mahallenin gerçekten ulaşılabilir olması aynı şey değil.
Ulaşım sorunlarının belki de en fazla göz ardı edilen tarafı, vatandaşın kaybettiği zaman.
Günde işe gidip gelen bir vatandaş düşünelim.
Sabah uzun süre otobüs bekliyor, ardından yolculuk yapıyor. Akşam dönüşte yine aynı bekleme süresiyle karşılaşıyor. Bu süre her gün birkaç dakikadan fazla olabiliyor.
Haftalar ve aylar sonunda ortaya çıkan tablo ise ciddi bir zaman kaybı.