Cihan Yıldırım yazdı...

Haydar Çorum, 2019’da DSP’den Mihalıççık Belediye Başkanı seçildiğinde birçok kişi için sürpriz olmuştu. Yüzde 50 civarı oy alarak kazandığı o seçimden sonra beş yıl boyunca gerçekten verimli bir dönem geçirdi.
2024 yerel seçimlerinde de yine aynı oranda destekle yeniden başkan seçildi.
DSP’nin Millet İttifakı içinde yer aldığı süreçte, Çorum’un yolu biraz dolambaçlı olsa da sonuç ortada… İlçe halkı onu iki kez tercih etti. Aslında hikaye 2019 öncesinde başlamıştı. CHP’den adaylığı gündeme gelmiş, ancak ittifak hesapları gereği Mihalıççık İyi Parti’ye bırakılmıştı.
Haydar Çorum, bunun üzerine DSP’den aday yapılmış/olmuş ve seçimi kazanmıştı.
Aradan geçen yıllarda CHP’liler birkaç kez onu partilerine davet etti ama Çorum bu teklifleri kabul etmedi. Son günlerde ise aynı kesimden gelen eleştiriler sertleşti. Oysa Çorum, eleştirilen değil, takdir edilmesi gereken bir profil çiziyor.
Bir ilçe belediyesi başkanı için ‘vizyon’ kelimesini kullanmak çoğu zaman abartı gibi gelebilir. Ama Haydar Çorum söz konusu olduğunda bu kelime yerli yerine oturuyor.
Yaptığı işler, projeler ve gayret, Mihalıççık’ın çok ötesinde bir vizyon taşıyor.
Sadece rutin belediye hizmetleriyle yetinmiyor; ilçesine daha fazla imkan kazandırmak için her türlü yolu, her türlü fırsatı değerlendiriyor. Bu yaklaşım, birçok büyük bütçeli belediyenin başkanı için bile imrenilecek bir tutum.
Peki neden bu kadar eleştiri?
CHP çevrelerinden yükselen sesler, Çorum’un “Ankara’da Cumhur İttifakı, Eskişehir’de Millet İttifakı” gibi bir denge politikası izlediğini iddia ediyor. Bunu “yanlış” ya da “ikiyüzlülük” olarak sunmaya çalışıyorlar.
Oysa mesele çok daha basit…
Haydar Çorum, önceliğini ilçesine hizmet olarak belirlemiş bir belediye başkanı. Hangi ittifaktan olursa olsun, Mihalıççık’a fayda sağlayacak her kapıyı çalıyor, her imkanı değerlendiriyor.
“Ya tamamen bir tarafta ol ya da diğerinde” dayatması, özellikle küçük bir ilçede yaşayan vatandaşlar için lüks bir tartışma. Halkın ihtiyacı olan yol, su, altyapı, sosyal proje… Bunlar parti rozetiyle yapılmıyor.
Asıl mesele, Çorum’un ortaya koyduğu performansın bazılarını rahatsız etmesi gibi görünüyor.
Büyük büyük bütçelerle yönetilen belediyelerde bile benzer seviyede iş üretemeyenler, bir ilçe başkanının bu kadar etkili ve gayretli olmasını hazmedemiyor.
“Onun kadar iş yapamayanlar kıskanıyor mu?” sorusu burada devreye giriyor.
Çünkü başarı, özellikle de rakibin veya ötekinin başarısı, bazı kesimlerde öfke ve eleştiri refleksi yaratıyor. Haydar Çorum’un hikayesi aslında yerel siyasetin en güzel örneklerinden biri olabilir…
Parti aidiyetinden önce halka hizmet, ideolojik kutuplaşmadan önce somut icraat. İki seçimde de halkın yaklaşık yüzde 50’sinin desteğini almak, hele hele bu destek partiler arası ittifak oyunlarına rağmen geliyorsa, tesadüf değil.
Bu, vatandaşın “Hangi partiden olursa olsun, iş yapanı tercih ederim” mesajıdır. Eleştiriler yersiz görünüyor. Çünkü ortada somut bir tablo var… Verimli beş yıl, yeniden seçim zaferi ve ilçesine adanmış bir başkan.
Kıskançlık varsa, asıl sorgulanması gereken budur…
Mihalıççık gibi küçük bir ilçede bile bu kadar iş başaran bir belediye başkanını takdir etmek yerine, ‘ittifak tercihi’ üzerinden vurmaya çalışmak, siyasetin kalitesini düşürüyor.
Sonuç olarak, Haydar Çorum’un yaptığı işler konuşsun… Projeleri, vizyonu ve gayreti ortada… Onun kadar iş yapamayanların öfkesi veya kıskançlığı, ne Çorum’u ne de Mihalıççık halkını bağlar. Hizmet devam ettiği sürece, gerisi laf kalabalığıdır.