Cihan Yıldırım yazdı...
Derdimizin, armudun sapı üzümün çöpü değil de… Yolun çukuru parkın otu oldu bugünler de.
Anlıyorum. CHP'nin devasa dertleri var.
Ve biliyorum ki siyasetçilerin ilginç bir huyu var. Kendi gündemini, herkesin gündemi sanar. Kendi derdiyle herkesin dertlenmesini bekler.
Bugün CHP'nin neredeyse tüm aktörleri "mutlak butlan" tartışmasına kilitlenmiş durumda. Genel merkez, il başkanları, milletvekilleri, belediye başkanları...
Neredeyse CHP'li, tüm aktörler aynı dosyanın içinde hapsolmuş amma velakin biz çukura çarpıyor, otların içinden yürüyor, ağzımıza girecek olan sineklerle el yardımı ile mücadeleye etmeye çalışıyoruz.
Biliyorum, CHP'nin devasa dertleri arasında bizimkisi mesele değil ayıp ediyoruz! Ancak madem bunları yazarken utanmadık devam edelim o halde.
Kentte hayat devam ediyor.
Çukurlar büyüyor.
Parkların otları uzuyor.
Kentler biz sıradan insanların gündelik alışkanlıklarından kurulmuş mekanlardır. Her sabah aynı kaldırımdan yürüyen, aynı parklarda oturanlardan ibarettir.
Yerdeki çöp binlerce derdi olan vatandaşa bir dert daha ekler.
Belediye bu küçük insanların küçük sorunlarına çözüm arayan kurumlardır esasında.
Vatandaş için siyaset, kurultay salonunda yaşanmaz. Lastiğinin girdiği çukurda, ayakkabısına dolanan otta yaşanır.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, katıldığı bir televizyon programında CHP'nin krizden çıkış yolu olarak "Bu süreçte herkes kendi görevini layıkıyla yerine getirmeli." demişti.
Belki de son haftalarda kulağıma gelen en yalın, en dürüst, en anlamlı, kıvamlı ve namuslu cümle bu oldu.
Siyaset, insanın dikkatini tek bir noktaya kilitleme eğiliminde olsa da belediyecilik tam tersidir; aynı anda yüzlerce küçük meseleyle ilgilenebilmeyi gerektirir
Elbette anlıyorum CHP büyük bir felaket yaşıyor. CHP'li aktörler kendini bu felaketin içinde görmeleri elbette normal. Ancak küçük sorumlulukların ertelenmesinin bu felakete hiç bir katkısı olmayacağı da aşikar.
Kurultaylar, davalar, delegeler, mahkemeler...
Hepsi önemlidir.
Ama bunların hiçbiri, sabah işe giderken kırılan bir amortisörü telafi etmez. Ya da elle girişilen sinekle mücadeleyi.
Siyaset olağanüstü zamanlarda şaha kalkar. Büyük cümleler kurulur, büyük öfkeler, umutlar üretilir.
Kent ise olağan günlerde, olağan beklentilerle yaşar.
Eskişehir bugün mutlak butlan tartışmasının bitip bitmemesiyle pek ilgilenmiyor
Fakat, çukurun kapanması, otun biçilmesi hayatidir.
Puanlama CHP içinde kim kazanacağıyla yapılmayacak, o çukuru kimin kapatacağı ile hesaplanacak.
Kent yönetiminin başarısı, siyasi sadakatte ya da parti içi tarafgirlikle ölçülmez diye düşünüyorum. Günlük hayatımı sürdürmemi sağlıyor musun eyvallah. Ötesi ne beni ne de Eskişehirliyi ilgilendirmiyor diye düşünüyorum.