Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, şehrin ve bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri. 10 katlı ana binası yıllardır yoğun bir şekilde hizmet veriyor.
Ancak “yıllardır” kelimesi burada kritik bir uyarıya dönüşüyor. Maraş depremlerinin ardından tüm Türkiye’de olduğu gibi Eskişehir’de de kamu binalarının deprem güvenliği sorgulanır hale geldi.
ESOGÜ Tıp Hastanesi de bu tartışmanın merkezine oturdu ve sonunda güçlendirme kararı alındı.
Ne var ki bu karar, sorunun kalıcı çözümünden ziyade palyatif bir tedbir gibi duruyor.
Güçlendirme çalışmaları sırasında hastane kapasitesinin önemli ölçüde düşeceği, ameliyathanelerin, polikliniklerin ve servislerin bir bölümünün devre dışı kalacağı konuşuluyor.
Bu da hastalar, hasta yakınları ve sağlık çalışanları için ciddi sıkıntı demek.
Randevu kuyrukları uzayacak, acil servis yükü artacak, eğitim ve araştırma faaliyetleri sekteye uğrayacak. Üstelik güçlendirme sonrası bina ne kadar “güvenli” hale getirilirse getirilsin, 10 katlı eski bir yapının yeni nesil bir hastane binasıyla aynı standartlarda olamayacağı da açık.
Oysa çözüm çok daha mantıklı ve ulaşılabilir bir noktada: Kampüs içinde yeni hastane binası için uygun alan mevcut.
Yeni bir bina yapılmasının avantajları aşikâr:
• Deprem yönetmeliğinin en güncel gereklerine göre sıfırdan tasarlanacak bir yapı, mevcut binanın güçlendirilmesinden çok daha yüksek güvenlik sunar.
• Modern hastane mimarisiyle hasta konforu, enfeksiyon kontrolü, hasta güvenliği ve personel ergonomisi baştan planlanabilir.
• Eğitim ve araştırma hastanesi kimliğine yakışır teknolojik altyapı (hibrit ameliyathaneler, akıllı sistemler, enerji verimliliği vb.) entegre edilebilir.
• Mevcut bina güçlendirilirken yaşanacak kaos ve kapasite kaybı önlenmiş olur.
• Uzun vadede maliyet etkin bir yatırım olur; çünkü güçlendirme sonrası birkaç yıl içinde yine tartışmaların gündeme gelme ihtimali yüksek.
Sağlık altyapısı, “idare edelim” mantığıyla yürütülecek bir alan değildir. Özellikle bir üniversite hastanesinde deprem riski varken “güçlendirelim, idare eder” yaklaşımı kabul edilemez.
ESOGÜ Tıp, sadece Eskişehir’in değil, çevre illerin de referans merkezidir. Burada verilecek hizmetin kalitesi ve güvenliği binlerce insanın hayatıyla doğrudan ilgilidir.
Yetkililerden, üniversiteden ve milletvekillerinden beklentimiz nettir: Güçlendirme yerine yeni bir eğitim ve araştırma hastanesi binasının projelendirilmesi ve inşasına başlanması. Bu hem bilimsel bir zorunluluk, hem de Eskişehirlilere verilecek en büyük güvencedir.
ESOGÜ Tıp için yeni bina isteniyor.
Çünkü Eskişehir ve bölgesi daha iyisini hak ediyor.
Çünkü deprem gerçeğiyle yüzleşip kalıcı çözümler üretmek zorundayız.
Çünkü sağlık, ertelenemez bir kamusal sorumluluktur.
Artık konuşma zamanı değil, adım atma zamanıdır.