Eskişehir'de bu Ramazan, hem manevi bir sükunet hem de şehrin kendine has neşeli, kültürel dokusuyla iç içe geçmiş bir şekilde akıp gidiyor.
Şubat'ın 19'unda ilk oruçla başlayan ay (ilk iftar 18:45 civarı, sahur 06:16), Porsuk'un kenarındaki hafif serin esintisiyle, Odunpazarı'nın tarihi evlerinden yükselen ezan sesleriyle başladı. Kentin geneline hâkim olan hava, sanki "Eskişehir yine farklı" dedirtiyor insana.
Büyükşehir Belediyesi bu sene "2026 Eskişehir Yılı" mottosuyla epey hareketli bir program hazırlamış. 12 ilçede ücretsiz iftar sofraları kuruluyor; Seyitgazi’den Mihalıççık’a, Alpu’dan Han’a kadar her yerden insan akıyor.
Aynı sofrada lokma paylaşmak, ilçeler arası dayanışmayı da güçlendiriyor. Özellikle Haller Gençlik Merkezi civarındaki Ramazan programı çok rağbet görüyor: Pazartesi & Cuma akşamları gitar + yan flüt ikilisi… Cumartesi kanun ve ney… Pazar günleri ise klasik Hacivat-Karagöz gösterileri…
Tarihi Haller’in taş sokaklarında, iftardan sonra bu ezgiler yükselince, insan kendini bir anda hem nostaljik hem de dingin bir atmosferin içinde buluyor.
Çocuklar için de ayrı eğlence; miniklere yönelik Hacivat-Karagöz gösterileri cami avlularında bile yapılıyor, Uluönder Fatih Camii gibi yerlerde coşku ayrı bir boyutta.
Camilerde teravihler dolu, Kur’an kurslarında 4-6 yaş grubu miniklerin Ramazan etkinlikleri devam ediyor. Anadolu Üniversitesi kampüsünde bile “Ramazan Melodileri” adı altında kültür-sanat buluşmaları düzenleniyor.
Gençlik kolları cami temizliği, boyama gibi faaliyetlerle Ramazan’a katkı sunuyor.
Tabii Eskişehir’in üniversite kenti kimliği de kendini hissettiriyor: İftar sonrası Porsuk kenarında yürüyüş yapan gruplar, kanallarda yansıyan mahya ışıkları, hafif bir bahar serinliğinde sohbet eden gençler…
Şehir, orucun ağırlığını taşıyor ama aynı zamanda genç, dinamik ve paylaşımcı ruhunu da kaybetmiyor. Esnafın bir kısmı Ramazan arası verip dükkânı geçici kapatmış, ama genel olarak çarşı-pazar canlı.
Kan dolaşımı için Kızılay’ın “İftar sonrası kan verin” çağrısı da dikkati çekiyor; dayanışma başka bir boyutta sürüyor.
Kısacası Eskişehir bu Ramazan’da huzurlu ama sıkıcı olmayan, geleneksel ama genç, paylaşımcı ama bireysel bir denge yakalamış gibi…
Haller’de ney sesi dinlerken ya da bir ilçede belediyenin iftar sofrasında komşuyla lokma paylaşırken, insan “Ramazan tam da böyle yaşanır” diyor içinden.
Hayırlı, bereketli, sağlıkla tamamlanan günler diliyorum Eskişehir’e ve tüm oruç tutanlara…