Eskişehirspor dediğimizde akla sadece bir futbol kulübü gelmez; bu şehir için o renkler bir kimlik, bir aidiyet ve her şeyden öte köklü bir vefa hikayesidir. Bu şanlı tarihin altına imzasını atan, formasını terleten, sahadaki mücadelesini daha sonra saha kenarında bir hoca nezaketiyle sürdüren efsanelerimiz vardır. İşte o dev çınarlardan birini, Nihat Atacan’ı da sonsuzluğa uğurladık.

Sadece bir spor adamının değil, Eskişehir’in spor hafızasının bir parçasının eksildiğini hissettik. Nihat Atacan, futbolculuk yıllarında siyah-kırmızılı formanın hakkını sonuna kadar veren, antrenörlük döneminde ise bilgi ve tecrübesini bu kentin gençlerine aktaran müstesna bir karakterdi. Onun gidişi, kulübün şanlı tarihinden bir sayfanın hüzünle kapanması gibiydi.

Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii’nin avlusu, sadece bir cenaze törenine değil, koca bir kentin vefasına sahne oldu. Farklı renkler, farklı görüşler Nihat Atacan’ın tabutu başında tek bir duyguda birleşti: Saygı.

Cami avlusunu dolduran taraftarların gözlerindeki o hüzünlü bakış, sadece bir vedanın değil, bir döneme duyulan özlemin de yansımasıydı. Nihat Hoca, ardından sadece başarılar değil, paha biçilemez bir sevgi mirası bıraktı. Onu dualarla, Eskişehirspor’a yakışır bir vakarla uğurladık.

Nihat Atacan ismi, Eskişehirspor’un o sarsılmaz tarihinin en güzel yerinde yaşamaya devam edecek. Şehre ve kulübe kattığın tüm değerler için teşekkürler hocam. Toprağın bol, mekanın cennet olsun. Eskişehir seni unutmayacak.