Cihan Yıldırım yazdı...

Siyasette “vefa” kelimesi sıkça kullanılır ama nadir yaşanır. AK Parti’nin Eskişehir’de düzenlediği Vefa Buluşması, bu açıdan anlamlı bir tablo ortaya koydu.
Milletvekili düzeyinde tek katılım, Nebi Hatipoğlu’ndan geldi. Bu tek başına bir detay değil; partinin eski kadrolarıyla kurulan bağın, sadakatin ve sorumluluk duygusunun somut bir göstergesi.

Nebi Bey, MKYK üyesi sıfatıyla partinin karar organlarında yer alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilişkisi köklü ve eski olsa da partideki konumu “yeni” sayılıyor.
İşte bu “yeni” isim, vefa buluşmasında en önde durarak hem geçmişe hem bugüne hem de yarına dair güçlü bir duruş sergiledi. Verdiği mesajlar etkili, net ve cesur bir özeleştiri içeriyordu. Kolay değil; aktif politikanın zirvesindeyken, görevi başındayken böyle bir buluşmaya vakit ayırmak, sanayi camiasının yoğun temposunda bunu tercih etmek, sıradan bir katılım değil.

Hatipoğlu, Türkiye’nin en önemli sanayi ailelerinden birinin temsilcisi. Fabrikalar, istihdam, üretim ve ihracat demek.

Bu yüzden partinin eski kadrolarına “unutmadık” demesi, çok yönlü bir mesaj taşıyor.

Bu, “Ben buradayım, siz de buradasınız” diyen bir vefa dili. Özellikle son dönemde görevden alınan ilçe başkanlarıyla bir araya gelmesi, danışma ve istişare toplantılarına gösterdiği yoğun katılım da aynı çizginin devamı.

Nebi Hatipoğlu, siyasetin sadece koltuk ve makam olmadığını; aynı zamanda aidiyet, hafıza ve minnet duygusu olduğunu hatırlatıyor.

Başarı dönemlerinde yanınızda olanlar, zor zamanlarda unutulabiliyor. Vefa ise tam tersine, zor zamanda da o eski isimleri arayıp sormak, onların tecrübesinden istifade etmek, onlara değer verdiğini hissettirmektir.

Nebi Bey’in tutumu, tam da bu hastalığa karşı bir panzehir niteliğinde. Hem partiye hem de siyaset kültürüne “hatırlamak” dersi veriyor.

AK Parti gibi köklü bir hareket için vefa, varoluşsal bir meseledir. Çünkü bu parti, Türkiye’nin dört bir yanından gelen, farklı sosyolojilerden insanları aynı çatı altında buluşturarak büyüdü. O çatı, sadece seçim zaferleriyle değil, aynı zamanda “birlikte yürüdüğümüz yol arkadaşlarımızı unutmamakla” güçlenir. Nebi Hatipoğlu’nun Eskişehir’deki duruşu, işte bu anlayışın güzel bir örneği.

Siyaset, çoğu zaman geleceğe bakmayı gerektirir. Ama geleceğe sağlam bakmak için geçmişe vefa borcumuz olduğunu da unutmamak lazım. Nebi Bey, bu borcu ödemeyi tercih edenlerden. Bu vefa, sadece Eskişehir’de değil, Ankara’da ve tüm Türkiye’de takdirle karşılanmalı. Çünkü siyasetin de, sanayinin de, ülkenin de en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri tam olarak bu: Samimi, sahici ve cesur vefa.