İlkbahar, Eskişehir için adeta bir nefes alma dönemi. Yazın kavurucu sıcağında, kışın dondurucu soğuğunda sokakları boş kalan kent, nisan-mayıs aylarında birden canlanıyor.
Sonbaharda da aynı hareketlilik tekrar ediyor. Bu iki mevsim, şehrin turizm nabzını tutan en kritik aylar. Gerisi biraz sessiz, biraz zor geçiyor. İşte bu yüzden bahar geldiğinde Eskişehir esnafı derin bir oh çekiyor.
Bugünlerde kent merkezinde, özellikle tarihi Odunpazarı bölgesinde gözle görülür bir hareketlilik var. Ahşap evlerin arasında dolaşan turistler, ellerinde telefonlarıyla fotoğraf çeken ziyaretçiler, daracık sokaklarda biriken insan sirkülasyonu esnafa umut oluyor.
Büyük parklar, yaya trafiğine kapatılan caddeler ve müzelerin etrafı, uzun bir aradan sonra yeniden renkleniyor. Kahvehaneler, hediyelik eşya dükkanları, lokantalar ve küçük butikler, nihayet müşteriyle buluşuyor.
Pazar günü Devrim Otomobili’nin sergilendiği müzenin önü adeta bayram yeri gibiydi. 7-8 büyük tur otobüsü arka arkaya park etmişti. İnsanlar müzenin girişinde kuyruk oluşturmuştu. O manzarayı görünce insanın içi açılıyor.
Çünkü biliyoruz ki, bir otobüs dolusu ziyaretçi, o bölgedeki onlarca esnafın birkaç günlük ekmek kapısını doğrudan etkiliyor. Sadece müzeler önü değil; çevresindeki kafeler, atölyeler, el yapımı ürün satan dükkanlar da bundan payını alıyor.
Eskişehir’in turizm potansiyeli aslında çok yüksek.
Tarihi dokusu, modern yüzü, üniversite gençliği, parkları, müzeleri ve özellikle Avrupa’nın en yaşanabilir kentleri listelerine girmeyi hak eden sakinliğiyle bu şehir, hak ettiği ilgiyi her zaman göremiyor.
Yazın ve kışın yaşanan durgunluk, esnafı zorluyor.
Kira, fatura, personel giderleri devam ederken ciro düşüyor.
Bu yüzden bahar ve sonbahardaki bu hareketlilik, sadece bir sezon meselesi değil; adeta bir can simidi… Elbette tek bir iyi hafta sonuyla her şey düzelmiyor. Ama en azından yüzlerdeki o hafif tebessüm, umudu yeşertiyor.
Tur otobüslerinin artması, müzeler önündeki kuyruklar, Odunpazarı’nda yürüyemeyecek kadar kalabalık sokaklar… Bunlar tesadüf değil. Şehrin tanıtımı için yapılan çalışmaların, güzel havanın ve doğru zamanlamanın bir sonucu.
Eskişehir esnafı yıllardır zorlu koşullara rağmen ayakta kalmayı biliyor. Şimdi ise biraz soluklanıyor. Keşke bu hareketlilik sadece ilkbahar ve sonbahara mahsus kalmasa da yıl boyunca devam etse.
Ama bugün için bile ‘yüzümüz biraz olsun güldü’ demek, büyük bir kazanç… Bu bahar güzel geçtiği takdirde, sonbaharda da aynı kalabalığı görmek dileğiyle… Eskişehir, misafirini ağırlamaya hazır. Esnaf da kapısını açık tutmaya.