Cihan Yıldırım yazdı...
ESKİ bir kez daha tartışmanın merkezinde. Artık bireysel sorunlardan ziyade kurumsal işleyişin tıkandığını söylemek pekala mümkün. Hatırlayalım Oğuzhan Özen’in mecliste Ahmet Sivri’ye yönelen sözleri, bana kalırsa bir alametti. Yorgunluk alametiydi. Bazen kelimelerle taşar. O gün siyasi ve bürokratik gerilimin, idari sağ duyuyu aşındırdığını gördük hep birlikte. Özen'in o günkü tavrı, bir çıkıştan çok bir eşikti. Ve o eşik suskunlukla aşıldı. Ayşe Ünlüce, o günü sebatla karşıladı.
Ancak bugün gelinen noktada tartışma, daha kritik bir yere evriliyor. Bu, Ayşe Ünlüce açısından “sarı öküz” meselesidir artık. Yanlış anlaşılmasın Sarı öküz, bir bürokrat veya isim değil. Bir kadro tercihi hiç değil. Sarı öküz, Ayşe Ünlüce'nin karakter setidir. Doğruluğu, dürüstlüğü, adalet terazisi, vicdanının sesi… Yani onu o yapan cevherler bütünü...
Ünlüce’yi günümüz yöneticilerinden ayıran en önemli şey, davranış biçimidir ve karakteridir. Bugünün idarecisi, alkışın peşinde koşar. Popülizm, çağın en ucuz para birimi. Ünlüce’nin farkı, bu ucuzluğa itibar etmemesi. Üslubu, kudretin nezaketle konuşması. Zamanın ve makamın aşındıramadığı bir irade koyuyor ortaya. Ve bunlar artık nadir özelliklerdir ki bu yüzden kıymetlidir.
Gelelim şimdi bir başka noktaya “ekip kuramıyor” eleştirisi, yüzeyde teknik görünse de aslında siyasal bir tartışmadır. Çünkü Ünlüce’nin aldığı toplumsal destek, bir ekip başarısından ziyade, doğrudan doğruya bu siyasal ve yönetsel karakteriyle kurulan bağdan besleniyor.
Ekip, ya lideri büyütür ya da küçültür. Ya ufku genişletir ya da daraltır. Bazen de sessizce aşındırır. Asıl sual şudur: Kurulan yapı, Ünlüce’nin karakterini tahkim mi ediyor, yoksa onu sıradanlaştırıyor mu?
“Sarı öküz” metaforu bu yüzden önemlidir. Siyasette çoğu aktör, bu eşiği fark etmeden geçer. Önce küçük tavizler verilir, sonra o tavizler kurallar haline gelir. En sonunda ise başlangıçtaki siyasal iddia ortadan kalkar. Ünlüce için sarı öküz; ne bir bürokrat, ne de bir ekip unsurudur. Onun sarı öküzü, kamuoyunun tanıdığı ve değer atfettiği kendisine ait karakter setidir.
Eğer bu korunursa, idari sorunlar telafi edilir, kadrolar yeniden kurulur, krizler yönetilir. Ancak bu kaybedilirse, geriye yalnızca sıradan bir yönetim anlayışı kalır. Bu da Ünlüce’yi Ünlüce yapan şeyin ortadan kalkması demektir. Yani ki Ünlüce Sarı öküzü vermemeli. Başka liderler ve yöneticiler için sarı öküz bir ekibin parçası, bir bürokrat veya bir kişi olabilir ama Ünlüce için sarı öküz karakteri tavrı ve tutumudur. Velhasıl: Ünlüce sarı öküzü verirse, geriye Ünlüce kalmaz. Burada sarı öküz Ünlüce'deki adalet ve liyakat unsurudur. Oğuzhan Özen değildir.