Cihan Yıldırım yazdı...
Eskişehir siyaseti, yıllardır “kent usulü” bir üslup ister. Kavga etmeden, gürültü çıkarmadan, ama kararlı bir şekilde iş yapan, esnafıyla, sanayicisiyle, öğrencisiyle aynı dili konuşan bir siyaset.
Gürhan Albayrak, AK Parti’nin sekizinci il başkanı olarak yaklaşık iki buçuk yıl önce bu tarife tam uyuyordu. “Mottomuz Eskişehir” diyerek başladığı yolculukta, kent halkıyla sıcak bir başlangıç yapmıştı.
CHP’li belediyelerle diyalog kurmuş, yıllardır kangren olmuş iki-üç projeyi Ankara’nın desteğiyle çözüme kavuşturmuştu. Dili Eskişehir’e yakışıyordu; neşesi, kahkahası, esprileriyle “parti il başkanı” değil, adeta “Eskişehir Partisi İl Başkanı” gibi duruyordu.
Sanayici kimliğiyle de kararlı, yapıcı ve çözüm odaklıydı. İktidarın başını ağrıtan sorunlu alanları tek tek ele almış, başarılı olmuştu. Dede Korkut Parkı, Millet Bahçesi, Şehri Derya, Hatboyu…
Kısa sürede kentte güzel bir hava yakalamıştı.
Ama bir iki ay önce, ESKİ’deki tarife hatası (ya da iddiası) sonrası her şey değişti. O günden beri Albayrak’ı tanımak zorlaştı.
Daha önce kent içi sorunları kent içi üslupla konuşan adam, derdini şehir dışından, trol diyebileceğimiz isimlere ve mecralara anlatmaya başladı.
Son olarak Akit TV’de Erkan Tan’ın programına çıkıp CHP’li belediyeleri, özellikle ESKİ’deki su zamlarını ve Tepebaşı’ndaki iddiaları sert bir dille gündeme getirdi.
Eskişehir gibi kozmopolit, ılımlı, “kavga değil hizmet” diyen bir kentte bu üslup dikkat çekiciydi.
Kimse Gürhan Albayrak’ın samimiyetini sorgulamıyor.
Belki parti tabanına, belki genel merkeze “görevini yapıyor” mesajı vermek istedi.
Belki de ESKİ kriziyle birlikte “artık yeter” noktasına geldi. Ama Eskişehirli seçmen ve kent dinamikleri açısından bakıldığında, bu değişim riskli. Daha önce birkaç kez izlediğimiz o filmi burada yeniden oynatmak, kentte kutuplaşmayı artırır, diyalogu bitirir, “Eskişehir usulü” siyaseti kaybederiz.
Albayrak’ın sanayici duruşu, neşesi, çözüm odaklı tavrı kent için kıymetliydi.
O eski havası, o yapıcı muhalefeti özlüyoruz.
Siyaset, hele yerel siyaset, tribünlere oynamakla değil, kentle barışık olmakla yürür.
Gürhan Albayrak’ın ilk dönemdeki hali, AK Parti’ye de, Eskişehir’e de daha çok yakışıyordu. Kendisi, partisi ve şehir için doğru olan da buydu.
Umarız kısa sürede o eski Gürhan Albayrak’ı yeniden görürüz.