Cihan Yıldırım yazdı...

AK Parti, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni beş kez denedi, beşinde de kaybetti. 2004’ten 2024’e kadar her yerel seçimde aynı tablo: Büyükerşen faktörü… Son seçimde de seçmenin dönüşümü ve alışkanlığı… Ve AK Parti’nin yıpranmışlığı… Ve ekonomi… Kendi seçmenini bile sandığa getirmekte zorlandı iktidar partisi…
Günün sonunda AK Parti’nin Eskişehir için umudu kalmadı… Sandıklar açıldığında hep aynı sonuç: CHP önde, AK Parti ikinci… Ama siyaset, bazen en beklenmedik anda tarihi bir tekrarı sahneye koyar. Ve o tekrar, tam da 1994’teki gibi bir ‘bölünme’ senaryosu üzerinden şekilleniyor.
Kazım Kurt’un kitabında da yer verdiği rakamlara göz atalım…
Hatırlayalım: 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde Eskişehir’de sol oylar dağılmıştı. SHP’nin adayı Abdülkadir Adar yaklaşık 27 bin oy, CHP’nin adayı Zeki Ünal 21 bin küsur oy almıştı. DSP’nin adayı Sadi Nebrekli ise 52 bin küsur oyda kalmıştı. Toplamda solun oyu 100 bin küsurdu. Buna rağmen Büyükşehir Belediye Başkanı DYP’den Aydın Arat oldu. Arat 52 bin 665 oy aldı, Nebrekli’yi sadece 537 oy farkla geçti.
Yani sol oylar bölünmeseydi, DSP rahatça kazanacaktı. Ama bölündü ve merkez sağ, yüzde 20,5’le koltuğu kaptı. Bugün benzer bir senaryo kapıda. CHP’de “mutlak butlan” tartışması alevleniyor.
Parti kurultayındaki usulsüzlük iddiaları, yargıdan “seçimin iptali” kararı çıkması ihtimalini güçlendiriyor. Böyle bir karar çıkarsa ne olur? CHP’de büyük bir kaos, muhtemel bir bölünme ve iki ayrı CHP’nin (ya da CHP + yeni bir sol oluşumun) aynı anda seçime girmesi gündeme gelebilir.
İşte AK Parti’nin aradığı formül tam da burada devreye giriyor.
Bugünkü Eskişehir tablosu nettir: 2024’te CHP yüzde 51 bandında, AK Parti yüzde 37-38 civarında. Aradaki fark büyük görünüyor. Ama sol oylar tek bir çatı altında toplanmışken bu fark kapanmıyor.
Eğer CHP bölünürse, o yüzde 51’in bir kısmı ana gövdeye, bir kısmı da muhalif kanada gidecek. AK Parti’nin kendi oy tabanı ise nispeten sağlam duruyor; üstelik milliyetçi ve muhafazakar seçmenlerin bir kısmı da “CHP içi kavgadan bıktık” tepkisiyle AK Parti’ye yönelebilir.
1994’te solun 100 bin oyu üç parçaya bölünmüştü ve DYP 52 binle yetinip kazanmıştı. Bugün AK Parti’nin oyu 2024’te 200 bin küsurdu. CHP’nin oylarının yarı yarıya bölünmesi halinde AK Parti’nin mevcut oyu + ilave konsolidasyonla yüzde 40’ların üzerine rahatça çıkabilir.
Üstelik bu kez rakip tek bir güçlü sol parti değil, birbirine giren iki sol yapı olacak.
Tarih tekerrürden ibarettir demiyoruz ama siyaset, aynı hataları tekrarlamaya meyillidir. CHP eğer “mutlak butlan” kararını göğüsleyemez ve iç bölünmeye sürüklenirse, Eskişehir’de 30 yıllık CHP hegemonyası bir anda sarsılabilir.
AK Parti’nin yıllardır aradığı “formül” de işte bu: Rakibin kendi içinde bölünmesi… Eskişehir, 1994’te bunu yaşadı. Sol oylar dağıldı, DYP kazandı. Aradan 32 yıl geçti, kent değişti, partiler değişti ama matematik aynı kaldı: Bölünen oy, kazananın kapısını aralar.
AK Parti’nin Eskişehir için bulduğu formülün adı “bekle ve bölün” formülüdür. CHP’nin kendi içindeki kavga, AK Parti’ye yıllardır ulaşamadığı koltuğu altın tepside sunabilir. Siyasetin en acımasız kuralı budur: Bazen kazanmak için rakibinin kendi ayağına basmasını beklemek yeter. Eskişehir’de o an yaklaşıyor gibi görünüyor.