Cihan Yıldırım yazdı...

Eskişehir’in bir sokağında, bisiklet süren bir çocuğun çukura takılıp can verdiği o korkunç ‘kaza’, hepimizi derinden yaraladı. Bir ailenin dünyası karardı.
Bu olay, keşkelerle dolu bir Türkiye gerçeğini bir kez daha yüzümüze vurdu… En temel belediye hizmeti olan yol ve kaldırım düzeni, hala ‘lüks’ gibi görülüyor. Evet, ekonomi zor. Evet, bütçe başka kalemlere gidiyor. Ama ekonomi kötü demek, çukurları doldurmamak için mazeret olamaz.
Özellikle alt belediyelere ait cadde ve sokaklar…
Bazı mahallelerde yürümek bile işkence. Araçla gitmek ayrı bir eziyet. Sanki savaş sonrası bir şehirdeyiz; delik deşik, yamalı, tehlikeli. Asla konforlu değil…
Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki ana arterler idare ederken, Odunpazarı ve Tepebaşı gibi ilçelerde işler iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.
Yetkililer, bu meseleyi artık ‘gündem’ yapmak zorunda.
Çünkü bu, gündelik hayatın en acil meselesi. Belediyeler bu işi ihmal mi ediyor? Yoksa yasal mevzuat mı yetersiz?
Bazı kurumlar caddeyi, sokağı kazıp gidiyor, sonra da ‘bizim işimiz bitti’ deyip ortadan kayboluyor mu?
Müteahhitler, işlerini bitirirken ‘geçici’ diye bıraktıkları çukurları kalıcı hale mi getiriyor? Bu soruların cevabı net olmalı. Çünkü sorumluluk bir yerlerde birikiyor ve o birikim, can alıyor!
Vatandaş belediye ilgili haber çıktığında hep aynı yorumu yapıyor: Sen önce çukuru düzelt, yolu yap, kaldırım döşe… Haklılar… Çünkü belediyeciliğin en temel işi bu.
Park, yeşil alan, festival, süslü projeler… Hepsi güzel. Ama insan, önce güvenli bir yolda yürüyebilmeli, çocuğunu bisiklete bindirebilmeli. Diğer bütün hizmetler, bu temel görevin gölgesinde kalıyor.
Çukur dolu bir sokakta ‘hizmet, proje’ konuşmak, lüks kaçıyor.
Bu olaydan tek bir ders çıkarmalıyız: Önce şu yolları, kaldırımları düzeltelim.
Bütçenin bir kısmını, ihaleleri, personeli, makineleri buraya yönlendirin.
Kazı yapan her kurum, işi bitince arkasını toplamak zorunda olsun. Müteahhitler kontrol edilsin.
Mevzuat mı değişmeli mi?
Evet, gerekiyorsa değişsin.
Ama değişmeden de yapılabilecek çok şey var… İrade, öncelik ve samimiyet…
Çünkü bir çocuğun bisikleti çukura takılıyor ve yavrumuz can veriyorsa, o şehir bunu ilk gündem maddesi yapmalı. Eskişehir şöyle yaşanabilir, böyle güvenli kent… Tüm bunların hepsiyle tezat bir durum oluşmaya başladı.
Hepsi de bozuk yollar, delik deşik kaldırımlar yüzünden…
Önce şu yolları ve kaldırımları düzeltelim.