Cihan Yıldırım yazdı...

Eskişehir, her seçimde milliyetçi-muhafazakar tabanın nabzını en iyi tutan illerden biri olmuştur. Beytullah Asil’den Ruhsar Demirel’e, Metin Nurullah Sazak’a kadar MHP, bu kentte milletvekili çıkarmayı başarmış, oylarını sandığa yansıtabilmişti.
Ama son seçimde işler değişti. MHP Eskişehir’den vekil çıkaramadı. Oysa potansiyel hala orada… Sadece milliyetçi oylar biraz dağıldı. İYİ Parti’ye, Zafer Partisi’ne, BBP’ye, hatta Anahtar Parti’ye savrulan oylar, MHP’nin klasik tabanını eritti.
Şimdi önümüzde kritik bir tablo var… 2028’de (ya da erken olursa daha önce) Eskişehir yedi milletvekili çıkaracak. Şu anki siyasi rüzgar, üçünü AK Parti’ye, üçünü CHP’ye veriyor gibi duruyor.
Geriye kalan o tek koltuk, tam bir ‘milliyetçi rekabetin son durağı’ haline gelmiş durumda.
İşte bu yüzden MHP’nin birinci sıra adayı, sıradan bir liste tercihi değil; adeta bir seçim anahtarıdır.
Eğer MHP o koltuğu almak istiyorsa, birinci sıraya koyacağı isim, dağılan milliyetçi oyları yeniden toplayabilecek bir profil olmalıdır. Çünkü Eskişehir’de seçmen artık partiden çok kişiye bakıyor.
Sağlık alanından gelen iki güçlü isim bu nedenle konuşuluyor… İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ve eski 112 Başhekimi, aynı zamanda Emirdağlılar Vakfı Başkanı Dr. Veli Görkem Pala…
Her ikisi de doktorluk kimliğiyle halkın içinde, sahada, sorunların göbeğinde olan isimler… Sağlıkçılar, pandemi sonrası dönemde Eskişehir’de ciddi bir güven ve sempati birikimi yakaladı. Bu iki doktor, MHP’nin geleneksel milliyetçi tabanına ‘yeni bir soluk’ getirebilir…
Aynı zamanda merkez sağ ve bağımsız seçmenden de oy çekebilir. Öte yandan mevcut İl Başkanı İsmail Candemir de potansiyel birinci sıra adayı olarak gündemde.
Parti teşkilatını yakından bilen, teşkilatın nabzını tutan bir isim Candemir... Bugüne kadar partisini, davasını iyi temsil etti. Ve hiçbir şey istemedi… Ülkücü Hareket’e 50 yılını veren Candemir, birinci sırayı hak eden isimlerden… Ancak Eskişehir’in yedi vekillik yeni dengesinde teşkilat tecrübesi tek başına yetmeyebilir.
Seçmen, ‘tanıdık ama farklı’ bir profil arıyor. Candemir’in de bu denklemde güçlü bir alternatif olduğu muhakkak; fakat doktor adaylar gibi sivil toplum ve halkla iç içe imajı taşıdığı söylenemez.
MHP Genel Merkezi’nin alacağı karar, sadece Eskişehir’i değil, Anadolu’daki milliyetçi oyların yeniden konsolide olup olmayacağını da test edecek. Dağılan oyları toplayamayan bir MHP, yedi sandalyelik Eskişehir’de dördüncü sıraya düşme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Ama doğru bir birinci sıra adayıyla o ‘kayıp koltuk’ geri alınabilir…
Kısacası MHP için Eskişehir’de ‘birinci sıra’ meselesi, ‘listede bir isim’ değil… Seçimin kaderini belirleyen hamledir. Ya o tek koltuğu kapacaklar ya da milliyetçi oylar bir kez daha dağılarak AK Parti ile CHP’nin arasında ezilecek. Karar vericiler bu gerçeği unutmamalı.