Cihan Yıldırım yazdı...

İsmini ilk defa bir iki ay önce duydum. Bir sohbette Borsa’ya aday olmayı düşünüyor dediler. Bu duyumu sosyal medyada paylaştım. Aldığı etkileşime inanamadım. Sevilen biriymiş… Oğuzlar Yem’in sahibi… Tam olarak 100 yıllık firmanın üçüncü kuşak temsilcisi…

Ama sonuçta yem satıyor! Yem satarak bu popülerliği ve pozitif havayı yakalamak zor… Başka nedenleri olmalı diye düşündüm… Ticaret Odası’nda yönetimdeymiş… Metin Güler’in ekibinde… Sonra başka ortamlarda bir iki neden daha saydılar ama hiçbiri beni ikna etmedi.

Başka bir nedeni olmalı dedim kendi kendime…

Adaylığını ilan etti…

Bir kere bu adaylık işini özlemişiz. Biliyorsunuz artık kimse bir yere aday olmuyor. Bu ekonomik ortamda herkesin derdi kendine yetiyor! Bu oda, STK, dernek cemiyet işlerine sıcak bakan yok. Böyle olunca mevcut yönetimler rehavete sürükleniyor. Çağın gerisinde kalıyor…

İlla ki sağlam bir rakip, ufuk açan bir muhalefet gerekiyor…

Eskişehir Ticaret Borsa’sında bunu yakaladık. Ahmet Oğuz ve ekibi sayesinde… 12 yıl süren Ömer Zeydan döneminde yapılanlara ‘eyvallah’ kimse inkar etmiyor. Herkes teşekkür ediyor ama sektör çok hızlı değişiyor.

Yeni ihtiyaçlar, yeni bir bakış açısı…

Yeni bir enerji lazım…

Bugüne kadar yapılanların üzerine bir şeyler eklemek lazım. Oğuz, bunun için yola çıkmış gibi görünüyor. Tanıtım toplantısında yoktum ama proje kitapçığını detaylı şekilde inceledim.

Yapacak çok şey varmış!

Zaten ilerleme de böyle sağlanır… Ben çalıştığım kurumda yapacak bir şey kalmadı derim ama yeni gelen arkadaş bambaşka bir vizyon ortayla koyar ve kurum ileri gider. Belki benim deneyip başaramadıklarımı dener ve başarır…
Borsa’da da biraz böyle olacak gibi…
Zira yapılanların yanı sıra yapılacak da çok iş var! En başta Borsa’ya biraz şehir dışında güzel bir yönetim binası… Ahmet Oğuz, bunu yerleşke olarak düşünüyor… Üstelik 500 dönüm üzerine… Ben bu yazıda proje anlatmak istemiyorum.

Bana kalırsa en büyük proje Oğuz’un kendisi, kişiliği…

Ömer Zeydan’a geçmiş olsun ziyaretine gidip orada aday olacağını söylemesi bile kişiliği hakkında önemli ipuçları veriyor. Yine Zeydan’ın rahatsızlığı hakkında hiç konuşmaması… Eskiden sıradan olabilir bu tür davranışlar ama bu devirde pek göremediğimiz için kıymetli…

Başka biri olsa çıkıp ‘Koskoca borsa vekâletle yönetilemez. Hasan Bey yönetecekse kendisi aday olsun’ derdi. Oğuz’dan bunu duymadık. Ne kapalı kapılar ardında ne açık toplantılarda…

Ali Baş ile birlikte Ahmet Oğuz’u konuk ettik. Onu beklerken havuz başında çay içiyoruz. O sırada kendisi de geldi… Bu sokakları iyi biliyormuş… Taşbaşı’nda dükkanları varmış… Ortaokul ve lise yıllarında el arabasıyla dağıtım yaparmış. Eski günleri anlattı biraz…

Yayında hedef ve hayallerinden bahsetti… Eskişehir Ticaret Borsası’nda ‘yeni bir dönem’ başlatmak istiyor. Özellikle “Gündem belirleyen Borsa” hedefi önemliydi. Yaklaşık 400 üyesi olan, Eskişehir ekonomisinin yüzde 7’sini oluşturan sektörün sesi neredeyse hiç çıkmıyor. Yüzde 7 az bir oran değil. Üstelik tarım gibi en stratejik sektörlerinden birinin temsilcileri olarak…

Ahmet Oğuz, 1975 Eskişehir’de doğumlu… Ticaretin içerisinde yetişmiş. Satıştan pazarlamaya, muhasebeden sevkiyata her alanda vakit geçirmiş. Şimdi bilgi birikim ve en önemlisi networkünü Borsa için, üretici için ve şehir için kullanmak istiyor.

Fırsat verilir iş başına gelirse sadece Borsa için değil şehir için de önemli katkılar sunacağını düşünüyorum. Son olarak beyefendi kişiliği ve üslubu nedeniyle kendisini kutluyorum. Bu özellikleri en az projeler kadar önemli…