Cihan Yıldırım yazdı...

Eskişehir’in sosyal demokrat damarlarında dolaşan, siyasetin tozunu yutan, bazen de o tozu kendi eliyle kaldıran bir isim Ayhan Kavas.
Genç yaşta DSP İl Başkanlığı koltuğuna oturmuş, kritik seçimlerin içinde nefes almış, meclis üyeliği yapmış, aday adaylık süreçlerinde ter dökmüş biri.
Yaklaşık 15 yıldır aktif siyasetin içinde, yazıyor, çiziyor, konuşuyor.
Susulması gereken yerde bile sesini yükseltiyor. En güçlü döneminde Yılmaz Hoca’ya ‘Hayır, olmaz’ diyebilmiş ender isimlerden…
Bugün ise Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin danışmanı olarak görev yapıyor. Peki bütün bu tabloya rağmen hala ‘Ayhan Kavas CHP’li mi?’ diye soruluyor.
Küçük de olsa başkanlığına, vekilliğine sıcak bakmayan hatta danışmanlığı çok görenler var! Ünlüce’den korktukları için ses çıkarmıyorlar!
Peki, neden?
Cevap aslında sorunun kendisinde gizli. Siyasetin en acımasız aynası: Etiketler ve aidiyet algısı…
Kavas’ın hikayesi, klasik parti kimliklerinin ötesinde bir yolculuk. DSP kökenli olması, o dönemin sosyal demokrat damarını temsil etmesi, birçok kişi için ‘eski defter’ demek.
CHP’ye geçiş süreci, aday adaylıkları (Odunpazarı belediye başkanlığı, milletvekilliği) ise bazılarına ‘tamam da, tam CHP’li mi?’ diye sorduruyor!
Üstelik Ekmeleddin İhsanoğlu’na oy verenler, Ahmet Davutoğlu’nu alkışlayanlar, İYİ Parti-Saadet ittifakı güzellemeleri yapanlar, aynı ağızla Kavas’a ‘CHP’li mi gerçekten?’ diye burun kıvırabiliyor.
Gerçekten enteresan bir durum…
Türkiye’de sosyal demokrat camia yıllardır parçalı bir mozaiğe dönüştü. Yarın ne olacağı belli değil! CHP içinden bir parti daha çıkarabilir.
O yüzden kimin nerede durduğu değil, kimin hangi anda ne söylediği önemli hale geldi. Ayhan Kavas ise bu mozaiğin içinde hep aynı renkte kalmaya çalışanlardan…
İnandığı doğruları söylemekten çekinmeyen, susmayan, az önce dediğim gibi Yılmaz Hoca’ya bile muhalefet etmiş bir isim…
Bazen partilileri bile rahatsız eden bir profil.
Şimdi Ayşe Ünlüce’nin en yakınında duruyor.
Ama mesele şu: Siyasi aidiyet, rozet takmaktan ya da parti binalarında çay içmekten ibaret değil.
Aidiyet, bir dünya görüşü, bir duruş, bir çizgi meselesi.
Ayhan Kavas’ın çizgisi, sosyal demokrat değerlerin etrafında dönüyor.
Laiklik, cumhuriyet, emek, eşitlik, adalet…
Bunları savunurken hangi partinin amblemi altında durduğu, o partinin o günkü yönetiminin ona ne kadar alan açtığına bağlı olarak değişebiliyor.
“CHP’li mi?” sorusuna en net cevap belki de şu olur: Ayhan Kavas, CHP’den daha çok ‘sosyal demokrat’ kimliğine sahip.
CHP’yi araç olarak görenlerden değil, o çatı altında durmayı tercih edenlerden.
O yüzden “Ayhan Kavas CHP’li mi?” diye sormak yerine, belki şunu sormak daha anlamlı: “CHP, Ayhan Kavas gibi doğrucu, susmayan, rahatsız eden isimlere hala yer verebiliyor mu?”
Cevap “evet”se, o zaman Kavas da CHP’lidir. Hem de en sahicisinden. “Hayır”sa… O zaman CHP’yi konuşmaya gerek yok!