Davut Atış yazdı...
Bir öğretmen okulda gerçekten ne kadar güvende?
Geçtiğimiz günlerde Fatma Nur Çelik öğretmenin okulunda öldürüldüğü haberini duyduğumuzda eşimle birlikte bir süre konuşamadık. Donup kaldık. Boğazımız düğümlendi.
Çünkü bu haber yalnızca sıradan bir cinayet haberi değildi.
Haber, bir öğretmenin en güvenli olması gereken yerde, okulunda hayatını kaybettiğini söylüyordu.
O an aklımızdan aynı soru geçti:
Bir öğretmen okulda gerçekten ne kadar güvende?
Eşimle birlikte 13 yıldır Eskişehir’de görev yapıyoruz. Bu şehirde farklı okullarda öğretmenlik ve okul yöneticiliği yaptık. Ben meslekte 16 yılını doldurmuş, aynı zamanda eğitim alanında bilimsel çalışmalar yürüten ve projeler geliştiren bir öğretmenim. Bugün Millî Eğitim Bakanlığı YEĞİTEK biriminde yürütülen bir projede görev yapıyorum. Eşim ise hâlâ bir köy okulunda öğretmenlik yapmaya devam ediyor.
Hayatımızın büyük bir bölümü sınıfların içinde, okul koridorlarında, öğrenci seslerinin arasında geçti. Mesleğimizle hep gurur duyduk. Hep daha çok çalıştık. Ve en çok şu sorunun peşinden gittik:
Çocuklara ve eğitim sistemine nasıl daha faydalı öğretmenler olabiliriz?
Ama o gün, ilk kez başka bir soruyla yüzleştik:
Bu mesleği yaparken gerçekten güvende miyiz?
Fatma Nur öğretmenin masasında kalan yarım tebeşir, aslında hepimizin yüzleşmekten kaçtığı büyük bir gerçeği hatırlatıyor. Okullarda yaşanan şiddet artık münferit bir olay olarak geçiştirilebilecek bir mesele değil. Bu olay, eğitim sistemimizin içinde büyüyen ciddi bir güvenlik sorununu tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
Ve bu sorunu konuşmadan, yalnızca üzülerek geçiştirmek artık mümkün değil.
Öğretmenin İtibarı Azaldıkça Şiddet Artıyor
Uzun yıllardır eğitim sisteminin içinde olan biri olarak şunu açıkça söyleyebilirim: Okullarda yaşanan şiddet olayları bir günde ortaya çıkmıyor.
Bunlar çoğu zaman yıllara yayılan bir toplumsal değişimin sonucu.
Eskiden öğretmen, toplumun en saygın mesleklerinden birinin temsilcisiydi. Öğretmenin sözü hem okulda hem toplumda ağırlık taşırdı. Bugün ise öğretmen çoğu zaman bir hizmet sağlayıcı gibi görülüyor. Veli ile öğretmen arasındaki sınırlar giderek belirsizleşiyor.
Bu değişim küçük gibi görünse de sınıfın içindeki dengeyi derinden etkiliyor.
Öğretmenin pedagojik otoritesinin zayıflaması, şiddetin okul duvarlarının içine kadar girmesine ortam hazırlıyor.
Eşim köy okulunda çalışıyor. Küçük yerlerde öğretmen hâlâ toplumun merkezinde. Ama şehirlerde öğretmenlerin giderek daha fazla korumasız hale geldiğini görmek zor değil.
Bir başka gerçek de şu: Toplumdaki şiddet dili okullara da yansıyor.
Trafikte gördüğümüz öfke, televizyon ekranlarındaki sert dil, sosyal medyadaki linç kültürü… Bütün bunlar bir şekilde okula da sirayet ediyor.
Ve çoğu zaman sistemin en savunmasız halkası olan öğretmen hedef haline geliyor.
Aybüke öğretmenden bu yana bir avuç isim — Necmettin, Ayşenur ve daha niceleri — ana haber bültenine bir iki gün konu oldu, sonra herkes hayatına devam etti. Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Bu unutkanlık, bizi de sessiz birer suç ortağına dönüştürüyor.
Okullar Gerçekten Güvenli mi?
Bugün okul güvenliği denildiğinde akla genellikle aynı şeyler geliyor: kamera sistemleri, turnikeler, yüksek duvarlar ve güvenlik görevlileri.
Elbette bunlar önemli. Ancak tek başına yeterli değil.
Çünkü okul güvenliği yalnızca kapıya turnike koymakla ya da güvenlik görevlisi bulundurmakla sağlanabilecek bir şey değil.
Birçok araştırma, fiziksel güvenlik önlemlerinin okul içindeki sosyal ve psikolojik riskleri önlemede sınırlı kaldığını gösteriyor.
Gerçek güvenlik, okulun ikliminde başlar.
Öğrencinin kendini değerli hissettiği, öğretmenin kurumsal olarak desteklendiği, velinin eğitim sürecine sağlıklı biçimde dâhil olduğu bir okulda şiddet zaten kök salamaz.
Ama öğretmen yalnız bırakıldığında, sorunlar büyümeye başlar.
Dünya Bu Sorunu Nasıl Ele Alıyor?
Dünyada okul güvenliği konusunda farklı yaklaşımlar var.
Amerika Birleşik Devletleri’nde birçok okulda metal dedektörler, güvenlik polisleri ve sıkı güvenlik sistemleri uygulanıyor. Ancak zamanla bu modelin eleştirildiğini görüyoruz. Çünkü okulların aşırı güvenlik önlemleriyle donatılması bazen öğrencilerin kendilerini güvende hissetmesini sağlamıyor; aksine okulları birer “hapishane” ortamına dönüştürebiliyor.
Bir stratejik planlama sürecinde öğrenci ve öğretmenlerle yürüttüğüm SWOT analizi çalışmasında, öğrenciler ve öğretmenler tarafından okulla ilişkilendirilen metaforlar arasında “hapishane” sözcüğünün sıklıkla dile getirilmesi dikkatimi çekmişti.
Bu durum bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Sorun yalnızca Amerika’daki güvenlik politikalarıyla sınırlı değil. Ülkemizde de okul paydaşlarının kayda değer bir kısmı, okulları kendilerini mutlu ve güvende hissettikleri yerler olarak görmüyor.
Avrupa ve İskandinav ülkelerinde ise daha farklı bir yaklaşım var.
Bu ülkelerde güvenlik yalnızca fiziksel önlemlerle değil, güçlü bir okul kültürüyle sağlanıyor. Sosyal-duygusal öğrenme programları, erken psikolojik destek sistemleri ve güçlü okul-aile iş birliği güvenliğin temel unsurları olarak görülüyor.
Yani güvenlik yalnızca kapıyı kilitlemekle değil, okulun içindeki ilişkileri güçlendirmekle sağlanıyor.
Ne Yapılmalı?
Fatma Nur öğretmenin kaybı bize bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: öğretmenlerin korunması yalnızca bir meslek grubunun meselesi değil, toplumun geleceğine dair bir meseledir.
Öğretmene yönelik şiddetin kesin ve caydırıcı biçimde cezalandırılması gerekiyor. Öğretmenlik Meslek Kanunu bu konuda daha güçlü bir koruma sağlamalı.
Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli. Rehber öğretmenlerin sayısı artırılmalı, okul sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar sistemin bir parçası haline gelmeli.
Okul, aile ve toplum arasındaki bağ yeniden kurulmalı.
Ve belki de en önemlisi, toplum olarak öğretmenin değerini yeniden hatırlamamız gerekiyor.
Son Söz
Yarın sabah Eskişehir’de yine binlerce öğretmen okul kapısından içeri girecek.
Kimisi şehir merkezindeki bir liseye, kimisi bir ilkokula, kimisi de eşimin çalıştığı gibi bir köy okuluna…
Ama hepsi aynı amaçla girecek o kapıdan: Bir çocuğun hayatına dokunmak.
Bir toplumun öğretmenlerinden isteyebileceği en meşru ve en temel şey şu olmalı:
Sadece öğretmenlik yapmaları.
Hayatta kalma mücadelesi vermeleri değil.
Fatma Nur Çelik Öğretmen’in anısına…
Dr. Davut ATIŞ
17.03.2026
Yararlanılan ve İncelenebilecek Kaynaklar
Akan, D., & Zengin, M. (2019). Okul güvenlik ölçeğinin geliştirilmesi. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 18(70), 538-553.
Altınalana, A. (2024). Cumhuriyet döneminde şehit edilen öğretmenlerin ruhsal liderlik rolü üzerine bir değerlendirme. Uluslararası Liderlik Çalışmaları Dergisi: Kuram ve Uygulama, 7(2), 66-88. https://doi.org/10.52848/ijls.1494378
Astor, R. A., Meyer, H. A., Benbenishty, R., Marachi, R., & Rosemond, M. (2005). School safety interventions: Best practices and programs. Children & Schools, 27(1), 17-32.
Delice, O. E., & Arslan, M. M. (2018). Koruyucu güvenlik önlemlerine yönelik okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşleri. Çağdaş Yönetim Bilimleri Dergisi, 5(1), 54-71.
Emerce, A., Şahin, M. S., Telli, N., & Timur, Ş. (2022). Okul yöneticileri ve öğretmen algılarına göre okul güvenliği. Socrates Journal of Interdisciplinary Social Studies, 16, 26-50.
Kahraman, H., Köybaşı Şemin, F., & Uğurlu, C. T. (2019). Okul güvenliği: Türkiye'de basına yansıyanlar. Tarih Kültür ve Sanat Araştırmaları Dergisi, 8(1), 392-408. https://doi.org/10.7596/taksad.v8i1.1923
Kahveci, H., & Paksoy, A. F. (2019). Ulusal gazetelerin haber metinlerinde öğretmen temsili. Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 21(3), 56-74. https://doi.org/10.17556/erziefd.469309
Mayer, M. J., Nickerson, A. B., & Jimerson, S. R. (2021). Preventing school violence and promoting school safety: Contemporary scholarship advancing science, practice, and policy. School Psychology Review, 50(2-3), 131-142. https://doi.org/10.1080/2372966X.2021.1949933
Özer, N., & Dönmez, B. (2013). Güvenlik kameraları ve okul güvenliği: Bir ölçek geliştirme çalışması. Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, 8(3), 437-448.
Tekin, U., & Kılıç, M. (2010). Gelişmiş ülkelerde ve Türkiye’de okullarda güvenli ortamın sağlanması. Uluslararası Risk Altındaki ve Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumu: 2, 111-129.
Yıldırım, İ., Akan, D., & Çiftçi, M. (2018). Ortaokul müdürlerine göre okul güvenliğine yönelik tehditler ve çözüm önerileri. Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 20(2), 135-156. https://doi.org/10.26468/trakyasobed.502187
Yıldız Akyol, E. (t.y.). Okul güvenliği ile ilgili yapılan çalışmaların incelemesi. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi PDR Anabilim Dalı.
Yılmaz, Ö. (2025). Okul güvenliğinin önemi ve güvenliğin sağlanması. Sosyal Gelişim Dergisi, 3(1), 24-31. https://doi.org/10.5281/zenodo.14894757