Şartlar değişince, insanlar da değişir... – A.Hamdi Tanpınar

Edebiyatımızın önemli isimlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın yukarıdaki sözünde bahsettiği gibi, insanların karşılaştığı durum ve koşullar, hayatı etkileyen önemli faktörlerin başında gelir. Tüm dünya ülkeleri, 2019 yılının Aralık ayından bu yana, büyük bir mücadele verdiği koronavirüs (COVID-19) salgını kapsamında yeni bir sürece giriyor. Hayatın birçok alanında ve birçok sektörde normalleşme çalışmaları başlıyor ve gün geçtikçe hızlanıyor. Mart ayından bu yana ülkemizde, koronavirüs’e yönelik gerekli tedbirleri uygulayarak salgını önleme yolunda önemli ve başarılı adımlar attı ve tüm dünya ülkeleri gibi hayatın her alanında normalleşme süreci çalışmalarını başarılı bir şekilde uygulamaya başladı. Ülkemizde normalleşme sürecine giren kavramların başında kültür ve sanat etkinlikleri ve bu etkinliklerin gerçekleştirildiği alanlar ve tesisler geliyor. Öyle ki bu kapsamda, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 23 Haziran 2020 tarihinde, “Kültür ve Sanat Tesislerinde Kontrollü Normalleşme Süreci” konu başlığı adı altında detaylı ve içeriği iyi oluşturulmuş bir genelge hazırlayıp yayınladı. Bu genelge, aynı zamanda konu ile ilgili tüm federasyonlara, derneklere, kurum ve kuruluşlara gönderildi.

Hazırlanan bu genelge kapsamında alınması gereken önlemler “Giriş, fuaye ve salonlar”, “Sanatçı ve personel”, “Temizlik ve bakım”, “İşletme/personel araçları” başlıkları altında belirlendi. Genelge bu başlıklar altında, bilgilendirme panoları ve işaretleri, ateş ölçümü, maske kullanımı, etkinlik bilet işlemleri, tesislerdeki kapasite ve oturma düzenleri, etkinlik içeriği, etkinlik planları, sosyal mesafe kuralları, kişiler ve tesisler için genel hijyen kuralları, yiyecek içecek sunum ve servisleri, kullanılan ekipman, alan ve cihazların temizliği ve çalışan personelin uyması gereken kurallar gibi birçok önemli maddeleri içeriyor. Hazırlanan bu detaylı genelge ile ilgili tüm kurum ve kuruluşlar, kendi hazırlıklarına başlayarak normalleşme sürecine adım attılar ve bu çalışmalarını ve yayınlanan genelgeyi kendi personellerine düzenledikleri çeşitli toplantı ve eğitimler ile anlattılar. Bu kapsamda sinemalar, tiyatrolar, konserler ve diğer kültürel ve sanatsal etkinlikler Temmuz ayı itibarıyla yeni kurallar ve şartlar doğrultusunda düzenlenmeye başlandı. Düzenlenen etkinliklerde, genelgede yayınlanan kurallara harfiyen uyulmaya özen gösterildi.

Diğer bir yandan bizler bu süreçte, kültür ve sanat etkinliklerinde yeni tarzlar, fikirler ve kavramlarla da tanışmaya başladık. Öyle ki, Haziran ayı sonlarında İstanbul Yenikapı'da bulunan Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi'nde ünlü sanatçı Kenan Doğulu’nun sahne aldığı Türkiye'nin ilk arabalı konseri yapıldı. Düzenlenen bu konser öncesinde ateş ölçümü, maske dağıtımı ve araçlara dezenfekte işlemleri uygulandı. Ayrıca, açık havada arabalı sinema etkinlikleri de düzenlenmeye başlandı. Bu doğrultuda, sinema ve bununla bağlantılı olarak dizi kavramlarından bahsederken, dijital platformların tüm dünyada oldukça hızlı büyümesini de göz ardı etmemek gerekiyor. Yeni kurallara ve normalleşme sürecine göre düzenlenen ilgi çekici tarzdaki bu yeni etkinlikler tüm dünya ülkelerinde de gerçekleştirilmeye başlandı. Başka bir deyişle, dünya değişiyor ve bu bağlamda kültür ve sanat etkinliklerinde yeni bir sürece giriyoruz. Tüm dünyada kültür ve sanat alanları üzerine çalışan ve bu konular ile bağlantılı olan kurum ve kuruluşlar, insanların bu yeni tarza nasıl uyum sağlayacağını ve adapte olacağını da büyük bir merakla takip ediyor.

Dünle beraber gitti cancağızım, Ne kadar söz varsa düne ait, Şimdi yeni şeyler söylemek lazım… – Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, geçmiş ile yaşanan gün arasında bir farkın olduğunu, bu farkı hissetmek gerektiğini, kişilerin geçmişe takılı kalmaması, yaşadığı güne odaklanması ve içinde bulunulan durum ve koşullara göre çalışılması gerektiğini bu sözüyle bize muhteşem bir şekilde anlatıyor. Esasında düşündüğümüz zaman, Mevlana’nın bu sözü, tüm dünyada kültür ve sanatta yaşanan normalleşme süreci içinde çok anlam taşıyor. Tüm dünya ülkeleri olarak, kültürel ve sanatsal etkinliklerde içinde dijitalleşmenin de yer aldığı yeni bir süreci yaşamaya başlıyoruz. Yazımda bahsettiğim gibi, kültürel ve sanatsal etkinliklerde dâhil olmak üzere hayatın birçok alanında geçmişteki durum, alışkanlık ve koşullara göre değil, bugüne ve içinde bulunduğumuz bu yeni sürece göre yaşamamız ve uyum sağlamamızın gerektiğini düşünüyorum.

Kültür, Sanat ve Turizm ile İlgili Yeni Yazılarda Görüşmek Dileğiyle…

İletişim:

E-mail: [email protected]

Twitter: YigitMumcu