Yönetmelik hekimlerin beklentisini karşılamadı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, “Beyaz reform” olarak nitelendirdiği sağlık çalışanlarının özlük haklarına yönelik Ek Ödeme Yönetmeliği, hekimlerin beklentisini karşılamadı. Tüm hekimleri kapsamaması ve performans ödemesi yerine teşvik sisteminin getirildiği yönetmeliğe dair hekimler, sağlıkta iş barışının önemine vurgu yapıp, tüm alanlarda iyileştirme taleplerini yineledi.

Sağlık 26.08.2022, 15:52 27.08.2022, 11:34
Yönetmelik hekimlerin beklentisini karşılamadı
banner11

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medyadan duyurduğu ek ödeme yönetmeliğinin yakınları sürüyor. Kafalarda soru işaretleri bırakan yönetmeliğe dair ise Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Muharrem Şenel ve Eskişehir Aile Hekimleri Derneği Başkanı Kazım Tırpan eskişehir.net’e değerlendirmelerde bulundu. Şenel ve Tırpan, “eşit işe eşit ücret” istediklerini vurguladı.

Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Başkanı Muharrem Şenel, Ek Ödeme Yönetmeliğine ilişkin değerlendirmesinde, “Sağlık Bakanlığı ek ödeme yönetmeliğini büyük bir müjde gibi duyurdu. Arkasından ise müjdeyi geliştirip ‘beyaz reform’ diye açıkladı. Öncelikle bu Ek Ödeme Yönetmeliği sadece kamu hastanelerini kapsıyor. Üniversiteleri, aile hekimlerini, kurum hekimlerini örneğin belediye hekimlerini, iş yeri hekimlerini, emeklileri ve intörn hekimleri kapsamıyor. Yönetmelik sadece devlet hastaneleri, şehir hastaneleri ve devlet eğitim hastanelerini (ihtisas veren eğitim hastaneleri) kapsıyor. Çok daha anlaşılır olsun, Eskişehir-Bilecik Tabip Odası’nda 7 kişiyiz. Bu 7 kişiden sadece Şehir Hastanesi’nde Acil hekimi olan arkadaşımızı kısmi olarak kapsıyor. Ek yönetmelikten sadece bir kişi kısmen faydalanabiliyor” ifadelerini kullandı.

Yarım atılmış bir adım

Ek ödeme yönetmeliğinin sadece bir kısım hekimleri kapsadığını, hiç yoktan iyileştirmelerin yapılmasının sevindirici olduğunu belirten Şenel, “Bu yönetmelik, yurtdışına hekim göçüne önlem, sağlıkta şiddetten ve iş yükünden yıpranan hekimler ve emekliliği gelmeden mesleğinden kopan hekimlerimiz adına atılmış bir adım. Ama yarım bir adım” dedi.

Performans ödemesinin yerine teşvik sisteminin getirildiğini söyleyen Şenel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İçeriğine baktığımızda performans ve teşvik sistemi aynı kapıya çıkıyor. İsim değişikliği yaparak demagoji yapıyorlar. İyi bir reform yapmışlar gibi gösteriyorlar. Toplum tarafından böyle bir anlam çıkarılmasını istiyorlar. Özellikle teşvik uygulamasıyla ile eline ne geçeğini ne yazık ki bilmiyor. Bu yönetmelikte hekimler lehine çok değişen bir şey yok.”

Uygun olmayan noktalar var

Değişmeyen uygulamalardan bahseden Şenel, “12 gün üzeri yıllık izinleri çalışılmamış gün olarak kabul ediyorlar. Kanunlardan doğan, memurların hakkı olan yıllık iznini kullandı diye cezalandırıyorsunuz. Yıllık izinler çalışılmış gün gibi kabul edilmeli. Çünkü hekimlerimiz yıllık izinler dışında olağanüstü, insanüstü bir gayretle çalışıyorlar. Bu kadar hasta yükünün altından kalkmaya çalışıyorlar. Ayrıca Hizmet Alanı Kadro Unvan Katsayısı (HAKUK) var. Burada çeşitli mesleklere göre, artık kim belirlediyse bunu, ‘şu veya bu meslek daha ağırdır, bu uzmanlık dalı daha ağır veya hafiftir’ diye birileri kafalarına göre belirlemiş ve puanlama yapmışlar. Bu puanlamayı bir çarpan olarak kullanıyorlar. Böylelikle bir hekim diğerlerinden 2 kat bir yerlerden ücret alıyor. Bu uygulama devam ediyor. Personel Dağılım Cetveli (PDC) devam ediyor. Bu da bizim için uygun değil” değerlendirmesini yaptı.

Teşvik sistemi hekim ve hasta açısından sakıncalı

Ek Ödeme Yönetmeliğindeki ücretlere değinen Şenel, “İki ücret var, bunlar temel ücret ve teşvik ücreti. Teşvik ücreti tamamen performansa dayalı. Kişi ne kadar ameliyat yaparsa, hasta bakarsa, yurtdışı hasta bakarsa ya da sakıncalı bir duruma bakarsa teşvik ona daha çok veriliyor. Hekim nöbet ertesi çalışmaya devam ederse yaptığı işleri iki ile çarpıyorlar. Bu köle gibi kişiyi çalıştırmak demek. Bu yorgunlukla kişinin hata yapma olasılığı artar, tükenmişlik sendromuna yakalanabilir. Hekim ve hasta açısından böyle bir teşvik olmaz. Bunu reddediyoruz. Temel ücret ise ikiye ayrılıyor. Bir sabit ödeme diğeri ise taban ödeme. Sabit ek ödeme önceden hastaneler veriyordu şimdi devlet vermiş olacak. Bir de taban ücret vermiş olacak. Taban ücret ise uzmanlıklara göre yapılmış olan puanlama. Bu katsayılara göre en yüksel devlet memuru maaşıyla çarpılıp verilecek taban ücret. Bu ikisi temel ücret oluyor ve maaşla birlikte veriliyor. Gerçekten bir iyileştirme bu. Hekimlerin garanti eline geçecek ücret açısından. Herkesin bütün özel hastanelerin, iş yeri hekimlerinin buna orantılı maaşlarının düzenlenmesi gerekir” diye konuştu.

Aile hekimlerinin durumu
Eskişehir Aile Hekimleri Derneği Başkanı Uzm. Dr. Kazım Tırpan da “Ek Ödeme Yönetmeliği doğrudan aile hekimleri ile ilgili değil. Bakanlığın daha çok döner sermayeli kurumları için geçerli. Bu yönetmeliğin çıkması özellikle hekim sendikacılığı ve il aile hekimleri dernekleri ve aile hekimleri dernekleri federasyonunun desteklemesi ile oldu. Aile hekimleri genel hekim hakları ve sağlık sisteminin sorunları üzerinden yürüttükleri çalışmalarla bunun bir paydaşı oldular. Bu çalışmalar sağlıkta şiddet, malpraktis (Bir meslek mensubunun, mesleğini uyguladığı esnada ortaya çıkan hatalı hareketler) yasası ve hekimlerin özlük hakları üzerinden yürütüldü” değerlendirmesinde bulundu.

Sözleşme yönetmeliğimizin düzenlenmesini istiyoruz

Emekliliğe doğrudan yansıyan prim ve toplam gelirin yüzde 20-25’ini geçmeyen bir performans katsayısı istediklerini ifade eden Tırpan, şöyle devam etti:

“Temel beklentimiz sözleşme yönetmeliğimizin bize danışılarak düzenlenmesidir. Anayasa Mahkemesi bu yönetmeliğin önemli bir ayağını iptal etti. Aynı zamanda hekim maaşlarının kamuoyunda tartışılmasını çok sağlıklı bulmuyorum. Bakanlık hemen listeler yayınlıyor ve tavan değerleri herkes alıyormuş gibi gösteriyor. Beklentimiz genel olarak hekimler için emekliliğe doğrudan yansıyan yani prim kesilebilen yeterli bir maaş. Bunun üzerine toplam gelirin yüzde 20-25’ini aşmayacak bir performans katsayısı. Çok karmaşık hesaplarla kafa karışıklığı değil. Ayrıca sağlık bir ekip işidir. Bu tür uygulamalarda iş barışı için tüm alanlarda iyileştirmeler yapılmalıdır. Bakıyorsunuz hastanelere bir iyileştirme yapılıyor, aile hekimlerine, üniversitede asistanlara ya da temel bilim uzmanlıklarına yapılmıyor. Hekimlere bir iyileştirme yapılıyor, diğer sağlık personeline yapılmıyor. En kötüsü bakanlık kimseye danışmıyor.”

İhtar puanına bir teşvik uygulamasını kabul etmiyoruz

Aile hekimlerine yönelik performans teşvik sistemini de yorumlayan Tırpan, “İhtar puanı almama koşulu eklemişler. Bu kabul edilebilir değil. İhtar sistemi tartışmaya açık zaten. Aile hekimlerine verilecek olan performans teşviki, Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği ihtar puanlarına bağlanmıştır. İhtar puanları mevcut haliyle meşruluğunu ve hukukiliğini yitirmişken buna bağlı bir teşvik uygulamasını kabul etmiyoruz. Verilecek teşvik herkese eşit uygulanmalıdır” dedi.

Yorumlar (0)
3
sisli

Gelişmelerden Haberdar Olun

@