Üniversitenin her fakültesinde bu proje uygulanmalı

1993 yılında kurulan Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü ülkemizin bu alandaki tek ve öncü kurumlarından. 1994 yılından itibaren de enstitüde bilimsel çalışmalarda bulunan Doç. Dr. Ayten Düzkantar, üniversitenin bütün fakültelerinde duyarlılığı artıracak projesinden çocuk istismarına, mahremiyet eğitimlerinden cinsel gelişim alanına kadar bilgilerini paylaştı.

Eskişehir 12.09.2020, 11:28
Üniversitenin her fakültesinde bu proje uygulanmalı

1993 yılında kurulan Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü ülkemizin bu alandaki tek ve öncü kurumlarından. 1994 yılından itibaren de enstitüde bilimsel çalışmalarda bulunan Doç. Dr. Ayten Düzkantar, üniversitenin bütün fakültelerinde duyarlılığı artıracak projesinden çocuk istismarına, mahremiyet eğitimlerinden cinsel gelişim alanına kadar bilgilerini paylaştı.

Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü’nden Doç. Dr. Ayten Düzkantar, engelli bireylere yönelik geliştirdiği projesinden ve çocuk gelişimi açısından önem arz eden önemli konulara değindi. Eğer farkındalık çalışmaları kapsamında proje hayata geçerse engelli bireyler için yeni bir umut doğabilir. Söz Doç. Dr. Ayten Düzkantar’da…

UYGULAMA ÇALIŞMALARI DAHA FAZLA

Doç. Dr. Ayten Düzkantar, uygulama çalışmalarının ağırlık kazandığını bahsederek enstitünün içeriğini anlattı. “Engelliler Araştırma Enstitüsü’nde hangi alanda uzmanlaşmak istiyorsanız o grupta öğrenci bulabiliyorsunuz. ‘Engelliler Entegre Uygulama Birimi’miz var. Down Sendromlu, Otistik ve Zihinsel Engelli çocuklarımız var. Uygulama birimi olduğu için öğrencilerimiz aynı zamanda denek de oluyor. Yeni denediğimiz şey eğer etkiliyse hem yayına dönüşüyor hem de alanda çalışan öğretmen arkadaşlara duyuruyoruz. Seminerler veriyoruz, makalesini yayımlıyoruz… Dolayısıyla burası güzel bir yer. Öğrenciden çok uygulamaya yönelik. Genel itibariyle; engellilere yönelik politikalar, görüşler yaratma ve tutum değişikliği çalışması var.”

Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü

BÜTÜN FAKÜLTELERDE ÖZEL EĞİTİM DERSİ OLMALI

Düzkantar, eğer girişimde bulunulursa engelli bireylere fayda sağlayacak projesinden bahsetti. Düzkantar, “Buna göre üniversitenin her fakültesinde özel eğitim dersleri verilmeli. Anadolu Üniversitesi’nin bütün bölümlerinde neden seçmeli özel eğitim dersi yok? Engellilere yönelik mimari bakış açısı, engellilere yönelik hukuk düzenlemeleri, engellilere yönelik haber dili… Niçin olmasın? Örneğin; bir mimar ev yaparken o eve girecek bir engelli veya hane halkından birisinin engelli olma durumuna göre bir giriş kapısı uyarlasa mesela… Ya da tasarımını ona göre yapsa… Böyle bir fikrim var ve bütün fakültelerde bunu istiyorum. Önerdim maalesef öneri aşamasında kaldı.”

MAHREMİYET EĞİTİMİ DE VERİYORUM

Mahremiyet Eğitimi konusuna ayrıca önem veren Düzkantar, açıklama bağlamında çocuk istismarına da dikkat çekti. “Daha önceden Odunpazarı Belediyesi Kent Konseyi’nde Kadın Meclisi’nin eğitim birimiyle iş birliği yaptık. Eskişehir’de 11 mahallede açılan dikiş ve sanat atölyelerinde kadınlara ve engelli çocuklara yönelik seminerler verdik. Son dönemde yine Odunpazarı Belediyesi’nin sitesinde yayınlanmak üzere “Mahremiyet Eğitimi” videoları çekiyorum. Fırsat buldukça çekmeye devam ediyorum. Mahremiyet eğitimiyle cinsel eğitimin yaşam boyu sürdüğünü söylüyoruz. 0-5 yaş arası döneme “Mahremiyet Eğitimi” diyoruz. Kişinin kendisini algıladığı, birey olarak kabul ettiği, dokunulmazlığını ilan ettiği ve karşısındakinin de dokunulmaz olduğunu anladığı dönem eğitimi…  Bu dönem eğitimi, ileride çocuğa yönelik istismarı engelleyecek altyapıyı sağlıyor. Ebeveynler online olarak Mahremiyet Eğitimini ve nasıl verileceğini öğrenebilirler. Mahremiyet Eğitiminin içerisinde “Duygusal Gelişimin Desteklenmesi ve Vicdan Gelişimi” var.”

CİNSEL GELİŞİM ALANLARI BİLİNMİYOR

Cinsel gelişim alanı dahilinde gerekli bilgiye sahip olunmadığını altını çizen Düzkantar, “Çocuğunuzun beşinci gelişim alanı cinsel gelişim alanı dediğimde bile: “Öyle bir gelişim alanı mı varmış?” deniliyor. Bunu uzmanlar da söylüyor. Çünkü alan yazınımızda beşinci gelişim alanı “Özbakım Becerileri” diye girilmiş. Belki de cinsellik lafını ağzımıza alamadığımız veya çekindiğimiz için… Hâlbuki; Bilişsel Gelişim Alanı, Sosyal Gelişim Alanı, Fiziksel Gelişim Alanı, Duygusal Gelişim Alanı ve beşincisi de Cinsel Gelişim Alanıdır. Cinselliğimiz de doğduğumuz günden ölünceye kadar yaşamımızı etkileyen beş özelliğimizden birisi… Bu bağlamda eğitim vermediğimizde de büyük bir boşluk yaratmış oluyoruz. Dolayısıyla tacizden korunma eğitimi için cinsel eğitim şart. Bunun da ilk basamağı Mahremiyet Eğitimi… Bu bağlamda da sürekli olarak online eğitimler yapıyorum. ‘Cinsel Eğitim ve Tacizden Korunma Eğitimi’ni 30-35 yıldır anlatıyorum. Başlangıçta hiç hoş karşılanmadı. Fakat Mahremiyet Eğitimi bunun birinci basamağı dediğim günden itibaren kabul görüyor. Örneğin; Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğü’ne Mahremiyet Eğitiminin başlatılması için kitap yazdık. Tabi daha çok özel gereksinimli çocuklar için altını çizerek anlatıyoruz. Çünkü cinsel istismara uğrama konusunda ilk hedef grup; özel gereksinimliler…” dedi.

Enstitüde sınıfların olduğu bölüm

Özel gereksinimli bireylerin eğitim gördüğü sınıflar

PEDİATRİK PSİKOLOGLARIMIZ ÇOK AZ

Pediatrik psikolojinin önemine dikkat çeken Doç. Dr. Ayten Düzkantar, “İstismar konusunda ise şuna değinmek istiyorum; çocuklar ile ilgili çalışmalarda pediatrik psikologlarımız çok az… Terapötik etkileşim yürüten, yani klinik çalışan psikolog sayımız da çok değil. Bazen aradığımız halde bulamıyoruz. Mesele Eskişehir’de yok. En önemlisi Mahremiyet Eğitiminin içerisinde; duygusal gelişimin desteklenmesi ve vicdan gelişiminin başlatılması var. Erken dönemde vicdanı filizlenmeye başlamış bir çocuğun bu vicdan muhakemesini kendi içerisinde kurduğunda; başka birinin tenine dokunmak ve ona zarar vermek asla yapamayacağı bir şey… Bu nedenle erken dönemde bu eğitim çok önemli.”

 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ FARKINDALIK YARATABİLİR

Doç. Dr. Ayten Düzkantar, özel eğitimi ilk başlatan üniversitelerden biri olan Anadolu Üniversitesi’nin fark yaratacağını da sözlerine ekledi. Düzkantar, “Özel eğitimi ilk başlatan üniversitelerden biri olan Anadolu Üniversitesi,  neden daha vizyon sahibi ve bir parça da misyon üstlenmiş hukukçular, iletişimciler ya da endüstriyel tasarımcılar yaratmasın? Diğer bölümlerdeki arkadaşlardan da eğer destek olan olursa hep birlikte yola çıkabiliriz. Böyle bir farkındalığı olan bir grup insanı yetiştirip piyasaya saldığımızda onlar gittikleri her yerde fark yaratacaklardır.”

Haber - Merve AKMAN

Yorumlar (0)
31°
parçalı bulutlu

Gelişmelerden Haberdar Olun

@